Reklamı Kapat

Tecavüz gündemi…

Kartepe birkaç gündür tecavüz haberleriyle çalkalanıyor. Olay öylesine karışık ki, herkes görmek istediği şekliyle olayı farklı boyuta taşıyabiliyor. Algılar, olgunun çok ötesine taşınarak, olay bambaşka tarafa hızla sürüklenir hale geldi. Sağır sultanın bile duyduğu ama tam olarak ne olduğu bilinmeyen bu haberlerin perde arkasını araştırdığınızda taşlar yerine oturmaya başlıyor. Şimdi bu olayların perde arkasına bakmadan isterseniz olaya Didim’de yaşanan tecavüz hadisesiyle başlayalım. Bununla ne ilgisi var diye düşünebilirsiniz ama isterseniz olaylara kronolojik açıdan bir bakalım. Sonrasında yazdıklarım daha net olarak anlaşılacaktır.

Didim Belediye Başkanı ve beraberindeki bazı meclis üyelerinin iş istemek için kapısını çalan bir kadına uyuşturucu ve alkol içirdikten sonra tecavüz ettiği haberi gündeme bomba gibi düşmüştü. Mağdur olduğunu söyleyen kadının savcılığa verdiği ifadeler tam anlamıyla dehşet vericiydi. Ülke bu haberle çalkalanırken, birileri de bu haberi yok gibi göstermeye çalışıyordu. Kendisini teşhis etmek için getirilmesi gereken başkanın yerine fotoğrafının gösterilmesi de olayı bulandırıp unutturmanın bir parçasıydı. Belli ki bir akıl yine devreye girerek toplumu manipüle etmeye, olayı başka tarafa çekmeye başlamıştı. Daha önce benzer yaşanmış bir olay ısıtılıp, güncel bir olayla birleştirilerek toplumun algısı başka tarafa kaydırılacaktı. CHP’nin tecavüz haberleriyle sarsılması olayı unutturulup,başka bir siyasi parti ya da partiler zan altında bırakılarak günden değiştirilecekti.

Şimdi gelelim Kartepe’de siyasilerin de işin içinde olduğunu söyledikleri habere. Özellikle sosyal medyada oluşturulan algıya bakıldığında Ak Parti’de ilçe yöneticiliği yapan ya da bir kurumda görevde bulunan kişiler de bu toplu tecavüz olayının bir parçasıymış gibi bir hava oluşturuldu. İnsanların zan altında bırakılmaya çalışıldığı, toplumda infial yaratılan bu dedikoduyu iki başlıkta incelemekte fayda var. Öncelikle toplu tecavüz olayı dedikleri ve işin içinde siyasiler de var denilen haber, çok ama çok eski bir haber. Belki üç ya da dört sene önce yaşanmış bir olay. İşin içinde hiçbir siyasi partiden isim olmadığı gibi kurumlarda görevli tek bir kişi bile yok. Olaya karışanlar yaşları itibari ile genç sayılabilecek durumda insanlar. Cezaları da çok önceden kesilmiş durumda. Ağır ceza alan da var, mahkemesi devam eden de. Yani olay adli makamlara intikal etmiş ve ilgili cezai işlem uygulanmış ya da uygulanmakta. Diğer tecavüz olayında ise durum güncelliği ile basında yer alıyor. Kim ya da kimler bu olaya karıştıysa elbette hukuk adalet bunun kararını verecektir. Yıllar önce yaşanmış bir olayla, ya da içinde kimlerin olduğu belli olmayan bugünkü bir olayı harmanlayıp işin içine bir siyasi partiyi, ki dolaylı olarak ima yoluyla da olsa AK Parti’yisokmaya çalışmak bir üst aklın devreye girmesinden başka bir şey değil gibi görünüyor.

Peki toplumda böylesi infial yaratacak söylemlerle, olayları bu şekilde karıştırmanın kime ne faydası var? Biraz da buna değinmekte fayda var. İnsanlar CHP’li Didim Belediye Başkanı’nı değil, AK Partili Kartepe İlçe Yöneticilerini konuşmaya başlaması bu aklın ilk zaferi olacaktı. Engelli genç bir kıza Ak Parti’ye mensup kişilerce tecavüz edildiği algısı ile büyük bir infial yaratılmak istendi. Kısmen başarılı da olundu. Maalesef toplumumuz bu tür haberlere nedense balıklama atlayarak kulaktan kulağa işi bambaşka bir mecraya taşımaya çok hevesli. Artık Didim’deki olaylar değil, Kartepe’de ki olaylar iktidar partisi ile entegre edilip konuşulacaktı. Derin aklın bu hamlesiyle birlikte AK Parti içerisindeki güçler de olayın büyüdüğünde sonucunun ne olacağını hesap etmiştir. AK Parti Kartepe’de bu tür leke aldığında faturanın ilk olarak ilçe başkanına sonrasında il başkanına çıkacağı düşünülmüştür. Bu tür manipüle çalışmaların geçmişte FETÖ tarafından yapıldığına şahit olmuştuk. Her türlü haltı yiyip, başkalarının o haltı yediği algısını oluşturmada çok yetenekliydi bu örgüt mensupları hatırlarsınız. Şimdilerde yine bu taktiğe benzer yıpratmalar Kartepe özelinde yaşanıyor demek inanın abartı olmaz. Tecavüze uğrayan insanlara da, iftiraya uğrayanlara da bu yaşananlar çok büyük zarar veriyor. Bunu hesaba katmayanlara“Allah, hesabı pek çabuk görendir” ayetini vebu zihniyetteki kişilerin akıbetini hatırlatmakta fayda var…

Buradan açık bir çağrıda bulunmak istiyorum ve kurumları göreve davet ediyorum. Bu iddialar her ne ise araştırılıp gereği acilen yapılsın. Ve bu olayda dedikodu ile ilgisiz kişiler zan altında bırakılıyorsa da bu tip dedikoduları medya organlarına taşıyan kişilerde bir bir tespit edilsin ve halkta yaratılan bu infial duygusunun hesabı sorulsun.

Gezi olayları 17 - 25 Aralık soruşturmaları ve kumpas davaları gibi geçtiğimiz tecrübelerde medyanın yanlış yönlendirildiği ve bir çok masum insanın zan altında bırakılarak işlerine, ailelerine hatta canlarına mal olan zararlar verilmişti. Çünkü bunları düşünen mecralar maalesef medyayı da zaman zaman sahte belge, yalan istihbarat ve dedikodu ile kendi çıkarlarına alet etmiş ama iş çok sonradan anlaşılmıştı.

İnşallah yine aynı filmi seyretmiyoruzdur…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Altınkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli'de su fiyatını pahalı buluyor musunuz?