Reklamı Kapat

ABD’de seçimler neden hep kasım ayında, neden hep salı günü?

Bir hafta sonra bugün, yani 3 Kasım Salı günü ABD’de başkanlık seçimi var.

Ne garip değil mi?

Haydi, kasım ayını anladık da, neden seçim salı günü?

Tatil günü dururken, ABD’de seçimler neden hep salı günleri yapılıyor?

Kasım ayının özelliği ne?

Salı gününün anlamı ne?

Bunları anlatmak istiyorum bugün.

Tabii bilmeyenlere…

228 yıldır değişmeyen sistem

Unutuyoruz, her 4 yılda bir tekrar aynı soruyu soruyoruz…

ABD’de seçimler neden hep kasım ayında, neden hep salı günü?

Bizim mantalitemize göre çok garip değil mi?

Seçim bitiyor, 4 yıl sonraki seçimin hangi tarihte yapılacağı şimdiden belli…

İşte sistem bu!

Müdahale yok!

Karambol yok!

O şöyle istedi de bu böyle istedi de, süreyi uzatalım veya öne alalım yok!

Kasım ayında değil de haziranda yapalım yok!

Salı günü değil de pazar günü yapıverelim yok!

ABD’de başkanlık seçimleri 4 yılda bir yapılır…

Kasım ayında yapılır…

Kasım ayının ilk pazartesi gününü takip eden salı günü yapılır…

İşte bu kadar!

Kimse bunu tartışmaz.

Tartışamaz…

Kimsenin bu sistemi değiştirmeye gücü yetmez.

Bu sistem, taa 1792 yılından bu yana uygulanmaktadır.

Yani tam 228 yıldır…

Bir şey daha…

Başkan seçilen, seçim sonuçları açıklanır açıklanmaz hemen gidip koltuğa oturmaz.

Bunun da 1792 yılında kuralı konmuş.

Seçim kasım başında yapıldı mı, yapıldı…

(Kasım ayının ilk pazartesi gününü takip eden salı günü, seçim dönemlerine göre 2-8 Kasım günleri arasına rastlıyormuş. 2012 seçimi 6 Kasım, 2016 seçimi 8 Kasımda yapıldı, bu yılki seçim ise 3 Kasım’da)

Seçim sonuçları kesin olarak ilan edildi mi, edildi…

Seçilen başkan ve başkan yardımcıları, seçimden sonraki ilk 20 Ocak günü saat 12.00’de göreve başlıyor.

Peki, aradaki 2.5 ayda ne yapıyorlar?

İşte bizim anlamadığımız, bizim kafamızın basmadığı bu!

Eski yönetim, yeni yönetime devleti tanıtıyor.

Devletin açık veya gizli bilgi ve belgelerini teslim ediyor.

Birlikte çalışıyorlar…

20 Ocak’ta görevi resmen teslim aldıklarında da, geçiş dönemi yaşamadan, acemilik çekmeden sistemi tıkır tıkır işletmeye başlıyorlar.

Neden kasım ayı ve neden salı günü?

Bu sistemin kurulduğu tarihlerde, yani 1792’de, ABD tam bir tarım toplumu…

Kasım ayı, çiftçilerin hasadı bitirdikleri, genelde az çalıştıkları bir ay.

Bu nedenle başkanlık seçimlerinin kasım ayında yapılması kararlaştırılmış.

Peki, neden salı?

Cumartesi günü, çiftçinin ürününü pazara götürdüğü günmüş.

Pazar, ibadet günü, yani kilise günü…

Pazartesi ise çiftçilerin dinlenme günü…

“Salı günü olsun” demişler.

Bunu da kurala bağlamışlar, kasım ayının ilk pazartesi gününü izleyen salı günü…

Görüyor musunuz, bu sistem 1792 yılında konulmuş ve bugüne kadar da uygulanıyor.

Tartışılmıyor…

Kimse değiştirmeye kalkmıyor.

Bizde…

Bir seçim yapılıyor bitiyor…

Diğer seçimin hangi yıl, hangi ay, hangi gün yapılacağı belirsiz.

Yukarıdaki muktedirlerin keyfi ne zaman isterse!

Bir yıl önce de olabilir, bir yıl sonra da…

Bazen yazın göbeğinde…

Bazen kışın ayazında…

Bizde belirli olan tek şey, seçimlerin bir “pazar günü” yapılacağıdır.

Ne diyelim…

Her konuda sistem kurabilen ülkeler, “gelişmiş ülke” oluyor…

Sistem kuramayan ülkeler ise “geri kalmış ülke”!

Her şeyin başı sistem!

Bireysel yönetim değil, kurumsal yönetim!

Kim kazanacak?

Trump mı, Biden mı?

Anketlerde hâlâ netlik yok.

Biden önde gibi görünüyor, ama belli olmaz.

ABD seçmeni 4 yıl önce herkesi ters köşeye yatırmıştı, bu seçimde de benzeri olabilir.

Aslında kim kazanırsa kazansın, fazla önemi yok.

Çünkü ABD’de “bireysel” değil, “kurumsal” yönetim esastır.

Devlet yönetiminde inanılmaz “dengeler” vardır.

Başkan da olsanız, bu dengeleri bozamazsınız.

Bozmanıza izin vermezler…

Bir defa ABD, “güçler ayrılığı”nın tavizsiz uygulandığı bir ülkedir.

Başkanın “oyun sahası” yüzde 10’dur, en fazla yüzde 15’tir.

Bunu, başkan seçilenler de, seçmenler de bilir.

İstekler, beklentiler bu doğrultudadır.

Başkanlık koltuğuna oturanlar, kendilerini “her şeye muktedir” olarak görmezler.

Toplum da, başkanlara bu gözle bakmaz.

***

Uzun bir konudur, yeri gelmişken birkaç cümleyle söz edeyim…

Dünyayı ABD’nin yönettiği sanılır.

Algı böyledir…

Ancak ABD’yi de dünyayı da yöneten CFR (Dış İlişkiler Konseyi) adlı bir kuruluştur.

ABD’nin ekseninde bu kuruluş vardır.

ABD’yi de dünyayı da bu kuruş şekillendirir.

Seçimi kim kazanırsa kazansın, ipler büyük oranda CFR’nin elindedir.

Başkanın, CFR’nin izin verdiği oranda “hareket kabiliyeti” vardır.

Bu nedenle kimse, ABD’nin politikalarında “büyük sapmalar” beklemesin.

ABD’nin değişmeyen mantalitesi bellidir.

Bu mantaliteye göre, bütün dünya ABD’nin çıkarlarını gözetmek ve ABD’ye hizmet etmek zorundadır.

Yani “emperyalizm”, ABD’nin değişmeyen çizgisidir.

ABD seçimlerini bu gözle değerlendirmeliyiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni alınan karardaki tedbirleri yeterli buluyor musunuz?