Reklamı Kapat

97. Yıldönümünde CUMHURİYETİMİZ…

Tarih; “bilimsel, teknolojik ve ekonomik değişimlerin” belgesidir.

Toplumsal yaşamın doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan “DEVLET” düzenleri, zaman içinde köklü değişimlere uğramışlardır.

Kabile Devleti’nden başlayarak, Krallık, Padişahlık sürecinin sonunda “ULUS DEVLET” kimliğine ulaşılmıştır.

Ulus Devlet;

farklı etnik köken ve dini inançlara sahip ve “ORTAK BİR TARİH ve KÜLTÜR” değerlerinde bir arada yaşama iradesi gösteren toplumların seçtiği devlet düzenidir.

Ulus Devlet’in temel değerleri ise; “Demokratik, Laik, Sosyal bir HUKUK DEVLETİ” dir.

Farklı inanç ve etnik kökendeki insanların barış içinde birlikte yaşamaları, bu temel değerlerin var olmasına bağlıdır.

Bu değerlerin yaşandığı Ulus Devleti’nin olmazsa olmaz koşulu da CUMHURİYET yani “HALK EGEMENLİĞİ” dir.

Osmanlı Devleti, çağının en parlak devlet örneğidir.

Osmanlı Devleti’nde bir sülalenin mutlak egemenliği söz konusudur.

Osmanlı Devleti, o parlak yıllarının bir noktasından sonra, “bilim, teknoloji ve ekonomik güç” olarak önce gerilemiş, sonra topraklarını ard arda yitirmiş, son demlerinde Batılı devletlerin EKONOMİK ve SİYASAL egemenliğine düşmüş ve SEVR Antlaşması ile parçalanmış, “YÖNETİM İRADESİNİ” yitirmiştir.

Buna karşın, Mustafa Kemal Paşa ve O’na inanan silah arkadaşlarının, ANADOLU İNSANI ile el ele vererek kazandığı “KURTULUŞ MÜCADELESİ” sonunda CUMHURİYET yönetimi kurulmuştur.

622 yıl, bir sülalenin egemenliğinde “Padişahın Kulları” olarak yaşayan, ekonomik gücü ve eğitim düzeyi zayıf bir toplumun kısa sürede “Demokratik bir devlet” oluşturması kolay olamaz.

Cumhuriyet’in ilk yıllarını bugünün demokrasi kültürü ile kıyaslamak ve eleştirmek mümkün değildir.

Ancak, özellikle Mustafa Kemal’in yönetiminde geçen ilk 15 yılda, eğitim, ekonomi ve toplumsal ve kültürel yaşamda önemli gelişmeler yaşanmıştır.

1938’de ATATÜRK’ün bedensel ölümü sonrası, Batılı güçlerin ve içimizdeki “işbirlikçilerin” oyunlarıyla, ülkemizdeki din ve etnik köken faktörleri kullanılarak, Cumhuriyet’in temel değerleri sarsılmaya başlamıştır!

1980 Askeri Darbesi sonucu “ULUSAL EKONOMİK DÜZEN” bozulmuş, tüm halkın ortak varlığı, geçim kaynağı ve ülke ekonomisinin lokomotifi olan kamusal üretim kaynakları büyük ölçüde yabancı şirketlerin eline geçmiştir.

Yap-İşlet-Devret modeli projelerle, ülkemiz ağır bir borç yükü altına sokulmuş, eğitim düzenimiz “ULUSAL EĞİTİM” kimliğini yitirmiş, “nitelikli insan gücü yetiştirme” gücünü kaybetmiş, “LAİK DEVLET” kimliği sarsılmıştır!

Son yıllarda ise, “ULUSAL BAYRAMLAR” gölgelenmeye, “ATATÜRK” ve “LAİK DEVLET”e karşı bir saldırı başlamıştır.

Kimileri, bu çağda “Osmanlı Düzenine dönüş” hayalleri kurmaktadırlar!

Öte yandan halk, yoksulluk ve büyük kaygılar içindedir.

Tüm bu olumsuz koşullara rağmen, bu ülke vatandaşlarının Cumhuriyet’e, Mustafa Kemal Atatürk’e ve Laik Devlet’e olan inanç ve bağlılıkları yok olmayacaktır.

Türkiye Cumhuriyet’i sonsuza dek onurla yaşayacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni alınan karardaki tedbirleri yeterli buluyor musunuz?