Reklamı Kapat

Bahçeli’nin gündeminde bu defa da “Anayasa Mahkemesi” var

Hani “Mürekkebi kurumadı” derler ya…

Daha önceki günkü yazımda sormuştum, “AKP mi, yoksa MHP mi iktidarda” diye.

Beni bu soruyu sormaya sevk eden de, her önemli konuyu MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gündeme taşımasıydı.

Örnekler de vermiştim…

*Cumhur İttifakı’nın adını koyan kim? MHP…

*Sosyal medyanın kapatılmasını isteyen kim? MHP…

*HDP’nin kapatılmasını isteyen kim? MHP…

*Af çıkarılmasını isteyen kim? MHP…

*Türk Tabipler Birliği’nin kapatılmasını isteyen kim? MHP…

*”İdam cezası getirilsin” diyen kim? MHP…

*İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e “Evine dön” deyip, ittifak çağırısı yapan kim? MHP…

*Barolara karşı ilk harekete geçen kim? MHP…

*2023 cumhurbaşkanlığı seçimi için, AKP’den önce “Adayımız Recep Tayyip Erdoğan’dır” diyen kim? MHP…

*Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ı “başarılarından dolayı” ilk tebrik eden kim? MHP…

Ve en son Mümtazer Türküne’nin tahliye olayını yazmıştım.

*FETÖ üyeliği suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezası alan ZAMAN Gazetesi yazarı Mümtazer Türküne için “Tekrar yargılanmalı” diyen ve Türküne’yi tahliye ettiren kim? MHP…

“MHP” derken de, elbette “Devlet Bahçeli”…

Çünkü MHP de, tıpkı AKP gibi “şahıs partisi”!

Bahçeli ne derse, o!

Bahçeli en son Anayasa Mahkemesi’ne el attı 

Dediğim gibi…

Türkiye’yi izleyenler, iktidarda bulunan parti konusunda şüphe içindeler.

AKP iktidarda gibi görünüyor, ama önemli konuları gündeme taşıyan ve karar alınmasını sağlayan MHP.

Devlet Bahçeli ne derse, o oluyor.

Bahçeli, en son Anayasa Mahkemesi’ne kafayı taktı.

“Baştan yapılandırılmalı” diye demeç verdi.

Anayasa Mahkemesi’nin “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine uygun hale getirilmesi” gerektiğini söyledi.

Açıklamasının bazı satırbaşları şöyle:

*Anayasa Mahkemesi’nin son zamanlarda verdiği kararlar sancılı ve sakattır.

*Hak ihlalleri adı altında, milli haklara ve adalet duygusuna telafisi imkânsız zararlar verilmektedir.

*Mahkeme’nin Anayasa’ya uygun karar vermesi beklenirken siyasi ve ideolojik saplantılara kapılması, millet vicdanında derin yaralar açmıştır.

*Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin devamını ve güçlenmesini mümkün kılacak reformların yapılması acil ihtiyaçtır.

*Anayasa Mahkemesi, tüm unsurlarıyla yeniden masaya yatırılmalıdır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ruhu bunu gerektirmektedir.   

Bahçeli’nin söylemek istediği gayet net!

Özetle demek istiyor ki Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hoşuna gitmeyecek kararlar almasın.

Başka ne demek istiyor?

Bütün yargı organları iktidara teslim oldu, Anayasa Mahkemesi de teslim olsun.

“Anayasa Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne uyumlu hale getirilmesi gerekir” ifadesinin başka bir anlamı olabilir mi?

Ne yapmak istiyorlar?

Yapmak istedikleri son derece net!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni “çağdaş devlet” yapısından ve ülkemizi demokrasiden tamamen uzaklaştırmak istiyorlar.

Aslında uzaklaştırdılar da, yapmak istedikleri adını resmen koymak.

“Anayasa Mahkemesi’ni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile uyumlu hale getirmek” ne demek?

Bir AYM kalmıştı, onu da “yürütmenin emrine” vermek demek.

Son kalenin de düşmesi demek…

Eee, nerede kaldı “kuvvetler ayrılığı” ilkesi?

Çağdaş demokrasilerin temeli, “kuvvetler ayrılığına” dayanır.

“Yasama”, “yürütme” ve “yargı” organlarının birbirinden bağımsız olmaları, ama birbirlerini dengelemeleri ve denetlemeleri esastır.

Gücü tek elde toplarsan, kontrol edemezsin.

Kontrol edilemeyen güç de güç değildir.

Kontrol edilemeyen güç tarafından yönetilen ülkelerdeki rejime, “demokrasi” denmez.

Bütün ülkelerde “iktidar” vardır, ancak sadece demokratik ülkelerde “muhalefet” bulunur.

Türkiye, ne yazık ki “kuvvetler ayrılığı” ve “muhalefet”i bulunmayan bir rejime doğru hızla savrulmak isteniyor.

Bu konuda bugüne kadar pek çok “işaret fişeği” atıldı, son işaret fişeğini atan da Devlet Bahçeli oldu.

 “Ekonomik paket” ve “kınama”…

İki şeyi çok iyi yapıyoruz.

Ekonomik paket açıklamayı ve kınamayı…

Bu iki konuda dünyada üstümüze yok!

Eğer “ekonomik paket” açıklamakla kalkınma sağlanacak olsaydı, Türkiye bugün “dünyanın en kalkınmış ülkesi” olurdu.

Eğer “kınama” ile iç ve dış sorunlar çözülecek olsaydı, Türkiye bugün “dünyanın en sorunsuz ülkesi” olurdu.

Bilmem, yanılıyor muyum?

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs (Covid-19) aşısı çıktığında, aşı olacak mısınız?