Reklamı Kapat

“Sözün” özü

Nakib el-Attas, İslami Eğitim isimli kitabın kendine ait bölümünde, İslami eğitimin amaç ve esaslarına temas ederken şu tespitte bulunur:

İslam’da kişi, toplum ve devlet için çok yıkıcı kabul edilen bir şeyi yapmak, şu üç kötülüğü yapmak çerçevesinde söz konusu olur: Yalan söylemek, sözünde durmamak, emanete hıyanet etmek.

Bir başka ifadeyle, birey, toplum ve devleti yıkacak eylemler, bu üç kötülük etrafında şekillenir.

Yani bu üç kötülükten doğan eylemler bireyin, toplumun ve devletin yıkımına neden olacak sonuçlar doğurur.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın eğitime dair yakın bir zamandadile getirdiği endişelerini dikkate aldığımızda, hayli önemli gördüğüm bir tespit olduğunu söyleyebilirim.

Zira tüm eğitim sistemleri dört ana unsur üzerinde şekillenir. Bunların birincisi ve belki de en önemlisi ise “hedeftir”.

Yani ne yetiştirmek istediğimiz, neden yetiştirmek istediğimizin tespitidir.

Kalan diğer üç unsur olan içerik, öğrenme-öğretme süreçleri ve ölçme-değerlendirmenin esasları da hedefe bağlı olarak şekillenir, şekillendirilir.

Bu açıdan bakınca, Attas’ın işaret ettiği husus, eğitimin “nasıl insan” yetiştirmesi gerektiğine dair önemli bir vurgudur.

Buna göre insanınızı öncelikle “dürüst” ve dolayısıyla “adil” olmak üzere yetiştirmeyi hedeflemelisiniz.

“İyi insan”ın en temel niteliklerinden biri olan bu ilkeleri eğitim sisteminizin de temeline oturtmak durumundasınız.

“Münafıklığın” da alameti olan bu üç davranışın hiçbir şekilde meşru görülemeyeceğini yetiştirdiğiniz insanların zihnine nakşetmelisiniz ki dürüstlük ve adalet onların karakterihaline gelsin.

Eğer bu sağlanabilirse ne olur?

Mesela istediğini elde etmek için yapmayacağı şeyleri “yapacağım” diyerek insanları kandıran her sahadaki “yalan tüccarları” prim yapamaz ve bu “meslek” ortadan kalkar.

Mesela istediğini elde etmek için tutmaya niyetli olmadıkları ya da gücü elde ettikten sonra tutmayı umursamadıkları “vaatlerle” insanları kandıran “umut tüccarları” prim yapamaz ve bu “meslek” ortadan kalkar.

Aynı şekilde, koruması ve uygun biçimde kullanılması için kendine emanet edilen, ister kamuya ister bireye ait olsun, herhangi bir kaynağı ve değeri, kendi menfaatine göre harcayan, tüketen,gerektiği gibi korumayan “güven tüccarları” da prim yapamaz ve bu “meslek” de ortadan kalkar.

Bu “mesleklerin” prim yapamadığı için barınamadıkları bir ortam, içinde bulunan toplumu “dünyada cenneti” yaşamaya götürmez mi?

Ve bunu başlatmanın yolu aslında çok temel bir husustan geçiyor:

“Söz”ün değerini düşürmemek.

Çünkü bahsi geçen üç davranış “söz”ü değersizleştirmek anlamına gelir.

Ve sözü değersiz kıldığınızda varlığınızı da değersizleştirmeye başlarsınız.

Biz sözü,söz de bizi şekillendirdiğine göre, sözü yalan olanın hayatı da yalan olmaz mı?

Hayatı yalan olanın yaptığı herhangi bir işten “dürüstlük” ve “adalet” namına bir hayır gelir mi?

Dürüstlük ve dolayısıyla adaletin hükmünün olmadığı bir ortamda bireyin, toplumun ve devletin “yıkıcı” zarar almaması mümkün mü?

O nedenle, eğitim adına bir şeylerin düzelmesini istiyorsak, belki de en önce “söz”ümüzden, bunun için de sözümüzün ait olduğu “özümüzden” başlamak zorundayız diye düşünüyorum.

Bu başlangıcı yapabilmek adına ise:

“Ol demek” ile sözün “yaratmadaki” gücüne işaret eden Allah’ın (C.C.)buyurduğu, O’nun “hayır konuşmayacaksak susmamızı” tavsiye eden Peygamberi’nin (S.A.V.) duyurduğu ve kalbinde olmadığı halde “iman” ettiğini “söyleyenin” imanını kabul etmeyen,dolayısıyla imanı önce “dürüstlükle” değerlendiren bir dininmensupları olarak biz Müslümanlar, bugün moderneğitimi dini hassasiyetlerle eleştirirken öncelikle bu hususa dair “nerede” olduğumuzu da bir düşünelim derim.

Eleştirdiğimize dair “sözümüzle” ve buna bağlı olarak “özümüzle” nasıl bir alternatif model oluşturduğumuzu da dikkate alalım isterim.

Aksi halde, Allah rızası için hareket ettiğinden “söz eden” ama yaptığı sadece  “başkalarına iyiliği emrederken kendini unutmak” (Bakara, 44) olanların “modern” temsilcileri olmaktan öteye geçemeyeceğiz demektir…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Banu Gürer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Darıca Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?