Reklamı Kapat

Nazım'ın ormanı

Ülkemizin bir Orman Kanunu var. Tam 64 yıl önce, 1956 yılında  kabul edilmiş.

 

Bu kanunun birinci maddesinde orman tanımı şöyle yapılmıştır: “Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları”

 

Anaokulundaki bir çocuğa “orman nedir?” diye sorsanız o da “ağaçların olduğu yer “ diyecektir.

 

İçerdiği konusu, yanlış tanımlanmış bir kanundan ne beklenebilir? Bu nedenle, çeşitli maddelerinde yıllarca orman alanlarının azalmasına neden olmuş değişiklikler ve eklentiler yapılmamış mıdır? Yapılmıştır..

 

Orman, en güzel şekilde büyük şair Nazım Hikmet’in “Davet” isimli şiirinin son satırlarında yazdığı içerik baz alınarak tanımlanabilecek bir varlıktır. Yani tanımına bu satırların ruhu işlenmiş olmalıdır.  

 

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

ve bir orman gibi kardeşçesine,

bu hasret bizim...

 

Nazım şiirlerinde hep özlemlerini ortaya koymuştur. Burada her insanın hür ve başkalarına sevgi ile bağlı yaşamasına olan özlemini vurguluyor. Bu özlemini belirtirken ormanı örnek gösteriyor.

 

Evet…Bu bir gerçek; Çünkü ormanda yaşam böyledir. İnsan etkisinden uzak ormanlarda doğa kanunları, bitkileri, mantarları, gözle görülemez bakteri, virüs gibi mikroorganizmaları, mantar, yosun, böcek ve solucan gibi canlıları, hatta ayı, kurt, çakal gibi büyük hayvanları  en uygun yaşam yerlerine yönlendiriyor. Bu yerler bir ağacın kabuğunda, bir yosunun dibinde gözle görülemeyecek kadar küçük olabiliyor. Ormanın toprağını onların arasında yatay ve düşey yönde pay ediyor. Birbirleriyle uyum sağlayacak, birbirlerinin yaşamını engellemeyecek, kısıtlamayacak ve hatta kolaylaştıracak olanları bir araya getiriyor. Bütün canlılar payından memnun ve yaşamları için sadece kendisine ayrılan alanları kullanıyor.

 

Doğanın kanunları  ormanı oluşturan ögelerin her birine yaşam birliğini sürdürebilmeleri  için ayrı ayrı görevler de veriyor. Hepsi buna uyuyor.

 

Oradaki bitkilerin ve diğer bütün canlıların mükemmel bir işbirliği söz konusu:

 

Büyük ağaçlar  yeni yetişenlere ve başka bitkilere adeta göz-kulak oluyor. Taçlarıyla onları şiddetli yağışlardan, rüzgarlardan ve dondan koruyorlar.

 

Toprağın içindeki bazı mantarlar ağaçların kökleriyle ortak yaşayarak aralarında besin takası yapıyorlar.

 

Güneş ışığı bile paylaşılıyor. İnanmak çok zor ama bazı ağaç türleri yeni oluşmuş fide ve fidanlar ile ışık ihtiyacı yüksek olan bitkiler ışıksız kalmasın diye taçlarındaki dalların uçlarını komşu ağaçların dallarından uzak tutuyorlar.

 

Yardımlaşma o kadar büyük boyutta ki bir böcek veya mantar tasallutuna uğrayan ağaçlar diğerlerini uyarmak için özel kokular salıyorlar.

 

Dökülen yapraklar, kuruyan dallar ve çürüyen gövdelerin bileşimindeki maddeleri görevliler çözüyor ve toprağa katıyor. Ölen her ağaç yeni ağaçların, yeni bitkilerin oluşmasına katkıda bulunuyor.

 

Böylece orman, tek bir organizma gibi toprağını kendi onarıyor,  gübreliyor, verim gücünü dengede tutuyor ve bütünlüğünü koruyor. Onu her geçen gün bünyesinde barındırdığı bitki ve diğer canlılar için daha uygun hale getiriyor.

 

Dünya üzerinde canlı varlıkların, aralarında böyle karmaşık ilişkiler kurarak oluşturdukları yaşam dünyasına "Ekosistem" denilmektedir.

 

Yeryüzünde en dengeli, en düzenli, en istikrarlı ve en sağlıklı olan ekosistem orman ekosistemidir.

 

İşte Nazım’ın ormanı örnek göstererek özlediği sistem böyledir.

 

Ama ne yazıktır ki günümüz toplumları orman kadar olamıyor.

 

Kaynak:  

1)Birand H.,1968.Alıç ağacı ile sohbetler

2)Çepel N., 2006. Ekosistem, doğal denge ve insan. (Erozyon, Doğa ve Çevre  Türkiye Erozyonla mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı.TEMA .Yayın No 51)    

3)Pienetablunews.2017. Il suggestivo fenomeno in cui le cime degli alberi non si toccano.

4)Sciencepost.2017.Quand les arbres sont “timides” et refusent de se toucher.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs (Covid-19) aşısı çıktığında, aşı olacak mısınız?