Reklamı Kapat

Başkan Tahir Büyükakın, sınavda…

Sevgili okurlarım, KENTKONUT konusuna, HALDIZ İnşaat konusuna, yarım bırakılan “TUANA 3 Evleri” projesi konusuna devam.

Aslında ben gazetecilik sorumluluğu ile bir sorunu dile getirdim, yetkililerin “gereğini yapmasını” bekledim.

Ama gördüm ki, sorun bir türlü çözülemiyor.

Macit Haldız, siyasi baskı yaparak “fesih konusunda haksız taleplerini” devam ettiriyor…

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yetkilileri de, “kanunlar karşısında sorumlu olacakları” bilinciyle, fesih işlemine imza atmıyor.

Tabii bu sorun, bu arada başarılı ve dürüst bir genel müdürün başını da yedi.

Yalçın Özön, “sorunu hallet” baskılarına dayanamayarak emekliliğini istedi.

Genel müdürlük koltuğuna Erhan Coşan’ı oturttular.

Bugünkü yazımın konusu Erhan Coşan değil.

Erhan Coşan’ın kim olduğunu, KENTKONUT’un yine Haldız İnşaat’la ilgili hangi davasında yargılanıp hapis cezası aldığını, gerektiğinde bir başka gün anlatırım size.

Şimdi gözler Erhan Coşan’da.

Yalçın Özön imzalamadı, acaba Erhan Coşan imzalayacak mı” diye meraklı ve kuşkulu bir bekleyiş var.

Tabii Erhan Coşan’ın fesih kararını imzalayabilmesi için Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın yazılı talimat vermesi lazım, bu talimat üzerine KENTKONUT A.Ş. Yönetim Kurulu’nun karar alması lazım, genel müdürün de bu karara uyması lazım!

Gördüğünüz gibi, “zincirleme sorumluluk” var.

Üç halkalı zincir…

Zincirin üç halkasının da, Macit Haldız’ın isteklerine “evet” demesi şart!

Bir üzüntüm…

Konunun ayrıntılarına girmeden bir üzüntümü dile getireyim.

Biz gazeteciyiz, görevimizi toplum adına yaparız.

Toplum adına kamunun yaptığı işleri denetleriz, sorarız, soruştururuz…

Bulduğumuz bir yanlışı dile getiririz.

Tehditlerden, tetikçilerin iftiralarından yılmayız.

İnsanız, istemeyerek, özümüzden kaynaklanmayan hatalarımız olmuştur, ama verilemeyecek hesabımız yoktur.

Bakıyorum da, Macit Haldız “salt çıkarına taş koyduğum için” tetikçilerini yine üstüme salmaya başladı.

“Yine” diyorum, çünkü bu kaçıncı, saymadım.

Akıllanmadı…

Aklı başına gelmedi…

Rant ilişkilerinde önüne çıkan engelleri aşmak, birlikte iş tuttukları siyasetçi ve bürokratları sürekli övmek için gazete satın aldı, burada çalışan bazılarını “tetikçi” olarak kullanıyor.

Haldız’ın daha önceki olaylarını hatırlayın.

“Bilişim Vadisi” olayını…

Üst düzey siyasetçi ve üst düzey bürokratlarla bir olup, işin kaymağını yemeye kalktılar, ipleri pazara çıkarılıverdi.

Yeni bir bakan geldi, bütün yönetimi değiştirdi.

Yine REAL-AVM ve Carrefour olayı…

İmar artışı alıp şehrin göbeğine iki tane “AVM Rezidans” gökdelen dikeceklerdi, bütün rant hesapları yapıldı, ne oldu sonra?

Başarabildiler mi?

Başaramadılar…

Daha hangi birini sayayım?

Bütün bu alavere dalavere işlerinde de tetikçilerini kullandı, sonuç alamadı.

Eski tetikçiler boylarının ölçüsünü alıp bir köşeye çekildiler, şimdi bakıyorum da yeni “tetikçi heveslileri” işbaşında.

Demek mayalarında varmış, “kullanılmak” hoşlarına gidiyor.

Bilmiyorlar ki, “kullanma süreleri” bittiğinde diğerleri gibi kapı önüne bırakılacaklar.

Kaçınılmaz sondur bu!

Bu nedenle kendilerini, “Oturun oturduğunuz yerde” diye uyarmak istiyorum.

Sadece bana değil, dün baktım bu konuda eleştiri hakkını kullanan SP İl Başkanı Zafer Mutlu’ya da saldırmışlar.

Yazık!

Eleştirenleri kalem tehdidiyle yıldırıp patronlarını “dokunulmaz” yapmak istiyorlar.

Kimse eleştirmesin, patronları dokunulmaz olsun ki, rant ilişkilerini “kimsenin ruhu duymadan” yürütebilsin.

Bu arada “bunca rezilliğe” sesini çıkarmayan, Saadet Partisi dışındaki diğer partilerin yöneticilerine de bir çift sözüm var.

Sakın ağzınızı açıp tek kelime söylemeyin, yoksa tetikçiler sizi de çok fena yaparlar.

Gazetelerinde her gün aleyhinize sayfa sayfa yazı çıkar.

Sizin kafalarınıza da “Haldız taşı” düşürürler.

Sakın! Sakın!

“Fesih rezaletini” eleştirmeyen bir siyasetçinin, diğer hiçbir konuyu eleştirmeye hakkı olmaz.

Bunu bilmelerini isterim…

Ben bu rezaleti dile getirdiysem, benim Macit Haldız’la hiçbir alıp veremediğim yok.

SP İl Başkanı Zafer Mutlu eleştirdiyse, Zafer Bey’in bu eleştirisi de “özel bir nedene” dayanmıyordur.

Biz bu eleştirileri, “kamunun çıkarı” için yapıyoruz.

Halkın vergileriyle oluşan devletin parası, uçup gitsin istemiyoruz.

Macit Haldız neden haksız, bakın anlatayım

Anlamayanlara, anlamak istemeyenlere ve anlaması kıt olanlara şu “fesih” olayını bir kez daha anlatayım.

Anlatayım da Macit Haldız’ın ne kadar “haksız” olduğunu görün.

Ayrıntıya girmeden satırbaşlarıyla…

*Haldız İnşaat, KENTKONUT’tan 6 blok 327 dairelik “TUANA 3” projesini “kat karşılığı” alıyor.

*Konutların yüzde 70’i Haldız İnşaat’ın, yüzde 30’u ise KENTKONUT’un olacak.

*İki taraf satış fiyatlarını belirliyor, satışlar KENTKONUT tarafından yapılıyor.

*Haldız İnşaat, kendisine düşen dairelerin bir kısmını bireysel müşterilere satıyor, geri kalanının satış gelirlerini ise bir resmi bankaya “temlik” vererek karşılığında kredi alıyor.

*Özetle Haldız İnşaat, kendi dairelerinin paralarını “satarak” veya “kredi alarak” cebine koyuyor.

Buraya kadar anlaşılmayan bir şey var mı?

Yok…

Devam edelim.

*Projenin, sözleşme gereği Mart-2020’de tamamlanması gerekiyor. Ama Haldız İnşaat içine düştüğü finans sıkıntısı nedeniyle tamamlayamıyor. İnşaat seviyesi ölçümü yapılıyor, seviye yüzde 64’lerde…

*Pandemiyi gerekçe gösterip ek süre istiyor, ek sürede de inşaat bitmiyor.

*Bakıyor olacak gibi değil, “ihalenin feshini” istiyor. Fesih isteğini de 2 Nisan 2020’de çıkarılan “Cumhurbaşkanlığı genelgesine” dayandırıyor.   

Şimdi şöyle bir hesap yapalım

Basit bir hesap…

Sözü edilen projenin değeri, atıyorum 100 milyon lira olsun.

Yani temelinden itibaren 100 milyon lira harcandığında proje gerçekleşecek olsun…

Projenin şu anki seviyesi ne?

Yüzde 64…

Bizim hesabımıza göre, 64 milyon harcanmış ve projenin yüzde 64’ü bitirilmiş.

Tamam da, projenin daha yüzde 36’sı yapılmamış.

Bunun için ne kadar para lazım?

36 milyon lira…

Basit hesap bu!

Buraya kadar tamam mı?

Bu parayı kim verecek?

İşin düğüm noktası burası.

Şimdi buraya dikkat edin!

Haldız İnşaat diyor ki:

*Ben bu inşaata devam edemeyeceğim, çünkü param yok.

*İhaleyi feshedelim.

*Teminat mektubumu geri verin.

*Beni “ihale yasaklı” duruma düşürmeyin.

*Projenin esas sorumlusu sizsiniz, inşaatı “KENTKONUT olarak” siz tamamlayın, yani basit hesapla 36 milyon lirayı siz harcayın, beni konut sattığım kişilere ve satış gelirlerini temlik ettiğim bankaya karşı zor durumda bırakmayın.

Haldız inşaat’ın fesihle ilgili istedikleri kabaca böyle.

Uyanıklığın bu kadarı

Haldız İnşaat’ın uyanıklığını anladınız değil mi?

Projeden kendisine düşen dairelerin parasını, satarak veya satış gelirini bankaya temlik verip kredi alarak, cebine koymuş.

“Cebine koymuş” derken, almış borç ödemiş veya başka işlerine kullanmış…

Aldığı paraları bu projeye harcasa, proje tamamlanacak, sorun kalmayacak.

Şimdi meteliği tüketmiş, köşeye sıkışmış, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne “kendini kurtartmak” istiyor.

Kendisinin tamamlaması gereken (çünkü parasını almış) işi, KENTKONUT’a yani Büyükşehir Belediyesi’ne tamamlatmak istiyor.

Haldız’ın talebindeki “devlet zararını” düşünebiliyor musunuz?

İşte ben bunu anlatmak istiyorum.

SP İl Başkanı Zafer Mutlu’nun bütün çabası da bunun için.

Yoksa bize ne?

Ama sen Büyükşehir Belediyesi’nin kasasından on milyonlarca lira almak istersen, biz buna karşı çıkarız.

Çünkü o para, belediye yöneticilerinin parası değil, bu milletin parası.

Tahir Büyükakın’ın kararı acaba ne olacak?

“Yasal hakkımızı kullanıyoruz” diyorlar.

Ne yasal hakkı?

Yazı uzadı, o yasanın ne olduğunu bir başka gün anlatayım size.

Haldız İnşaat, “ihale feshi” talebinde bulunalı üç ayı geçti.

Eğer haklı olsalardı, eğer talepleri sağlam yasal gerekçelere dayansaydı, ihalenin feshi dediğin iki günlük, bilemedin bir hafta on günlük iş.

Neden fesih işlemleri bugüne kadar tamamlanamadı?

Şimdi bütün gözler Başkan Tahir Büyükakın’da.

Büyükakın, önemli bir sınavda.

Yol ayrımında…

İhalenin feshi konusunda; “Haldız”dan yanı mı, yoksa “devlet”ten yana mı olacak?

Partilisi “Macit Haldız’ın çıkarlarını” mı, yoksa “devletimizin çıkarlarını” mı gözetecek?

Kocaeli halkı merakla bu sorunun cevabını bekliyor.

İzlemeye devam edeceğiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

kibarcik - dogru neyse ınannan oyle yapar sonuc ne olursa hak da olmuş olur tabıı hakkıyla davranılırsa dogrununkarsısında egrı duşrulmazvesealm

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 20 Ekim 14:29
04

İzmi̇tli̇ - BÜYÜKŞEHİR BU PROJEYİ KENDİ İMKANLARIYLA YANİ BİZİM PARAMIZLA TAMAMLARSA,HAKKIMIZ HARAM ZIKKIM OLSUN.HALDIZ GİTSİN GAYRİMENKUL SATSIN.BUNLAR BİRDE MÜSLÜMANLIĞI KİMSEYE BIRAKMAZLAR.

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 20 Ekim 10:05
03

Vatandaş - Vatandaş olarak şu konuyu gündemde tuttuğunuz için çok teşekkür ederim. Konuyu gündeme getiren herkesi nasıl saldırıyorlar hayretler içerisinde izliyorum. Saldıranlara dikkat edin konu hakkında en ufak bir açıklama yok. Buradan vahamet anlaşılıyor. Başkandan ses olmaması gerçekten düşündürücü.

Yanıtla . 10Beğen . 0Beğenme 20 Ekim 09:00
02

Serkan - Emin olun Tanzer abi, devlet hakkını yedirmez başkan. O diğerlerine benzemez. Bu arada zerre kadar AKP seveni değilim ama başkana güveniyorum.

Yanıtla . 3Beğen . 2Beğenme 20 Ekim 00:46
01

Zafer Yılmaz - Haldız kimki, tahir bey onu kurtaracak, tahir bey meytül malın 1 kuruşunu yedirmez. yedirirse zaten işi biter.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 19 Ekim 20:22


Anket Yeni alınan karardaki tedbirleri yeterli buluyor musunuz?