Reklamı Kapat

Mesut Yılmaz’ın ardından

Her an o acı haberi bekliyorduk, dün sabah geldi.

İki yıldır kanser tedavisi gören Mesut Yılmaz, hayata gözlerini yumdu.

Allah rahmet eylesin, yakınlarının, hepimizin başı sağ olsun.

Mesut Yılmaz aslında 2017’de oğlu Yavuz’un intihar ettiği gün ölmüştü.

Bu acı olay onu hayattan koparmış, içine kapanmıştı.

Derken kansere yakalandı ve beklenen son yaşandı.

73 yaşında aramızdan ayrıldı.

Mesut Yılmaz, tanıdığım siyasetçilerden biriydi.

Gazeteci olarak tanıyordum…

Kurup 15 yıl yönettiğim KOSİAD ( Kocaeli Sanayici ve İşadamları Derneği) Başkanı olarak tanıyordum.

Beraberliklerimiz oldu.

Başbakanlık; 90’lı yıllarda, ülkemizin hemen hemen her bölgesinde, “Türkiye’nin 2023 vizyonu ne olmalı” konulu “arama konferansları” düzenliyordu, ben de düzenleme komitesinin içindeydim.

Bu konferanslardan önce ve sonra Mesut Yılmaz’la görüş alışverişinde bulunurduk.

Konuştuklarımızı bazen yazılı olarak ister, oturur hazırlar gönderirdim.

Kendisini, KOSİAD’ın her ay düzenlediği “ Kartepe Toplantıları”nda da ağırlamıştık.

KENTSA salonunda, 400 sanayici ve işadamının davetli olduğu toplantıda, güncel sorunlar üzerine etkili bir konuşma yapmıştı.

Yine,  EGS Holding ile birlikte yürüttüğümüz “Serbest Şehir” projesi sürecinde de defalarca bir araya gelmiştik.

Zaman zaman “Kocaeli siyasetindeki gelişmeler” konusunda da yazılı veya sözlü görüşümü alırdı.

Bazılarına uyar, bazılarını es geçerdi.

Uyardığım bazı konularda olumsuz sonuç alınınca da “Sen haklıymışsın” derdi.

Ayrıntılarına girmeyeyim, 1994 yerel ve 1999 genel milletvekili seçimleri hatalı aday göstermeleri nedeniyle ANAP’ın başarısızlığı ile sonuçlanmıştı.

Seviyeli siyaset yaptı

Bugünden o günlere baktığımda şunu görüyorum.

“Seviyeli” bir siyaset vardı.

“Hoşgörülü” bir siyaset vardı.

Siyasetçi, cemaat ve tarikatlarla bugünkü kadar iç içe girmemişti.  

Mesut Yılmaz da seviyeli siyasetin öncülerindendi.

Üç hükümette başbakanlık yaptı, başbakanlığı süresince diğer parti liderlerini incitecek bir sözünü hatırlamıyorum.

Parti liderleri arasında “medeni bir diyalog” sürer giderdi.

Kimse kimsenin giyimine kuşamına, yediğine içtiğine, camiye gidip gitmediğine karışmazdı.

Temel sorunlar yine aynıydı, ama toplumda genel bir huzur vardı.

O iklimin yaratılmasında Mesut Yılmaz’ın mülayim, yani “yumuşak huylu” tutumunun büyük etkisi olduğunu düşünüyorum.

Hiç “eksisi” yok muydu?

Olmaz olur mu, her siyasetçi gibi onun da eksileri vardı.

*Sağlığına dikkat etmez, çok sigara içerdi.

*Disiplinli çalışmayı pek sevmezdi.

*Doğru ekip kuramadı.

*Seçimlerde aday belirlerken, tercihlerini fazlasıyla hatır –gönülden yana kullandı.

*Merkez sağın umudu olamadı, ANAP’ı diri tutamadı.

Mesut Yılmaz, artılarıyla eksileriyle, sevabıyla günahıyla bir hayat yaşadı ve aramızdan ayrıldı.

Allah rahmet etsin.

Sevenlerinin başı sağ olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni alınan karardaki tedbirleri yeterli buluyor musunuz?