Devlet kimlerden oluşur?

Kızderbent Mahallesi’nde taş ocağının yapımına halk olarak karşı çıkarken, halkın istememesine rağmen yapımını destekleyenlerin en önemli savunma sözleri şu oldu; “ Devlet isterse yapar.”

            İddia ediyorum bu basit savunmayı yapanların bir tanesi bile devlet kavramının ne olduğunu bilmiyor.

            Burada uzun uzadıya Platon’un kitabındaki tarifinden, renkli, afili sözlerle devlet tarifi yapmayacağım. Kısa ve öz; Devlet toprak bütünlüğü sınırlarla çizilmiş adına vatan dediğimiz topraklarda oturan, 7’den 70’e her birey devleti oluşturur.

            Çoluk çocuk, işçi, işsiz, memur, emekli aklınıza gelen herkes devleti oluşturur.

            Devletin işleyişini sağlayan kurumlar vardır. Devletin kurumlarını halkın seçtiği siyasetçiler halk adına yönetirken, kurumlardaki işleyişi de halktan atanan kadrolar yine halk adına, halkın yaşayışını, refahını sağlayacak şekilde yürütürler.

            Kısaca Devleti hepimiz oluşturuyoruz.

            Devleti yönetenler halkın tamamını kucaklayacak tarzda eşit ve doğru yönetmek zorundadır. Bunun aksini hiç kimse söyleyemez. Bu içimize çektiğimiz hava kadar nettir.

Kısaca Kızderbent mahallesine taş ocağı yapımını isteyen Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve DSİ Bölge müdürlüğü halk adına işi yapan görevlilerden oluşur. Eğer yönetirken halkın yararı gözetilmiyorsa, yanlış yapılıyorsa halkın itiraz etme hakkı bulunmaktadır.

            Çünkü taş ocağı yapılacak yerde bir halk yaşıyor ve halkın yaşadığı bölgeyi korumak, kollamak en doğal hakkı. Bu hakkı yöre halkının yaşadığı yerdeki ve halkın seçtiği Muhtar, Belediye Başkanı ile devletin atadığı Mülki Amir ve diğer görevliler korumak zorundadırlar.

            Ve devlet kurumlarının yapmak istediği her ne konu olursa olsun halkın hak ve hukukuna uygun şekilde düzenlenmek zorundadır. Eğer düzeltilmiyorsa, halka sormadan yapmaya çalışıyorlarsa bir çıkar var demektir. Sayın muhtarımız 3000’e yakın imza topladı ve bunu yetkililere teslim etti.  

            Birkaç kişinin çıkarı halktan daha güçlü olamaz. Halkın çıkarı üzerinde bir güç, hiç bir şekilde kabul edilemez.

            Unutulmamalıdır ki! Devlet görevlileri bir iki kişinin ya da gücün yanında yer alamayacakları gibi halkın yanında olmak kanunla belirlenmiş görevleridir. Çünkü emeklerinin karşılığı maaşı bu halktan almaktadırlar.

            Geçen cumartesi günü bölgemizdeki birçok motor gezgini hem doğanın yok olmamasının önemini hissettirmek hem de kasaptan etini, bakkaldan peynirini, içeceği suyunu, ekmeğini almak için Kızderbent köyüne uğrayıp sonunda da meşhur Çınar altında da çaylarını içmek için gelmek istediler.

Ayrıca müsait yer varsa İznik yerine Kızderbent’te bir gece konaklayacaklardı. Konaklamayı Aralık ayına kadar yasaklamalar geldiği için yanlış da anlaşılmamak adına önceden iptal ettiler. Sadece alışveriş yapıp geçeceklerdi.

Bunu öğrenen aklı evvel bir ya da iki kişi alelacele “Kızderbent’te eylem var” diyerek Jandarma’ya ihbarda bulundular. Doğal olarak kolluk kuvvetleri bu ihbarı değerlendirdiler. Ve Kontrol noktasından her geçen motorlu tek tek incelendi.

Ortalama 500 motor gezgini Kızderbent’te uğramadan direk İznik’e geçti alışverişini İznik’ten yaptı. Hatta gece konaklamalarını İznik ilçesi sınırları içinde belirlediği kamp alanlarında kurallara uygun olarak yaptılar.

Ve anlamsız ihbar yüzünden devletin görevlileri uzun bir zamanını, mesaisini Kızderbent’te boşu boşuna geçirmiş oldu. Bir yandan da iyi oldu bazı gereksiz insanların gereksiz ihbarları ile hareket etmemeleri gerektiğini gözleri ile görmüş oldular.

Peki!  Yaptıkları ihbar köy/mahalle adına iyi mi oldu?

Hayır!.. Kasabı, bakkalı, kahvecisi para kazanacak iken kazanamadı.

Şikâyet ederken peki amaç ne idi?

Taş ocağına karşı çıkarlarsa kendi otoriterleri sarsılacak. İşleyen çarkları bozulacak.

Aslında halkın yanında olabilseydiler kimsenin otoritesi sarsılmaz aksine itibarları daha da çok artardı.

Halkın para kazanmasını engellediler. Halka yazık değil mi?

Belki de bu ziyaret ile mahallemiz de doğa kamp alanlarının açılması, dağcılık, trekking (yürüyüş), bisiklet sporlarının merkezi haline gelmesi için bir adım atılmış olacaktı.

Bu yazıyı da az da olsa şikâyet edenlerin utanmalarını sağlamak için yazıyorum.

Ve artık savunurken “Devlet isterse yapar” gibi yanlış ve basit cümlelerin arkasına sığınmaya da çalışmayın. Devlet kurumlarının, şahısların olduğu gibi halkın zararına ve halkın istemediğini yapmaya hakkı yoktur.

Ki gelen her uzman o alana yapılacak taş ocağının Kızderbent halkının topraklarına zarar vereceğini söylüyor. Üstelik kapalı kapılar ardında değil halkın önünde söylüyorlar.

Ve ne yaman çelişki ki; Taş ocağı yapılacak ormanlık alanın yan tarafına devlet kurumları mera alanın gelişmesi için milyonlarca lira değerinde gübre atıyor.

Peki! O alana taş ocağı yapılacaksa mera alanına boşu boşuna neden yatırım yapılıyor? Hiç mi düşünemiyorlar. Bu bir çelişki değil mi?

Demek ki Devlet kurumları hatalı politikalarla yanlış yapabiliyorlar. Ve bu yanlışı savunmak ne yazık ki halka rağmen bazı seçilmişlere düşüyor. Güler misin, ağlar mısın hangi yüzle oy isteyecekler anlamak mümkün değil.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilgutay Bağdat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Nilau Akgür - Bılgutay bey, saygıdeğer hocam yüreğinize sağlık. Hiç bu kadar net dile getirilmemişti. Hocam neden her gün yazmıyorsunuz?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 10 Ekim 00:24


Anket Kocaeli'de ulaşımı pahalı buluyor musunuz?