Reklamı Kapat

Z Kuşağı nedir, kimdir?

Pandemi döneminde yeni kavramlar oluştu.

Bunlardan biri de Z Kuşağı…

Son günlerde siyasiler hep Z Kuşağı’ndan bahseder…

Peki nedir bu Z Kuşağı…

Hürriyet Gazetesi’nde konuyla ilgili şu habere rastladım.

Birlikte okuyalım;

Z Kuşağı, özellikle yetişmekte olan yeni nesil için kullanılan tanımlayıcı isimdir.

Belirli yaş aralığında doğan kişilerin özelliklerini ifade eden Z Kuşağı, bazı kriterlere göre tanımlanabilmektedir.

Bilgiyi çok hızlı işleyebilmek gibi özelliklere sahip olan Z Kuşağı, belirli yaş aralığını kapsamaktadır. Peki, Z Kuşağı özellikleri ve yaş aralığı nedir?

İşte, o konu hakkında bazı bilgiler

ZEKİ KUŞAK, GOOGLE KUŞAĞI

Z Kuşağı olarak nitelendirilen belirli yaş aralığında doğmuş kişiler, çevresel şartlar doğrultusunda biçimlenen yaşamları ve özellikleri ile merak ediliyor.

Teknolojinin tam olarak hayatımıza yerleştiği yıllarda ergenlik dönemlerine giriş yapan Z Kuşağı, bazı kaynaklarda yer alan bilgilere göre zeki uşak, Google kuşağı olarak da bilinmektedir.

Peki, Z Kuşağı özellikleri ve yaş aralığı nedir?

 İşte, Z Kuşağı hakkında bilinmesi gerekenler

Z KUŞAĞI ÖZELLİKLERİ VE YAŞ ARALIĞI NEDİR?

Z Kuşağı 1995 ve sonrasında doğan kişileri temsil eder.

Çeşitli kaynaklarda internet kuşağı, zeki kuşak, Google kuşağı, '.com' kuşağı olarak da adlandırılmaktadır.

Z Kuşağı’nın çalışma nitelikleri şu şekilde sıralanabilir;

-Yaratıcı ve işbirlikçi olmak
-Oldukça zor çevresel, sosyal ve ekonomik sorunları çözmek
-Kendi kendini yönlendirebilmek
-Grup çalışmasını rahatlıkla yapabilmek
-Bilgiyi çok hızlı işleyebilmek
-Daha zeki olmak

HERKES ONLARI KONUŞUYOR!

ABD Başkanı Trump’ın seçim mitingini TikTok’u kullanarak trolleyen, Türkiye’de ise YKS krizine tepki göstererek görünür hale gelen Z Kuşağı gençler...

Herkes onları konuşuyor. Teknolojinin kucağına doğan, “Sokak oyunlarını dahi bilmezler” denilen bu kuşağa 2000’den sonra doğan herkes dahil mi?

Aynı düşünür, aynı mı yaşarlar?

Siyasal eğilimleri, refah seviyeleri, zevkleri aynı mı? Uzmanlara sorduk.

GÜÇLERİNİ KULLANMALARI

Z Kuşağı olarak bilinen yaklaşık 7 milyon seçmenin 2023 yılındaki seçimlerde önemli rol oynayacağı tartışılıyor.

Siyasal iletişim uzmanı İbrahim Uslu’ya göre ise durum pek de sanıldığı gibi değil.

Zira bu kuşağın sandığa gitme oranı düşük, etkileri sınırlı.

Uslu, “Türkiye’de sandığa gitme ortalaması yüzde 85 bandında.

Z Kuşağı’nda ise bu oranın yüzde 60’lar civarı.

Bunun 2 nedeni olabilir.

Ya beğendikleri bir parti ve görüş yok, ya da siyasete uzak, apolitikler.

Sosyal medyada örgütlenip bir şeyleri protesto ediyor olabilirler ama sandığa gidip oy vermeleri için ‘ciddi’ bir olay ya da ‘tepki’ olması gerekiyor” diyor ve şöyle örneklendiriyor: “18-24 yaş grup, 2019 yerel seçimlerinde ilk turda sandıkta hiçbir etki göstermedi. Ne zaman seçimin yenilenmesi kararı verildi, o zaman ortaya çıktılar. İkinci turda İmamoğlu lehine yüzde 62 etkili oldular. Yani bu kuşağın güçlerini kullanma durumu şartlara bağlı.”

GENELLEME YAPMAK MÜMKÜN DEĞİL

Suat Özçelebi, sosyolojik ve politik anlamda ‘Z kuşağı’ genellemesi yapılamayacağını belirterek “Tüketim alışkanlıkları daha gelişmiş toplumlarda belki genellemeden söz edilebilir ancak az ya da gelişmekte olan toplumlarda 2000 sonrasında doğduğu halde okula gidemeyen, çalışmak zorunda kalıp ekmek derdine düşmüş olanlar var.

Pakistan ya da Afrika gençliğini sadece 2000 yılı doğumlu oldukları için Avrupa gençliği ile aynı potada eritebilir misiniz?

Öyle bir konumlandırılıyorlar ki bu gençleri, sanırsınız hepsi tek tip, hepsi birbirinin aynı! Sanırsınız aralarında hiç farklı siyasal eğilimlerde olan yok ya da olmayacak! Refah seviyeleri, zevkleri aynı!

Belirli bir tarihte doğmuş olmanın getirdiği bir dilime ait olmak aynı davranışları sergilemeye yetmez.

Gelecekteki birtakım siyasal akım ya da değişimlerin anahtarını bu kitlede aramak fazla genelleyici.”

BU KUŞAK İÇİN SİYASET ÜRETMEK ÇOK ZOR

“Öyleyse kim bu Z Kuşağı?” diye soruyorum.

Özçelebi “Önemsenmediklerinde ‘kindar’ olabiliyorlar.

Bunu illa bir siyasi tutum üretecekler anlamında düşünmeyin.

Buna o anlamı yükleyenler X ve Y Kuşağı bizleriz.

Onlar için daha çok ‘bandwagoneffect’ denilen durum geçerli.

Biri bir vagona takılınca arkasından herkes aynı vagona atlıyor.

Mesela bir konu ile alakalı hassasiyetleri mi var?

O konu özelinde ortaya çıkıyor, sosyal medyada mesaj veriyor, eleştiriyorlar ama sonra kayboluyorlar.

Mantıklı gördükleri ‘her şeyi’ destekliyor, bunun arkasında ‘Sağ, sol ya da merkez mi, liberal mi var?’ bakmıyorlar.

Doğru mu? Doğru. Bitti.

O nedenle bu kuşak için siyaset üretmek hayli zor” diyor.

BENCİL VE DÜRTÜSEL BİR KUŞAK

ÇOCUK ve ergen psikiyatrisi uzmanı Emel Tütüncü:

“Belli bir yılda doğanları bir kuşak altında toplamak işin kolayına kaçmaktır. 1990’lı yılların ortaları ve 2010’lu yılların başlarında ‘teknolojinin’ kucağına doğdular.

Sosyal medyayı yoğun kullanıyorlar, mahalle arkadaşlığı yerine internet üzerinden sosyalleşiyorlar.

Bizden farklılar ama kendi içlerinde de farklılar.

Genelleme yaparak onları ötekileştirenler ise biziz aslında.”

KİM BU ‘ZOOMER’LAR

“Gerçekten dürtüsel ve hayli benciller.

Egoları çok yüksek.

Kendilerini sürekli anlatma ve övme derdindeler.

Az emek verip başarılı olmak, çok para kazanmak, popüler olmak, ayrıksı olmak, bir başkasının acısına empati yapamamak gibi ortak özellikleri var.

Dikkat eksikliği yaşayanlar fazla. Ancak belirgin ortak özellikleri sebebiyle ‘Bunlar hep Z kuşağı oldukları için’ deyip geçilmemeli.

Aile bireylerinin birbirlerine daha fazla kaliteli zaman ayırıp sağlıklı iletişim kurdukları, çocuğun sosyalleşebildiği, arkadaş edinebileceği ortamlar yaratılmalı ki bu çocuklar kaybolmasın.”

**

Z Kuşağı ile ilgili haberi ve değerlendirmeyi yukarıda okudunuz…

Anlaşılan pandemi döneminde Z Kuşağı’na benzer yeni kavramlarla karşılaşacağız…

Resim

Z Kuşağı

XXXXXXXXXXXXXXX

Kur artışı mutfağa girdi zam rekoru getirdi

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonun Ar-Ge birimi KAMUAR'ın, fiyatlarını Ankara'daki pazar ve marketlerden her ay düzenli olarak derlediği ve halkın en fazla tükettiği 77 gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak yaptığı “halkın enflasyonu” araştırmasının ekim ayı sonuçları açıklandı. Buna göre, son bir yılda ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 7.6, et-balık fiyatlarında 22.7, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 23.3 oranında artış yaşandı. Bir yıl öncesine göre katı ve sıvı yağ fiyatları yüzde 35.6 oranında artarken, meyve fiyatları ise yüzde 44.7 artış gösterdi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 29, diğer gıda fiyatları ise yüzde 4.1 oranında zamlandı.

BÜTÇENİN 3'TE 1'İ GIDAYA

Araştırmada, “İktidarın, Türk Lirası'nın istikrarını koruyamaması, diğer bir ifadeyle döviz kurunun alıp başını gitmesi halka enflasyon olarak dönüyor. Türkiye'nin en yoksul kesimin aile bütçesinin en az üçte birini ayırmak zorunda bulunduğu gıda fiyatları eylülde bir önceki aya göre yüzde 1.7 oranında artarken açlık ve yoksulluğu da büyüttü” ifadelerine yer verildi. Sadece ekim ayında ekmek, un, bulgur, pirinç, makarna fiyatları bir önceki aya göre, yüzde 1.6 oranında artarken, et-balık harcamalarında ise yüzde 0.8 oranında yükseliş gözlendi.

XXXXXXXXXXXX

Mutlu olmak için bunları yapın!

Psikologlara göre daha mutlu bir insan olmak için yapmanız gereken 7 Aktivite…

1-Amaçlarınızın peşinden gidin. ...

2-Yaptığınız işte anlam bulun. ...

3-Sevdiğiniz insanlarla sık sık zaman geçirin. ...

4-Uzun süreli bir ilişkiye sahip olun. ...

5-Taze yiyecekler tüketin. ...

6-Spor yapın....

7. Deneyim satın alın.

Xxxxxx

Eskiden memura kız vermezlerdi, ya şimdi?

AKP iktidara geldiğinde devleti küçültüp, harcamaları kısarak daha verimli bir yapı oluşturma iddiasına taşıyordu. Kamu şirketleri satılacak işçiler özel sektör tarafından istihdam edilecek, merkezde toplanan yetkiler yerele devredilerek kadrolu memur sayısı azalacaktı. 2003 yılında Türkiye'de kamuda çalışan kişi sayısı 2 milyon 187 bin 599'du. 2020 yılının ikinci yarısı itibariyle kamuda istihdam edilenlerin sayısı 4 milyon 767 bine çıkmış durumda.  Devlette çalışan kişi sayısı 5 milyona yürüyor.  Son yıllarda işsizlik patlarken devletin işe aldığı insan sayısında büyük artış yaşandı. İnsanlar mesai giriş çıkış saatleri belli olan sabit gelirli memurluğun hayallerini çok erken yaşta kurmaya başladı.

**

Eskiden memura kız vermezlermiş… Maaşı az ev geçindiremez, kızımız perişan olur düşüncesiyle kapıları yüzlerine kapanırmış. Bu günlerde ise memur olmayana kız verilmiyormuş. O dönemlerde hor görülen memurlar, günümüzde en değerli meslek durumuna gelmiş. Gururu incinen, hor görülen memurlar, bundan sonra gerine gerine kız istemeye gidip, alınlarının akıyla hem de kolaylıkla evlenebilirler.

xxxxxxxx

2060 yılı ve tarım!

Yaşar Holding Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Başkan Yardımcısı Hasan Girenes, tarımın geleceği için Türkiye’deki tarımın geliştirilmesi ve sürdürülebilir faaliyetler ile desteklenmesinin önemine dikkat çekti. “50 sene önce 1 hektar tarım alanı 2 kişiyi besleyebiliyorken bugün 5 kişiyi besleyebiliyor. İlerleme tamam ama yeterli değil. Gelecek yıllarda 1 hektar alanın 5 kişiyi değil 10 kişiyi besleyeceği şekilde verimliliği artırmamız gerekiyor” diyen Hasan Girenes, önümüzdeki 40 yılda üretilmesi gereken gıdanın, geriye doğru 6 bin yılda üretilenden daha fazla olacağını belirtti. Yani anlayacağınız, tarım ve hayvancılığa değerinden daha fazla değer vermeliyiz…

Xxxxxxxxx

En fazla gıda israfı yapan ülke İsviçre

Ajans Press’in, Statista verilerinden elde ettiği bilgilere göre, geçen yıl en fazla gıda israfı yapan ülke İsviçre olarak görüldü. İsviçre’den sonra ilk 10’de yer alan diğer ülkeler sırasıyla Kanada, İngiltere, ABD, Fransa, Meksika, Almanya, Finlandiya, İtalya ve Belçika olarak kayıtlara geçti. En fazla gıda israfı yapan ilk 20 ülke arasında ise Türkiye yer almadı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mesut Akbulut - Mesaj Gönder

# AKP, çocuk

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs (Covid-19) aşısı çıktığında, aşı olacak mısınız?