P i ş m a n l ı k!

Çoğu zaman yaşadıklarımın, ulaştıklarımın, ulaşamadıklarımın, gerçekleştirebildiklerimin, gerçekleştiremediklerimin, pişmanlıklarımın muhasebesini yaparım… 

Kendi adıma, kendim için ulaşabildiklerim bana yeter. Onun için ulaşabildiklerimi bana  nasip eden Allah’a  yeterince şükür edemediğimi düşünüyorum. 

Ulaşamadıklarıma sıra  gelince, neden ulaşamadığımın  nedenlerini kendimde  arıyorum, onun için kimseye kırgın değilim.  Biliyor ve kabul  ediyorum ki bu konuda  kusurun tamamı bana  ait… Bir yandan da  düşünüyorum, acaba  aynı yere  dönsek   farklı  davranabilir miydim ? Kendime  verdiğim  cevap hayır!  Bu  ahlak anlayışı ve bu kafa  yapısıyla  yine aynısını  yapardım oluyor… 

Kendi adıma, kendim için   gerçekleştirebildiğim o kadar  çok şey var ki, zaman zaman acaba  bu kadarını hak ettim mi diye de kendime soruyorum.  Toplum  adına, ülkem adına  gerçekleştirebildiğim olumlu ve  güzel bir çok hizmet var ama, gerçekleşmesini istediklerimin  yanında  çok azını gerçekleştirdiğimi görüyorum, gerçekleştirebildiklerim  için  övgü ya da teşekkür beklemiyorum  sadece mutluluk duyuyorum… 

Kendi adıma  gerçekleştiremediklerim için hiç kimsede  kusur aramıyorum.  Ya   çabam  yetersizdi, ya  da  düşünsel olarak yeterli olamadım ya  da  kaytardım anlayacağınız  kusur bende. Sığındığım bir yer var;  kısmet değilmiş. 

Toplum adına, ülkem adına gerçekleştirmek isteyip de gerçekleştiremediklerime  sıra  gelince, kusurun bir kısmını kendimde  buluyorum ama  önemli kısmını  toplumumuzdaki bireylerimizin  eğitim, kültür, inanç, anlayış  ve  kişisel çıkar beklentilerindeki çarpıklıklarda   buluyorum. 

Pişmanlıklarıma  sıra  gelince işte  burada  sıkıntı içerisindeyim. 

Paylaşabilecekken Paylaşamadıklarım, 

İnsanlığın gelişimi yolunda  daha  çok  hizmetler  verebilecek durumda iken  veremediklerim, 

Ülkem  için  daha çok işler yapabilecek  gücüm  varken yapmadıklarım, yapamadıklarım, 

Daha  çok araştırıcı, sorgulayıcı, çare  arayıcı olamadığım, 

Daha  çok hoş görülü  ve affedici olamadığım, 

Daha çok sabırlı olamadığım, 

Sevgi tohumlarını içimde  daha  çok  yeşertip dağıtamadığım, 

İnsanların yüzünü daha  çok  güldüremediğim, 

İnsanlar karşı daha  güler  yüzlü daha  sevecen olamadığım, 

Sevdiklerime  daha  çok zaman  ayıramadığım, 

Daha iyi bir eğitim, kültür, bilgi ve  birikim düzeyine  ulaşamadığım, 

Güzel sanatlarla özellikle müzikle ve  tiyatroyla olan ilişkimi ilerletemediğim ve bir müzik aletini yeterli seviyede  ustalıkla seslendiremediğim, 

Yetişmekte olan  neslin gelişimine  yeterli  destek sağlayamadığım, 

İyi derecede  bir yabancı dil  öğrenmediğim, 

Paylaşmak  yerine  içime  attığım  dertlerim, 

İlk bakışta  aklıma  gelen pişmanlıklarım bunlar, düşündükçe    mutlaka  yenileri de  ortaya  çıkacaktır. 

Bu düşüncelerimi biraz da;  Arkamızdan gelen  gençliğin; gelecekte  geride  bırakacakları yaşam sürecinde,  daha  az pişmanlık duyacakları bir duyarlılıkla  geleceğe  hazırlanmalarını     göz  önüne  alabilmeleri için  dile  getirdim. Umar ve dilerim ki yararlı olur… 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Raif Kandemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli'de ulaşımı pahalı buluyor musunuz?