Reklamı Kapat

Ey Diyanet, Türkiye’de yoksul kalmadı mı?

Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı…

Türkiye Diyanet Vakfı…

Bunlar ayrı gibi görünen, ama aynı çatı altındaki kuruluşlar.

Diyanet’e devlet bütçesinden ayrılan pay yetmezmiş gibi, bir de “vakıf” ayağıyla para toplanıyor.

Hani Cumhurbaşkanlığı’nın “örtülü ödeneği” var ya, vakfın parası da DİB’in “örtülü ödeneği” adeta.

Diyanet’te para gani!

Bakanlıklar “züğürt ağa”yı oynarken, Diyanet’in bütçesi 7 bakanlığı katlıyor.

Bu yazıyı neden yazdım?

Birkaç gün önce gazetelerde haber yayınlandı.

Türkiye Diyanet Vakfı, Suriyeliler için “konut kampanyası” başlatmış.

*İdlib’te “İyilik Konutları” yapılacakmış.

*Her biri 28 metrekarelik 150 bin konut inşa edilecekmiş.

*Bir konut bedeli olarak 6 bin, 1 tuğla bedeli olarak 10 lira bağış yapılabilecekmiş.

10 liralık SMS atılması isteniyor, para yatırmak isteyenlere de banka hesap numarası veriliyor.

Haberi okuyunca şunu düşündüm.

Yaa arkadaş, Türkiye’nin fakiri kalmadı mı?

Açta, açıkta kimsemiz yok mu?

Herkesin keyfi yerinde mi?

Tamam, yardım etmek güzel şey…

Ama önce kendi vatandaşımıza.

Önce bize, kalırsa başkalarına…

Biz tersini yapıyoruz.

Önce elimizde avucumuzda ne varsa başkalarına dağıtıyoruz…

Tıpkı son yıllarda Suriyeli sığınmacılara yaptığımız gibi…

Kalanını da kendi vatandaşlarımıza yetirmeye çalışıyoruz.

O da görüyorsunuz, yetmiyor.

Herkes borç harç içinde.

Siz aramızda yaşayan Suriyelilerden borçlu olanına rastladınız mı hiç?

İlaç, bedava…

Doktor, bedava…

Ameliyat, bedava…

Eğitim, bedava…

Hepsinin cebinde dağıtılan alışveriş kartı…

Oh ne güzel dünya!

Eğer Suriyeliler için harcadığımız 40 milyar dolar kasamızda olsaydı, bugün “borç çevirmek” için kapı kapı para aramaya çıkmazdık.

Yanlış yapıyoruz.

Tamam, sende varsa, senden artıyorsa, ver.

Ama sende yok ki, onlarca yıldır borçla çarkı çevirmeye çalışıyorsun.

İşte Dünya Bankası daha yeni açıkladı.

Türkiye, düşük ve orta gelirli 120 ülke içinde, 441 milyar dolarla en borçlu 6’ıncı ülke.

Ülke olarak sırtımızda bu kadar yük var, milletimiz burnundan soluyor, bizim Diyanet Vakfı da kalkmış Suriyelilere İdlib’te 150 bin konut yaptırıyor.

Türkiye Diyanet Vakfı, parası varsa, önce kendi fakirimizin karnını doyursun, başını sokacak evi olmayanlara ev yaptırsın.

RTÜK, Sayıştay raporlarına neden karşı?

RTÜK (Radyo Televizyon Üst Kurulu) de, Sayıştay da devletimizin birer kurumu.

Son günlerde gazete ve televizyonlar, “Sayıştay” haberlerinden geçilmiyor.

Sayıştay denetlemiş, rapor tutmuş, bu raporlar kamuoyuna açık, medya kuruluşları bunları alıp haber yapıyorlar.

Bunda bir şey var mı?

Yok.

RTÜK, geçenlerde sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.

Radyo ve televizyonları tehdit eder üslupta bir paylaşım…

“Henüz sonuçlanmamış Sayıştay raporlarını kullanarak devlet kurumlarını yıpratmaya yönelik habercilik anlayışından vazgeçilmelidir. Yanlışta ısrar edilmesi durumunda bunun hukuki sonuçları olacağını hatırlatıyoruz…”

RTÜK’ün neden böyle bir paylaşımda bulunduğu, çok geçmeden anlaşıldı.

Meğer Sayıştay RTÜK’ü de denetlemiş, RTÜK üyelerinin keyfi kararlarla yurt dışına gönderildiklerini tespit etmiş, bu keyfi seyahatlerle 450 bin 963 liralık “kamu zararı”nı ortaya çıkarmış.

İşte böyle.

Sen usulsüz harcama yap, ortaya çıkınca da, “Devlet kurumlarını yıpratamazsınız” de.

“İhale Kanunu” değil, sanki yaz- boz tahtası…

Evet, Kamu İhale Kanunu, kanun değil adeta “yaz-boz tahtası”!

2003 yılında, yani AKP’nin ilk iktidar yıllarında çıkarıldı, bugüne kadar tam 190 kez değiştirildi.

191’inci değişiklik için de hazırlık yapılıyor…

Kanun, bu defa “doğalgaz piyasası” için değiştirilecek.

Her türlü doğalgaz ithalatı, İhale Kanunu hükümlerinden istisna tutulacak.

Daha önceki 190 değişikliğin hemen hemen tamamı, “istisna tutulacak işlerle” ilgili.

O istisna bu istisna, ortada “İhale Kanunu’na tabi” iş kalmadı.

Yönetenler, istedikleri işleri istedikleri müteahhitlere veriyorlar.

En iyisi, İhale Kanunu’nu da kaldırmak!

Var da ne oluyor sanki!

4 görüş

*”Camiye siyaset girerse ibadet kalmaz, mahkemeye siyaset girerse adalet kalmaz.”

*”Sahtekârlığın evrensel düzeyde egemen olduğu dönemlerde, gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir.” George ORWELL

*”Sorumluluk, insanı eğitir.” Wendell PHILLIPS

*”Her an gülümse, boş ver ne düşündüğünü bilmesinler. Ve her şeye rağmen patlat bir kahkaha. Bırak neden güldüğünü merak etsinler.” Gabriel Garcia MARQUEZ

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Cenk Cemil - Alıntı: "Camiye siyaset girerse , ibadet kalmaz; Mahkemeye siyaset girerse adalet kalmaz ."

Peki ya, bizim bu ülkemizde ortalıkta politikaya bulaşmamış Diyanet Personeli ve Adalet Personeli bulabilir misiniz ?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Ekim 12:22


Anket Koronavirüs (Covid-19) aşısı çıktığında, aşı olacak mısınız?