Reklamı Kapat

İnsanlığın başındaki büyük bela…

Canlı varlıkların “en akıllısı ve üretme gücü” olan insan değil mi?

Elbette öyle.

Peki,  insan üretmek için doğaya muhtaç değil mi?

Hava, su ve beslenme ihtiyacını karşılayamazsa insan yaşayabilir mi?

O halde, “akıllı ve üretme gücü” olan insan, en büyük yaşam kaynağı olan DOĞAYA nasıl kıyar?

Ne yazık ki, insanın içindeki “İHTİRAS” ve “CEHALET” insanı vahşi bir varlık haline dönüştürüyor!

Yaradan’ın insana sunduğu en değerli yaşam kaynağına İHANET ediyor kimi insan kopyaları!

Ormanları delik deşik ediyor.

Siyanürle altın arıyor.

O siyanür toprağa, göle, akarsuya karışıyor.

Hatta lüks oteller yapabilmek için yakıyor ormanları.

Bereket dolu denizleri, gölleri, akarsuları kirletiyor.

Zehirli atıklarla havayı kirletiyor, insan kardeşlerinin ölümcül hastalıklarla tükenmesine neden oluyor!

Kolay ve büyük maddi kazançlar uğruna, tarım alanlarını yok ediyor, lüks konutlar kuruyor.

Pikniğe gidiyor, gittiği yeri çöplüğe çeviriyor!

Oysa, inandığını söylediği dini inancı; “Ruhta ve bedende temizlik” emrediyor!

Tüm doğal yaşamın üretkeni olan “Arılar” tarım ilaçları ile yok oluyor!

Yaz günü birden ani hava değişiklikleri yaşanıyor ve  “dolu yağıyor!”

Birdenbire “devasa toz bulutları” kentleri işgal ediyor!

Okyanus iklimlerinde görülen “Hortumlar” şaşkına çeviriyor!

Özellikle sanayi kentlerinde “kanser” gibi ölümcül hastalıklar hızla yayılıyor!

Silah ve petrol tekellerinin büyük çıkarları uğruna, “lokal savaşlar” ve “terör” belası ile insanı ve doğayı öldürüyor!

İLAÇ TEKELLERİ büyük zenginliklere ulaşıyor! Kanser başta olmak üzere ölümcül hastalıkların pahalı ilaçları ile soyuluyor insanlık.

Doğa ve insan böylesine kirlenirken, ard arda yaşadığımız “Salgın hastalıklarla” ölüyoruz!

KORKU ile terbiye ediliyoruz!

Bütün geçim kaynağı toprağı olan köylerimizde, “maden ocağı” ya da enerji santrali kurmak adına tarım alanları “ACİL KAMULAŞTIRMA” kararları ile köylünün elinden alınıyor, ekmeği ile oynanıyor!

Direnen, hak arayan köylü şiddetle karşılaşıyor!

Hayvan beslenme kaynağı olan MERALAR inşaat ya da maden ocakları ile yok ediliyor!

Kimi doğa tecavüzlerinde “ÇED Raporu” aranmıyor ya da oldubitti ile halkın itirazına rağmen doğaya tecavüz ediliyor!

Salgın hastalık bahanesiyle kanatlı hayvanlar telef ediliyor, sonra “KENE belası” yaşanıyor!

Uzmanlar; “Kene, koronadan 3 kat daha ölümcül” diyor! Kimin umurunda?

Göllerimiz ve akarsularımız hızla yok oluyor, “SU FAKİRİ” oluyoruz!

Mega Kent İstanbul’un barajları alarm veriyor!

Kimi şirketler, akarsularımızı, göllerimizi, denizlerimizi “ATIK HAVUZLARI” gibi görüyor, zehirli üretim atıklarıyla kirletiyor.

Lüks yatlarıyla keyif süren kimileri, güzelim koylarımızı çöpleriyle mahvediyor!

Özel şirketlerin elindeki su ve elektrik dağıtım düzeni, inanılmaz yüksek faturalarla halkı bezdiriyor!

Yer altı suları hızla tükendiği için KONYA OVASI yüzlerce OBRUK ile çöküyor!

Termik santraller çevresinde yaşayan insanlarımız zehir soluyor, ölümcül hastalıklara maruz kalıyor.

Daha verilecek pek çok acı örnek var ama “anlamak, farkına varmak” isteyen her insan için bu kadarı yeter de artar!

Sorulması gereken soru şu olmalı;

İNSANLIĞIN BAŞINDAKİ BU BÜYÜK BELANIN SEBEBİ KİMLERDİR?

Ve son söz;

İnsanı yaşatan DOĞADIR.

Doğa yoksa, İNSAN da yoktur, yaşam da…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs (Covid-19) aşısı çıktığında, aşı olacak mısınız?