Reklamı Kapat

O “son ekmeğini” de yedi gitti, ama biz ders almasını bilemedik

Neşet Ertaş…


Türkü Baba…
Bozkırın Tezenesi…
Bir Kırşehir Abdal’ı…
Sarı Saltuk’un, Baba İshak’ın günümüzdeki temsilcisi…
Bağlama sihirbazı…
Anadolu’nun içli sesi…
Bir “tevazu efendisi”…
Çağımızın Dadaloğlusu, Köroğlusu, Pir Sultanı…
O bir “garip bülbül”…
Garip geldi, garip gitti.
0’nu hep dinledik de…
“Öğretileri”ne hiç kulak vermedik.
Hep kulak arkası ettik…
İşimize gelmedi.

Ders almadık.

8 yıl oldu bu dünyadan göçeli.

25 Eylül 2012’de…

Ne demişti ömrünün son yıllarında?

“Namerde muhtaç olmayacak ve ömrünü tamamlayacak şekilde bir ekmek parası lazım. Bunun fazlası, fazladır. İnsan, tam ömre göre ölçmeli onu. Bugün son ekmeğini yiyip ölmeli, artan bir şey kalmamalı. Eğer ben öldüğümde bir çuval unum kalmışsa, ben suç işledim demektir…”
Ve “Büyük Usta”…
“Garip Bülbül”…
Son ekmeğini de yedi, gitti.

Onun yukarıdaki sözleri; açgözlülere, servetine servet katmak için birbirini yiyenlere, yetim hakkına el uzatanlara, devlet malını talan edenlere ne yazık ki ders olamadı.

Abartıdan ve şatafattan uzak bir hayat


Neşet Ertaş, Folklor Edebiyat Dergisi Yayın Yönetmeni Metin Turan’ın ifadesiyle, “kendi pınarından beslenen, kendi göletini oluşturan ve kendi denizine akan bir geleneğin sürdürücüsü” idi.
Babası Muharrem Ertaş’tan aldığı “ruhla” beslenmişti.
Kendine özgü, özel ve ayırt edici bir yaşam biçimi vardı.
Abartıdan, şatafattan uzaktı.
Kırıldı, ama kırmadı…
Örselendi, ama örselemedi…
Bektaşi Kültürü ile beslendi.
“Bütün cümle yaratığa” sevgi ve saygı duydu.
Dilinden, gönlünden düşürmediği “yar aşkı” ve “hak aşkı” idi.
İnsanı, hep “kutsallık” mertebesinde tuttu.
“Arayan mevlasın bulurmuş derler/ Arayıp kendini bulmakta insan” diyerek, bu felsefesini ne güzel anlatır.

Kibirlenenlerden tiksinirdi

Neşet Ertaş kendini “eşitlik fikri”ne atamıştı.
Sosyalist filan değildi, ama yaşamı sosyalizm felsefesinin ta kendisiydi.
Kibirlenenlerden tiksinirdi.
Böbürlenenlere ders verirdi.
Ayrımcılık yapanlardan uzaklaşırdı.
Ona göre…
Gerçek zenginlik, “gönül zenginliği”…
Gerçek yoksulluk ise, “gönül yoksulluğu” idi.
Yaşamı yoksullukla, gurbet ve ayrılıklarla doluydu.
Yaşam biçimi, O’nu pişirmiş, Neşet Ertaş yapmıştı.
Yaşam felsefesini, “Dünya cennettir insana, eşit olsun sana bana” sözleriyle özetlemek mümkün.
Öylesine “eşitlikçi” idi ki…
“Devlet sanatçısı” yapılmak istendiğinde karşı çıkmış, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in teklifini reddetmişti.
“Hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor” demişti.
Ve devam etmişti: ”Halkın sanatçısı olarak kalırsam, benim için büyük mutluluk olur bu!”
“Efendim” siz başlayan tek cümle kurmazdı.
Elini öpmeye kalkanların, elini öperdi…
Delikanlılık duruşunu, “Delikanlı” başlıklı o türküsünde ne güzel anlatmıştı.
“Tepeden bakarak konuşma boşa
Dengesiz sevgiler gider mi hoşa
Engin ol, aslanın gönlünü okşa
Eğer yaralıysa sar delikanlı…”

Neşet Ertaş, “erdemli” yaşadı.

Kaderi saz çalmaktı, kaderinin hakkını fazlasıyla verdi.
Babadan gelen bir erdem…
Babadan kalan bir kaderdi bu.
Babası, ustası Muharrem Ertaş’ı şöyle tarif ederdi:
“Babam hiçbir türküsüne sahip çıkmamıştır. Halk adına söylemiştir. Yani hiçbir şeye bu benim dememiştir babam…”

Garip Anadolu’nun garip bir ozanıydı o

O bozkırın mücevheriydi.

O sazın ve sözün en büyük ustasıydı.

Bağlamayı çalarken Anadolu insanının bağrına bağrına vururdu o.

O gurbetti, uçsuz bucaksız bozkırdı…

Kendi demesiyle 13 -14 yaşına kadar hem kerem olmuştur, hem abdal.

Doğuştan âşıktır… ‘’Alaacaan başını, gideceeen benim gibi, bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm gibi…’’

Bir TV canlı canlı yayınında, "Hepimiz gardaşız aslında, ayıran kendini ayırır" diyen kişidir o.

Âşık Mahzuni Şerif kendisine şiir yazmıştır. Mahzuni Şerif vefat ettikten sonra halefi tek o kalmıştı. Abdal geleneğinin son temsilcisiydi o...

Dünya çapında bir sanatçıyken bile TRT’nin siyah beyaz ekranlarında hala ‘'Kırşehirli Mahalli Sanatçı’sı” payesindeydi o.

Ömrünün son 10-15 yılı hariç hep geçim sıkıntısı içinde yaşadı.

Telif hakları ödenmedi, eserleri talan edildi. 

Eserlerinde ismini bile geçirmeyen, eserlerinde sadece ‘’Garip’’ mahlasını kullanan garip Anadolu’nun garip bir ozanıdır o…

Yaşarken de bugün de; kıymeti, değeri, asaleti hiç bilinmeyen bir ozanımızdı o…

Hiçbir eserinde ismini geçirmemişti. 

Hani olur ya; "Neşet der ki" der insan değil mi?

Ama o dememişti işte.                      

Halkına söylemiş her sözünü, onlara bırakmış kelamlarını…

"Hiçbir türkümün içinde Neşet veya Ertaş adını duydunuz mu?

Çünkü onlar halka ait, ben de halkın sanatçısıyım..." derdi usta.

Bugün Neşet Ertaş’a her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var

Sevgili okurlarım, ortalığı görüyorsunuz.

Bir kibirlik, bir hoyratlık, bir kalitesizlik, bir niteliksizlik, bir saygısızlık, bir hırs, bir servet peşinde koşma, bir itibar hevesi, bir gösteriş, bir din ticareti, bir itibar hevesi, bir afra tafra, bir dünyayı ben yarattım havaları, bir güce tapma…

Tavan yaptı, iş çığırından çıktı.

Herkes herkese höt höt!

Kimse haddini bilmiyor.

Sapla saman iyice birbirine karıştı.

Böyle bir ortamda Neşet Ertaş’tan öğreneceğimiz çok şey var.

Sağlığında değerini bilemedik.

Ölümünden buyana geçen 8 yılı da boş geçirdik.

Hiç olmazsa bundan sonra…

Hem türkülerini dinleyelim, hem de öğretilerine kulak verelim.

Geldiğimiz noktada Türkiye’nin Neşet Ertaş’a çok ihtiyacı var.

İyi pazarlar!

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ahmet Turan - Mübalasız Neşet ertaş halkında yazılmış en güzel yazı tebrikler Tanzer bey

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Ekim 10:36


Anket Koronavirüs (Covid-19) aşısı çıktığında, aşı olacak mısınız?