İyi oynamıyoruz, kazanıyoruz…

2.Lig Beyaz Grup’ta mücadele veren Kocaelispor, gerek 3-0 kazandığı Çorumspor iç saha maçında, gerekse 1-0 kazandığı Afyonspor deplasman maçında, öyle ahım şahım bir futbol sergilemedi. Ama en azından rezâlet görüntü olarak tarihimize geçen, 6-1 kaybedilmiş olan Manisa FK deplasman maçında ve iç sahada 0-0 berabere biten Sarıyer maçındaki kadar kötü oynamadı.

Yeşil Siyahlılar, belirgin bir oyun tutturabilmiş değil…

Rakiplerini ezemiyor…

Son anlarda ise elden ayaktan düşüyor…

Sezon başı çalıştırılmadığı artık malûm. Zîrâ, henüz iki gün önce imza atmış, takımla fazla idman yapmamış olan Benhur’un bile, Afyon deplasmanında sahaya çıkarak şov yapması, ayak basmadık yer bırakmaması, bunun en güzel ispatıdır.

Pekalâ, rakip Afyon niye koşmadı ?..

Demek ki onlar da sezon başı çalış(tırıl)mamış…

***

Mesut Özdemir (Melo Mesut), 3.Lig’de belki takımını tek başına sırtlıyordu ama, 2.Lig için henüz hazır değil. İlk kez böylesi bir ligde mücadele ediyor, bocalıyor. Acilen Benhur tipinde bir oyuncunun, Mesut’un yardımına koş(turul)ması lâzım. Mesut tipinde güçlü futbolcuların, sezona girişi biraz zaman alır. Yani, lige yüksek tempoyla başlayamaz ama, ilerideki hava şartlarında da en dayanıklı o olur. Sabretmek gerekiyor. Orta sahanın böylesine bozuk gözükmesi, bir liderin olmamasındandır. Mevcut kadro içerisinde de takımı alıp, çekip çevirecek bir lider bulmak zor. Bu durumda, kaptan Numan Çürüksu yönetimindeki savunma organizasyonunda aksaklıklar yaşanıyor. Ancak Kemalcan’la neler yapılabileceği de ortaya çıkmış durumda. Genç Kemalcan da bu ligde tecrübeli değil ama, Numan gibi bir ustanın yanında, çabuk yetişecek kapasiteye sahiptir.

***

Erhan Altın’ın teknik direktörlüğünün geciktirilmesinin vebalini elbette ödeyeceğiz. Keşke, Selahaddin Dinçel ile sezon başı yollar ayrılsaydı da, Erhan Altın hemen imza atsaydı. Aday isimlere bakarsanız, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Mustafa Çapanoğlu, İsmet Taşdemir, Osman Özköylü nire, Erhan Altın nire ?.. Erhan hocayı, diğerleriyle aynı kefeye koyup da görüşmek yapmak bile acemiceydi. Yönetim bu acemiliği yaptı.

Sonuç…

Zirveyle aramızda tam 8 puan var…

5’te 5 yapan lider Manisa FK 15 puanda…

Kocaelispor ise 7 puanda…

Bu açık farkı kapatacak bir oyun da sergilemiyoruz ama, Erhan hocaya güveniyorum. Onun, en yakın takım arkadaşı Güvenç Kurtar ile beraber yıllarca yaptıkları unutulmamalı. Göreceksiniz, 3-4 haftaya kadar zirvenin hemen ardına yerleşeceğiz. Manisa FK ile de ikinci yarının başlarında İzmit’te karşı karşıya geleceğiz.

Manisa’nın takipçileri, sezon başında da yazdığım gibi, 24Erzincan, Hekimoğlu Trabzon, belki Sarıyer olacaktır. Sezon sonuna doğru, yani Play-Off’lar yaklaşırken de, Erzincan, Trabzon ve Kocaelispor arasında büyük bir çekişmenin olması, daha mantıklı gözüküyor.

Dilimiz varmıyor ama, Manisa FK, en kötü Play-Off’tan çıkarak, şimdiden üst ligde yer alacak gibi görülüyor…

***

Yönetim kurulunun, bu saatten sonra acemilik yapmayarak, doğru adımları atarak, gerçekleri göz önünde bulundurarak ve duygusallığı arka plana atarak adımlar atması gerekiyor. Transfer komitesi devre arası transferinde tüm yetkiyi Erhan Altın’a vermek zorundadır. Selahaddin Dinçel giderken “Takımı ben kurmadım” demiştir. Erhan hocaya da böyle bir bahane imkânını bırakmamalısınız. Dinçel ile oturup konuşmanız, Erhan hoca ile oturup konuşmanıza benzemez.

O halde, bu saatten sonra sizin yapacağız, Erhan Altın’a tam yetki vermek ve takımı tam teslim etmektir. Yöneticilik sınırlarını aşmamaktır. Yönetim kurulunun bundan sonra hata yapma şansı kalmamıştır, hata kredisini tüketmiştir.

***

Unutmayın ki, her zaman hatırlattığımız gibi, Büyükşehir Belediyesi’nden aktarılan paralarda, tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır. Bu kentte, yamalı pantolonla gezen çocukların hakları vardır.

Günâhtır…

Bizim 6-1’e öfkemiz işte bu yüzdendir…

Kent takıma sahip çıkmaktadır…

Nerede halkın takımı ?..

Pankartlarda kaldı…

Onu yazanlar bile ortada yok…

Adamı, imparator diye yazıp, rütbelerini sökerek gönderdiniz…

Halbuki, sadece onu ve onları, ‘kent çocuğu’ olarak görebilseniz, yeter de artardı bile…

Çünkü, herkes için en büyük rütbe, bu kentin çocuğu unvanını almaktır…

Spor sponsor ister, sponsor ise seyirci…

Ülkemizde ve kentimizde, spora bakış açısı hayli farklıdır. Herhangi bir ülkede, ilgi istatistiğinde zirve yapan bir spor dalı, bu ülkede ve kentte, sadece 3-5 kişinin önünde düzenlenmiş olabilir. Bu kimseyi şaşırtmaz. Ama, spora kaynak noktasındaki ünlü slogan “Spor sponsor ister, sponsor seyirci’ sözü bir türlü yerine gelemez. Bu sloganı en iyi yerine getiren ülkeler ise Uzakdoğu ülkeleridir. Çünkü onlar, ülkelerinin geleceğine, ekonomisine, kültürüne gerçekten de milliyetçilikle bağlıdır. Spor branşına ilgi gösterseler de, göstermeseler de, ülkelerinde bir olimpiyat, dünya şampiyonası veya herhangi uluslar arası bir organizasyon olsa, stada koşarlar. 3-5 kuruşlarını verirler, ülkesinin tanıtıma katkı yaparlar. Bizim Gençler Dünya Futbol Şampiyonası’nda bomboş kalan tribünlerimizi anımsayınız…

***

Uzakdoğu ülkeleri vatandaşlarının, ülkelerinin tanıtım için spora olan ilgisi, ‘Kibirli’ ülke insanları tarafından, küçük bir ‘tebessümle’ karşılanır. Samimi gelmez, bunun tanıtım için yapıldığını bilirler ve gereksiz görürler. Hatta onlar için ‘Onlar ne anlar futboldan, voleyboldan, basketboldan’ bile derler. Ama onlar, bu aşağılamaları bile bile, Premier Lig’de bir Uzakdoğulu oynasa, maçına koşa koşa giderler.

***

Kentimizde basketbol ve voleybolda, özellikle son 3 yıldır önemli atılımlar yapılıyor…

Nevzat Doğan ve Güray Oruç döneminde başlayan kadın basketbolu projesi, Fatma Kaplan Hürriyet ile zirveye çıkmıştır. Bu sene kurulan İzmit Belediye Gençlik Spor kadrosu, hafife alınmayacak bütçelerle oluşmuştur. Süper Lig’de mücadele etmektedir. Ona kezâ, Büyükşehir Belediye Kağıtspor Kulübü, son üç yıldır, erkek voleybol ve basketboluna önemli yatırımlar yapmaktadır.

O halde kent insanına düşen nedir ?..

Sponsorların ilgisini çekebilmek ve kent sporuna destek verebilmek için, bu takımlarımızın takibini yapmaktır. Şu anda Pandemi nedeniyle tribünlere seyirci alınamıyor ama, ocak ayından sonra umutluyuz. Taşımalı Tribün Sistemi bize yakışmaz…

Salonlara koşmalıyız…

“Türk spor-severi erkek futbolu, kadın voleybolu, erkek basketbolu dışında maç izlemez” damgasını silmeliyiz…

Bu kentin spor geçmişinde de,  Nasaşspor erkek basketbol ve Kocaelispor kadın voleybol takımlarının dışında diğerlerinin hatırlanmaması, tesadüf müdür ?..

Belki atomu parçalayamayız ama, ön yargıyı yıkabiliriz…

Misli.Com olayı endişeli yaklaşım ve TC kimlik numarası çekincesi doğaldır

Bu yıl 2. ve 3.Lig maçlarını Misli.com yayınlıyor. Misli.com, daha çok tıklama alıp, para kazanabilmek için herkesin üye olmasını şart koşuyor…

Üye olmazsanız, maç izleyemiyorsunuz…

2.Lig Beyaz Grup’ta sezon başından bu yana, ilgiden ötürü, tüm Kocaelispor maçlarını yayınlayan Misli.com, çarşamba akşamı oynanacak Kocaelispor-İnegölspor maçını da naklen ve spiker anlatımlı yayınlayacak. Ancak çevremdeki Kocaelispor sevdalıları, bu maçları izlemek için TC kimlik numaralarını vermekten çekiniyor. Malum, ülkede siber suçlar arttı. E-Devlet sitesini bile kopyaladılar. Sanal ortamda TC kimliği paylaşmak her zaman risklidir…

Riske girmek istemiyorsanız, kesinlikle maçı izlemeyeceksiniz. Ancak, benim gibi, “Dünya yansa umurumda değil, ben takımımın maçını izlerim derseniz, riske gireceksiniz…

Üçüncü bir yol yok…

Üye olması yasak olan 18 yaş altı ne mi yapacak ?..

Herkes bir yolunu buluyor…

Maalesef, onların spor sevgisini sömürüyoruz ve suça itiyoruz…

Yazık !..

Biliyor musunuz, belediyelerin dev ekrandan, meydanlarda Misli.com maçını izletmesi bile aslında suç. Şirket şikayet etse, dünyanın tazminâtını alır…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder



Anket Kocaeli'de ulaşımı pahalı buluyor musunuz?