Reklamı Kapat

Bayi satış fiyatı 160 lira olan 70’lik rakının yüzde kaçı vergi?

Son zamanlarda sahte içkiden ölümler yine arttı. Bu artış, birçok soruyu da beraberinde getirdi. TMMOB Kimya Mühendisleri Odası 47. Dönem Yönetim Kurulu, sahte içkiyle ilgili bir açıklama yaptı… Açıklamayı birlikte okuyalım;

**

“Ölümlere ve sakat kalmalara yol açan alkollü içeceklerin üretimi, tüketimi ve fiyatlandırılması ile ilgili mevcut durum ciddi olarak gözden geçirilmelidir. Kaçak içki üretimi ve kullanımı ile yurttaşlarımıza, çevreye ve ülke ekonomisine ciddi olarak zarar verilmektedir. Geçen hafta 30 kişinin ölümü ve bir o kadar insanın da sakat kalmasına yol açan kaçak içki – alkol olayı ilk olmadığı gibi son da olmayacaktır. Alkollü içeceklerdeki ÖTV düşürülmeli, akılların gerisindeki alkolü yasaklama düşüncesinden vazgeçilmeli, denetimler arttırılmalıdır… Geçtiğimiz günlerde İzmir ve Kırıkkale`de sahte alkol alarak zehirlendiği iddia edilen onlarca kişiden İzmir`de 10 kişinin Kırıkkale`de ise 7 kişinin hayatını kaybettiği basına yansıdı.

ETİL ALKOL KULLANIMI

Konu ile ilgili olarak yapılan ilk araştırmada, şahısların marketten temin ettikleri dezenfektan olarak kullanılan etil alkol bazlı yüzey temizleyici sıvılara içki aromaları karıştırmak suretiyle kendi yaptıkları karışımı içmeleri neticesinde zehirlenmiş oldukları anlaşıldığı Kırıkkale Valiliği tarafından bildirilmiştir. İzmir`de ise etil alkol olarak satıldığı söylenen alkolden yapılan içkileri içenlerin öldüğü yetkililerce açıklanmıştır.

YÜKSEK ÖTV ALIMI

Ölüme ve nörolojik hasara yol açan içki zehirlenmeleri (etil alkol, metil alkol, izopropil alkol) son on yılda sık yaşanan bir toplumsal sorun haline gelmiştir. Alkollü içeceklerden alınan yüksek ÖTV nedeniyle standart dışı üretim yapılan işletmelerde kullanılan metil alkol sebebiyle onlarca yurttaşımız hayatını kaybetmiştir. Salgın döneminde kullanımına sıkça alıştığımız daha çok yüzey temizleyici olarak kullanılan, etil alkol içerikli olanların dışında 8 farklı kimyasal içerikli çeşidi olan dezenfektana aroma karıştırılarak alkollü içki üretilmeye çalışılmıştır. Bu eylem maalesef 7 kişini ölümüne. Keza etil alkol diye bilinmeden alınan ve gerçekte sanayide kullanılan metil alkolden üretilen sahte içkiden İzmir` de olduğu gibi her yıl yüzlerce yurttaşımız hayatını kaybetmektedir. Olayın nedenleri elbette araştırılmalıdır ancak, alkollü içeceklerin üretimi, tüketimi ve fiyatlandırılması ile ilgili mevcut durum ciddi olarak gözden geçirilmelidir.

ÖTV MUTLAKA DÜŞÜRÜLMELİ

Sahte içki üretimi ve kullanımı ile yurttaşlarımıza, çevreye ve ülke ekonomisine ciddi olarak zarar verilmektedir. Alkollü içeceklerdeki ÖTV düşürülmeli, alkol satışı ve bulundurulması konusunda denetimler artırılmalıdır. Yıllardır, yetkilileri ve kamuoyunu gerçekleştirdiğimiz sempozyumlar (I., II. ve III. Şarap ve Alkollü İçkiler Sempozyumu ve Sergisi) ve farklı zamanlarda yayınladığımız basın bildirileri ile uyarmaktayız. Ne yazık ki bilimsel, teknik ve kamuoyu yararı gözeten çalışmalarımız ve uyarılarımız dikkate alınmamakta insan yaşamı değerini yitirmektedir.

KAÇAK İÇKİ ÜRETİMİ

Son on yılda alkollü içkilere getirilen yüksek ÖTV ve toplumsal baskı bu içecekleri tüketen ve üretenleri zor duruma sokmuştur. Alkollü içkilerden alınan vergi içki fiyatının yaklaşık %70,2`sidir. Bugün bir şişe rakının fiyatı asgari ücretli birinin günlük kazancından daha yüksektir. Bu durum sağlıklı üretim yerine maliyetleri farklı kimyasal kullanarak yapılan kaçak içki üretimini yaygınlaştırmıştır.

METİL ALKOL KULLANIMI

Etil alkol; şeker ve nişasta içeren maddelerin alkol fermantasyonu ve takiben damıtma işlemleri ile üretilen renksiz, berrak, kendine has kokusu olan ve kaynama noktası 78,3 °C olan bir maddedir. Metil alkol ise endüstriyel kullanımı olan bir üründür. Gıda maddelerinin üretiminde girdi olarak kullanılması kesinlikle yasaktır ve kullanılamaz. İçilmesi ile oksitlenerek formik asit ve formaldehite dönüşür. Bunlar vücut içerisinde hasara yol açan maddelerdir. Metil alkol ile üretilmiş bir içkiyi tüketen kişinin bunun farkına varması neredeyse imkânsızdır. İçerisindeki metil alkol oranı yüksek bir alkolle ya da tamamen metil alkolle üretilmiş içkiyi kullanan kişinin önce merkezi sinir sistemi etkilenir, kullanım miktar arttıkça dolaşım sistemi sorunları, solunum bozuklukları, ishal, sara nöbetleri, felç, körlük, koma hali ve nihayetinde ölüm meydana gelir.

İKİ FARKLI KAMU OTORİTESİ

Metil alkolün kaçak içki ya da salgın döneminde dezenfektan üretiminde kullanılmasının bir yolu da bu alkolleri bulunduran, satan ya da imal edenlerin bu konudaki bilgisizliği ve ehliyetsizliğidir. Kimyasal bir madde olan alkol her yerde bulunmakta ve satılabilmektedir. Ülkemizde alkollü içkilerle ilgili olarak iki farklı kamu otoritesi denetimler ve düzenlemeler yapmaktadır. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (GTHB) ile Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) bu ürünlerdeki denetimleri yürütmektedir. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı gıda güvenliğini sağlamakla; Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu ise Etil ve Metil Alkol‘ü ülkeye giriş veya üretiliş anından itibaren adım adım izlemekle yükümlüdür. Sağlık Bakanlığı da dezenfektanlarla ilgili mutlaka piyasa denetimi yapmalıdırlar.

MAKUL BİR DÜZEY

Sorun teknik bir sorun değildir, toplumsal bir sorundur. Alkol ve alkollü içki alanını kontrol eden GTHB, TAPDK, Maliye Bakanlığı gibi kurum ve kuruluşlar sorunun ana kaynağı olan alkol ve alkollü içkilerden alınan fahiş ölçüdeki ÖTV ve KDV oranları makul bir düzeye indirilmeli ve sorumlulukları ölçüsünde alanı kontrol etmelidirler.”

**

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası 47. Dönem Yönetim Kurulu’nun açıklamasını yukarıda sizinle paylaştım… Alkol satışında ÖTV ve KDV’nin indirilmesi isteniyor.

Türkiye, dünyada alkollü içkinin en pahalı olduğu ülkelerden biri. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre, Avrupa’da alkollü içkinin en pahalı olduğu ülkeler sıralamasında Türkiye 3. sırada yer alıyor. Yüksek fiyatların nedeni, yüksek vergiler. Öyle ki, bugün bayi satış fiyatı 160 TL olan 70’lik rakıda, satış fiyatının 112,37 TL’si, yani yüzde 70,2’si vergilerden oluşuyor.

**

Böyle giderse, önlem alınmazsa, sahte içkiden ölüm haberleri gelmeye devam edecek.

Xxxxxxx

En çok kebap yemeyi özlemişiz

Türk halkının pandemide en çok kebap yemeyi özlediği ortaya çıktı. Yeni normalde internet üzerinden verilen siparişlerde kebap rekor kırıyor. Yemeksepeti CEO’su Nevzat Aydın, kullanıcılarının Türk mutfağından özellikle de lahmacun ve kebaptan vazgeçmediğini belirterek, “Pandemi döneminde bir sevdiklerimize sarılmayı özledik bir de kebabı diyebiliriz. Bu bizim satışlarımıza da yansıdı” dedi. Eeee, kebap ve lahmacundan vazgeçmek olur mu?

Xxxx

Türkiye’de kız çocuğu olmak!

Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), önceki gün gazetemize mail gönderdi. İlginç sonuçlar vardı. Türkiye’de her 10 kız çocuğundan 1’i nişanlanma, evlenme, hamile kalma ya da anne olma nedenleriyle eğitim hayatını terk etmek zorunda kalıyor. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu UNFPA Türkiye’nin, geçtiğimiz günlerde yayınladığı “Çocuk Yaşta Evliliklerin Sağlık Riskleri ve Sonuçları Raporu”, Türkiye'de 20-49 yaş arasındaki her 5 kadından 1’inin 18 yaşından önce evlendiğini gösteriyor. Raporda yer alan sonuçlar, çocuk yaşta evlendirilen kız çocuklarının üçte birinin ise yine çocuk yaşta, yani 18 yaşından önce anne olduğuna işaret ediyor.

Küresel COVID-19 salgını nedeniyle ortaya çıkan ekonomik yükleri azaltma yaklaşımı, çocuk yaşta evliliklerin artması riskini de beraberinde getiriyor. UNFPA’in yakın zamandan yayınladığı analize göre, çocuk yaşta evliliklerle mücadele programlarının 6 ay kesintiye uğraması 2030'a kadar 13 milyon kız çocuğunun daha erken yaşta evliliğe maruz kalmasına neden olabilir. Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV),  kız çocuklarının erken yaşta evliliklerine karşı “Babayım” kampanyasını yürütüyor. Yani, bu toplumsal olayın çözümlenmesi, babaların tavrına bağlı.

Xxxxxxx

En az nüfus Tunceli’de

Ajans Press’in, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden elde ettiği bilgilere göre, yıllara göre Türkiye’nin nüfusu belli oldu. Böylelikle Türkiye nüfusunun 83 milyon 154 bin 997 olduğu kaydedilirken, bu rakamın 2015 yılında 78 milyon 741 bin 53, 2010 yılında 73 milyon 722 bin 988, 2007 yılında ise 70 milyon 586 bin 256 olduğu saptandı. 2008 yılında nüfusun yüzde6,8’ine gerileyen yaşlı nüfusunun ise 2019 yılında yüzde 9,1 seviyelerine çıktığı görüldü. Cinsiyet bakımından nüfus oranları incelendiğinde ise güncel erkek nüfusunun kadın nüfusundan 287 bin 275 fazla olduğu kaydedildi. Nüfusun en yoğun olduğu yer ise İstanbul olarak kaydedilirken, en düşük nüfusun 84 bin 660 ile Tunceli’de olduğu gözlendi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mesut Akbulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Adil - Maliyetin üç katı vergimi olur bu ölenlerin vebali size.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Ekim 23:51


Anket Yeni alınan karardaki tedbirleri yeterli buluyor musunuz?