Reklamı Kapat

Mimari rezaletler ülkesi!..

Öncelikle kalın çizgilerle altını çizmeliyim; hiçbir mesleği ve o mesleğin insanlarını karalamak düşüncesinde değilim. Her meslek saygındır. Ancak, he...

Öncelikle kalın çizgilerle altını çizmeliyim; hiçbir mesleği ve o mesleğin insanlarını karalamak düşüncesinde değilim.

Her meslek saygındır.

Ancak, her mesleğin “imalat hataları” olabilir!

Haber şöyle;

“Kahramanmaraş’ta, 1994 yılında yaptırılan 18 katlı “Özel İdare İş Merkezi” için yıkım kararı alındı!

“Dünyanın en saçma binası” olarak gösterilen bu devasa binanın yüzde 60’ı kullanılmıyor! Binanın ön cephesinin büyük bölümü boş ve direklerden oluşuyor!

·       Bu binanın mimari tasarımını KİM yaptı?

·       Bu bina için devletin bütçesinden yani “VATANDAŞIN VERGİLERİNDEN” ne kadar para harcandı?

·       Şimdi yıkım kararı alınmış; Yazık günah ve İSRAF değil mi?

·       Devleti yönetenler bu kadar SORUMSUZ olabilirler mi?

Başka bir örnek verelim;

Rize ve Giresun’da meydana gelen sel felaketinde insanlar yaşamlarını yitirdiler, vatandaşın ve ülkenin maddi varlıkları yok oldu.

Birileri, bu olayı “TAKDİR-İ İLAHİ” olarak nitelendirerek, doğaya karşı yapılan İHANETİ ve İMAR YANLIŞLARINI örtmeye çalıştı!

Akıl ve bilim diyor ki;

·       Dere yataklarında bina yapmayın.

·       Zemin etüdü yapmadan, özellikle heyelan alanlarında bina yaparsanız, bir şiddetli yağış halinde binanız da canınız da yok olabilir.

Deprem felaketlerinde yıkılan binaların ve yitirilen canların SORUMLULARI kimler?

Çürük zeminlere hem de çok katlı inşaat ruhsatı veren belediye yöneticileri değil mi?

“Nasıl olsa ruhsat verilmiş” diye o çürük zeminler üzerine mimari tasarım yapan ve inşa edenlerin günahları yok mu?

AKP iktidarı, kamuya ait hemen her şeyi özelleştirirken, TOKİ’yi neden elinde tuttu?

TOKİ, İstanbul’da park alanlarını bile söktürüp inşaat yaptı. TOKİ hakkında açılmış binlerce davanın hemen hepsinde vatandaş haklı, TOKİ haksız çıktı.

Akıl ve vicdanla bir düşünün; İSTANBUL’A İHANET edenler kimler?

Yapılan İmar değişiklikleriyle yerel ve merkezi iktidarlar, o binaların mimarları, mühendisleri ve inşaat şirketleri değil mi?

Tarihi SULTANAHMET CAMİİ’ni zebella gibi gölgeleyen, tarihi alanın tarihi dokusunun içine eden “16/9 Gökdelenleri” için KİMLER İmar onayı verdi?

Bu rezaleti iptal eden YARGI kararlarına rağmen, bu gökdelenler neden tıraşlanmadı?

Şimdi de, tarım alanlarını, köyleri yok ederek, kimi yerli ve yabancı uyanıklar tarafından ucuz yollu satın alınan mekanlardan “Kanal İstanbul” projesi geçecekmiş! Kanal çevresinde arazi kapatanlar kolay yoldan büyük zenginliklere kavuşacaklar ve o kanal bu ülkeye hiçbir maddi-manevi kazanım sağlamayacak! Üstelik, halkının büyük çoğunluğu işe, ekmeğe muhtaç olan bu ülke insanlarına yeni BORÇ YÜKLERİ getirecek!

“Çılgın projelerin” ve “mimari rezaletlerin” kurbanı olan bir ülkede yaşıyoruz. Ve her geçen yıl, başımızdaki belalar artıyor!

Biz ne zaman uyanacağız?

Ve başımıza bunca felaketleri taşıyan zihniyet ne zaman yok olacak?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?