Reklamı Kapat

Bir “grip aşısı” olayını bile ağızlarına yüzlerine bulaştırdılar

Neden böyleyiz?

Neden geliyorum diyen bir sorunun önlemini önceden almıyoruz.

Öngörümüz neden bu kadar sığ?

Vatandaşa eziyet ederek nereye varmak istiyoruz?

Türkiye, bu yıla kadar “grip aşısı” sorunu hiç yaşamadı.

Grip aşısı yaptırmak isteyenler, kış yaklaşırken eczaneye gitti, parasını ödeyip aşısını aldı, hatta eczanede iğneci varsa hemen orada aşısını oldu işini bitirdi.

Veya aşıyı aldı, doktoruna yaptırdı…

Ben şimdiye kadar grip aşısı olmadım, bu yazdıklarım arkadaşlarımın anlattıkları.

Geldik bu yıla…

Mart ayından beri toplum olarak pandemi kıskacındayız.

Yaz gelsin bu beladan kurtuluruz diye düşündük, kurtulamadık.

Eski günlere geri döndük, sıkıntı daha da arttı.

Risk grubundakilerin “grip” konusunda dikkatli olması gerekiyor.

Yani gribe yakalanmamaya çalışacaklar.

Önlem olarak da mutlaka “grip aşısı” olmaları gerekiyor.

Risk grubunda 20 milyon kişi var

Risk grubu derken, kimler bu gruba giriyor?

*65 yaşın üstündekiler…

*Kronik hastalığı olanlar…

Uzmanlar, 84 milyon nüfusumuzun 20 milyonunun risk grubunda bulunduğunu söylüyorlar.

Diyelim ki, yarısı benim gibi kendine güveniyor, aşı olmak istemiyor.

Ama bugün emin olun 10 milyon kişi “aşı” peşinde.

Hele hem 65 yaşını geçip, hem de kronik hastalığı bulunanlar.

Ancak Sağlık Bakanlığı öyle bir sistem kurmuş ki, otomatik sorgulamada kanser hastaları bile risk grubunda görünmüyor.

İşte sorun tam burada düğümleniyor.

Koskoca devlet, bu yıl ülkemizde grip aşısına aşırı talep olacağını düşünemedi mi?

Düşünmemiş olacaklar ki, yurt dışına sadece 1 milyon 300 bin dozluk aşı siparişi vermişler.

Anlatmaya çalıştım, ihtiyaç bunun en az 10 katı.

Şimdi herkes aşı peşinde.

Tanıdığı eczacıları ve ecza deposu sahipleri yokluyorlar, acaba el altından bir şeyler yapılabilir mi diye.

Bir eczacı arkadaşımla görüştüm, vatandaşlardan “Sizde mutlaka birkaç tane fazladan vardır, eşim ve bana iki tane ayarlayın, bunun için 4 bin lira ödemeye hazırım” diye teklifte bulunan bile varmış.

Oysa bir doz grip aşısının bedeli 72 lira.

Sağlık Bakanlığı, grip aşısının serbest satışını yasakladı.

Ancak reçete karşılığı satılabiliyor, o da yok.

Geçenlerde bir eczacı televizyonda konuşuyordu.

Doktordan reçete alan 900 kişi, grip aşısı alabilmek için eczaneye ismini yazdırmış, ancak 4 kişiye aşı verebilmişler.

Arz ile talep, böylesine orantısız.

Eczacılar büyük baskı ve töhmet altında.

Önümüzdeki günlerde eczanelerde “grip aşısı kavgalarına” tanık olursak, şaşırmayalım.

 Reçete yazılabilmesi için risk grubunda olman şart

Grip aşısı olmak isteyen vatandaş, önce aile hekimine gitmek zorunda.

Aile hekimi sisteme giriyor, senin “risk puanını” görüyor.

Risk puanı, kriterlere bağlanmış.

Vatandaşın aşıya ulaşımını engellemek için şartlar iyice zorlaştırılmış.

Konunun uzmanı bir doktor arkadaşım, geçenlerde sohbet ederken şunları söyledi:   

“Geçen yıllarda biz diyabetli hastaya direkt aşı yaparken şimdi diyabetli hastanın komplikasyonlarının olması lazım. Şekerinin gözüne vurması, böbreğinin zarar görmüş olması lazım. Bir tarafının felç geçirmiş olması gibi… Daha önce 65 yaş üstüne direkt aşı yaparken şimdi 65 yaş üstünün başka hastalıklarının olması lazım.”

KOAH hastaları bile listede yok

Risk Skoru’na göre, listede yer alan hastalıklar ve puanlamaları şöyle:

Bilgiler yine arkadaşımdan:

“KOAH hastaları bu listede hiç yok. Kalp damarlarında tıkanıklığı, akciğerinde ya da midesinde problem olanlar, beyin kanaması geçirmiş buna benzer rahatsızlığı olanlar ve karaciğer rahatsızlığı olan hastalar 1 puan alabiliyor. Aşı için toplam puanın en az 5 ve 5’i geçmesi lazım. Eğer şekeriniz var, gözünüzde problem var veya böbreklerinize şeker vurmuşsa 2 puan alabiliyorsunuz. Böbrek hastalığınız orta veya ağır derecede ise 2 puan. Felç geçirdi iseniz 2 puan. Etrafa çok fazla dağılmayan bir kanser türü varsa 2 puan. Lenf kanseriyseniz 2 puan. Karaciğerinizde orta ve ağır derecede bir rahatsızlık varsa 3 puan alabiliyorsunuz. Eğer çevreye yayılmış bir kanser türünüz varsa, AIDS iseniz o zaman 6 puan alabiliyorsunuz.”

Arkadaşım bu kriterleri sıralarken, Anadolu’da çok kullanılan “Ölme eşeğim, ölme…” sözü geldi aklıma.

Grip aşısı olabilmek için 5 puanı tutturabilirsen tuttur.

Aile hekimleri büyük sıkıntı içinde

Gördüğüm kadarıyla, bu grip aşısı rezaletinde en büyük sıkıntıyı önce aile hekimleri, sonra da eczacılar çekiyor.

Aile hekimleri, öyle kafalarına göre “grip aşısı reçetesi” yazamıyor, ancak bu durumu vatandaşa da anlatamıyor.

Vatandaş, “Bir çıkış yolu vardır” diye diretiyor.

Eczacılar da, “el altından satılıyordur” töhmeti altında.  

Yine doktor arkadaşım, geçenlerde başına gelen bir olayı anlattı:

“92 yaşındaki bir kanser hastası, oğlu ile birlikte geldi. Hastanın risk grubuna baktık, risk grubunda değil. Hasta şaşırdı, oğlu da benimle ağız dalaşına başladı. Saydı döktü… Yapacak bir şey yoktu…”

Uzmanların görüşü ne?

Uzmanlar diyor ki:

*65 yaşını geçenler…

*Kronik hastalığı bulunanlar…

Mutlaka grip aşısı olmalı.

Hele hem 65 yaşını geçmiş, hem de herhangi bir kronik hastalığı varsa, grip aşısı kaçınılmaz.

Yusuf Çağlar’dan gelen mesaj

Tam bu yazıyı yazarken Prof. Dr. Yusuf Çağlar aradı.

Grip aşısı konusunda yaşadığı sıkıntıyı anlattı.

Yusuf Çağlar, biliyorsunuz Kocaeli Üniversitesi Rektör Yardımcısı olarak uzun yıllar kentimize hizmet etti.

Emekli oldu, şehrimize yerleşti.

Yusuf Bey’in söyledikleri şöyle:

“1046 doğumluyum. 49 yıllık hekimim. 7 yıldır grip aşısı oluyorum. Aşıları paramla alıyordum. Bu yıl aşı için eczaneye başvurdum, reçete yazdırmamı söylediler. Hastanede benim ve eşimin adı risk grubunda çıkmadı. Sağlık Bakanlığı’nın protokolüne göre, aile hekimine başvurmamı söylediler. Aile hekimi de üzülerek puanımın tutmadığını, reçete yazamayacağını söyledi. Para ile aşı alamıyorum. Ne yapacağımı şaşırdım. Kendimi hiç bu kadar aciz hissetmemiştim…”

Şimdi Yusuf Çağlar haksız mı?

Kendisi sağlıkçı…

Aşının önemini çok iyi biliyor…

Ama parasıyla aşıya ulaşamıyor.

Bunun adı rezalet değil de nedir?

Bu sorun mutlaka çözülmeli

Bu sorun bana pandeminin ilk günlerinde yaşadığımız “maske sorunu”nu hatırlattı.

“Maske bedava olacak, para ile sattırmayız” dediler, bedava maske dağıtımını beceremediler, sonra pes edip maskenin para ile satımına izin verdiler.

Şimdi de aynı durumu yaşıyoruz…

Aşının serbest satışı yasak, sadece risk puanı tutanlara aşı vurulacak.

Uygulama böyle.

Bence Sağlık Bakanlığı bu uygulamadan vazgeçmeli.

Geçmeyip de ne olacak, baksanıza ağızlarına yüzlerine bulaştırdılar.

Madem devletin ekonomik durumu “bu aşıyı kronik hastaların tamamına ödeyemeyecek kadar” kötü, aşının satışı serbest bırakılsın, parası olan aşıyı kendisi alsın, parası olmayanın aşısını da devlet karşılasın.

Vatandaşa bu kadar eziyet neden?

  

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni alınan karardaki tedbirleri yeterli buluyor musunuz?