Reklamı Kapat

Kimin başarısı, kimin başarısızlığı?.. Yüzde 70 formülü…

Sezon başından bu yana izlediğim kadarıyla (Tabii ki ekrandan), bire bir iyi bir takım olan, ancak takım oyununda 10 üzerinden 2 alabilecek bir takım vardı sahada…

Bu izlenim Sarıyer iç saha maçı (0-0) ve Manisa FK deplasman maçı (6-1) içindir…

İç sahada tabii ki berabere kalırsınız…

Deplasmanda da tabii ki yenilirsiniz…

Ama 6-1’lik yenilgi olmaz…

Yakışmaz…

Erken gelen golün üzerine yatmak, başınıza böyle bir musibet açar…

Bundan üç yıl önce Erzincan’da böyle bir facia yaşamıştık…

İlk yarıda 4-5 golle öne geçeceğimiz maçta, 5-1 yenilmiştik…

O maçtan sonra da bir açıldık, pir açıldık…

Manisa maçını ben buna benzetiyorum…

Şimdi de patlama bekliyorum (Derken 3-0’lık Çorum maçıyla başladı zaten)…

Devamı da gelecek…

Her zaman söylerim:

Bir maçta teknik adamın etkisi yüzde 20’yi geçmez…

Yüzde 70’i futbolcuya, yüzde 10’u hakeme ve saik sebeplere aittir…

Hakem de bir oyuncudur…

Manisa karşısında alınan 6-1’lik hezimetin faturasını Selahaddin Dinçel’e çıkardınız ama, o sahada yoktu…

Ramiz hoca vardı…

O zaman bu yenilgi Ramiz hocanın suçu muydu ?..

Tabii ki değildi…

3-0’ık Çorumspor galibiyeti Erhan Altın veya Taner Gülleri’nin başarısı mı ?..

Tabii ki değil…

Sahaya hoca çıkıp oynamadığına göre, 6-1’lik yenilgi de, 3-0 galibiyet de, 0-0’lık beraberlik de futbolcularındır…

Eğer hedefinizi şaşarsanız, sorunu çözemezsiniz…

Geçen sezon Engin Korukır takımı kurdu ve gitti…

Selahaddin Dinçel geldi, rekorlar kırdı, göklere çıkarıldı…

14 puanla şampiyon da yaptı…

Eğer yüzde 100 onun başarısıysa, ilk üç haftanın faturasının da onun olması gerekir…

Ama nasıl ki geçen yıl şampiyonluğu Engin Korukır hak etti, Dinçel hazıra kondu diyorsak, bu sezon da takımı Dinçel kurdu, Erhan Altın üzerine kondu dememiz gerekiyor…

En basit mantıklı bir insan bile bilir…

İstikrar…

Az konuşmak…

Ölçülü konuşmak…

Konuştuğunun arkasında durmak…

Camianın en büyük eksiği budur…

Unutmayın…

Takımın sahadaki aldığı sonuç ve performansın sadece yüzde 20’si teknik direktör, antrenör, sağlık ekibine aittir…

Gölcükspor yarın Batman’ı yenecek !..

Sadece ve sadece 6.his…

Sonucu tabii ki Allah bilir...

3.Lig 3.Grup’ta yer alan ve Gölcükspor, tam 35 yıldır 3.Lig’den hiç düşmeyen tek Türkiye takımıdır…

Kurulduğundan bu yana, bu liglerde yer alabilmiş tek takımdır (Kocaelispor dahil)…

Bu sezona, benim de hiç tahmin etmediğim kadar kötü başladı…

Usta hoca Tunahan Akdoğan yönetiminde 3’te 0 çekti…

Yarın da, ligin zirvesindeki Batman karşısına ligin en alttaki takımı olarak, hem de deplasmanda çıkacak…

Normal bir adamın tahmini, ‘Batman farklı yener’ olmalı…

Biliyor musunuz, içimde bir his var, Gölcükspor, yarın lider Batman’ı yenecek…

SPORLA DOLU ANILAR-(2)

Kornerden attığım iki golle eledik, Kocaeli Gazetesi beni transfer etti…

Temmuz 1986… TFFHGD Kocaeli’yi kuran Bedri Dölkeleş ve ekibi (Bağımsızdı sonra Türkiye çapında birleştik), derneğe gelir amaçlı bir turnuva düzenlemişti. Maçlar Atatürk Spor Salonu’nda oynanıyordu. Türkiye’de resmi hakemli ilk salon futbol (Futsal) turnuvasıydı.  O maçta ben Nami Şahin’in kurduğu (Bekir Yıldız’ın ağabeyi rahmetli Kamil Yıldız da yöneticiydi), Şahin Muhasebe adına mücadele veriyorduk. Çeyrek finalde Kocaeli Gazetesi takımıyla eşleştik… Kaleci, rahmetli babamın Kocaelispor efsanesi arkadaşı Metin Uzuner’di. Ben o maçta coştum, sıfırdan iki gol attım, rakibimizi eledik… Ağustos’ta da gazeteye (Gelinimiz Oya Elmaser sayesinde) başvurdum. Formu doldururken İsmet Çiğit yanıma geldi ve okumaya başladı… ‘Eyvah’ dedim kendi kendime, 10 yıllık rüyam sona eriyor… Bu iş burada biter… Gazetecilik paydos…

O maçta sahaya kaptan çıkan İsmet Çiğit:

“Lan sen bizi yenen takımın gollerini atan adam değil misin ?”..

Dedi…

“Evet ağabey”…

Diyebildim…

“Senin iş yatar” dedi…

“Tamam abi” dedim ve kağıdımı geri alacakken:

 “Aaaa, sen İsmail ağabeyin oğlu musun!”

Deyiverdi…

“Yarın gel istihbaratta başla” dedi…

İlk hafta istihbarat servisinde çalıştım ve 2 haberimi manşete taşıdım (Yanına çırak verildiğim Ömer Polat’ın makinesiyle…)

Bir hafta sonra da, idolüm olan ve aşığım olduğum spor servisine tayin edildim…

Sonrası malum…

Benim hikâyem de böyle başladı işte…

34 yılın özeti ve tesadüfler zinciri…

HHH

YARIN: Erzurum’da kupa maçında deri ceketle (eksi) -17’de gezerken nasıl donduk, hayatında ilk kez kar ve buz gören Ayman golü nasıl attı ?..

KONUŞAN FOTO:

KARİKATÜR

EFSANE SPOR SÖZLERİ:

Barcelona’yı getirin çalıştırayım…

-GÜVENÇ KURTAR (1992-AYIN SPORCUSU YARIŞMASI)-

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder



Anket Koronavirüs (Covid-19) aşısı çıktığında, aşı olacak mısınız?