Reklamı Kapat

ATATÜRK ölmedi, yüreğimizde yaşıyor

Her 10 Kasım günü Ulu Önder Atatürk’ün aramızdan ayrılışını bütün kalbimizle, özleyerek anıyoruz. Atatürk’ü devrinin en büyük komutanı ve devlet adamı olarak anmamız gerekir. Türkiye Cumhuriyeti’ni yeniden kuran bir siyasi dahi olarak anmamız gerekir. Bunun dışında “Atam sen kalk ben yatam” türü yahut dayısının çiftliğinde “kargaları kovalayan” kişi şeklinde basite indirgeyerek anmalar çok yapıldı. 

**

Çağının en büyüğü olan imkânsızlıkları başaran, küllerinden yeniden diri, dinamik bir ulus yaratan, çağdaş medeniyeti yakalamayı hedef edinen bu kahramanı yeterince anlayıp, anlatmamız gerekir. 

**

Aklı, bilimi, fen’i, muasır medeniyeti hedef gösteren dünyanın önünde saygı ile eğildiği bu dehayı yeterince anlayıp, anlatabilseydik bugün zerre kadar Atatürk düşmanlığı olmazdı ve olamazdı. 

**

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir”

“Bir Türk cihana bedeldir”

“Köylü milletin efendisidir”

“Beni Türk hekimlerine emanet ediniz”

“Öğretmenler yeni nesil sizin eserinizdir”

Gibi veciz sözleri ancak ölümsüz Atatürk gibi bir deha söyleyebilirdi.

**

Klişe sözler ile ve şeklen eksiklikler ile yapılan anma programlarına rağmen Türk toplumunda Atatürk sevgisi gittikçe artan hızla herhangi bir zorlama olamamasına rağmen kendiliğinden artmaktadır. Saat 9’u 5 geçe İstanbul Boğaz Köprülerinde araçlar duruyor, sürücüler ve içindekiler inip hazır ol vaziyetinde bir dakikalık saygı duruşunda bulunuyorlar. Diğer şehirlerde, caddeler, sokaklarda ve her yerde aynı manzarayı görüyoruz. Bu içten gelen anma ve saygı duruşu dünyada hiçbir lider ve topluma nasip olmamıştır. Hele hele ölümünden 82 yıl sonra yaşanan ve yaşatılan bu manzara saygı ile alkışlanacak bir onurdur. Bu yaşadığımız manzara Atatürk düşmanlarına gereken bir ders ve uyarıdır. Bugün içinde bulunduğumuz bazı sıkıntıları ve etnik ayrımcılığı da Atatürk’ü anmak ve anlamak suretiyle aşabiliriz. 

Türk ulusu deyimi bu topraklarda yaşayan herkesin ortak üst kimliği ve adıdır. Cumhuriyetin nimetleri sayesinde bir ve beraberiz. Birlik ve beraberlik içerisinde davranarak bu topraklardan düşmanları temizledik. Bu duygu, düşünce ve ruhla gelecekte başarıları yakalayabiliriz. 

Atatürk’ü yeniden anlamak ve anlatmak hepimizin boynunun borcu olmalıdır. 

Nur içinde yatsın. Rahmet ve minnetle anıyoruz…

MUTLULUĞUN PAYLAŞIMI

Azerbaycan’ın kahraman ordusunun Karabağ’da işgal altındaki toprakların kurtarılmasında göstermiş olduğu büyük başarı, bizlerin göğsünü kabartmış, milletimizin gücünü dünyaya göstermiştir.

Kocaeli Haydar Aliyev Kültür Derneği olarak Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile ortak proje hazırlanarak Azerbaycan’ın sevilen sesi Azerin’in assolist olarak katıldığı 14 Kasım 2020 Cumartesi günü yani bugün ‘Tek Millet İki Devlet Kardeşlik Konseri’ Kocaeli Kongre Merkezi’nde verilecektir.

Diğer yandan 15 Kasım 2020 tarihinde de Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı ile ortaklaşa yürüttüğümüz “Asılsız Ermeni İddiaları’na açıklık getirme projesi” kapsamında başta Kocaeli TV’de ve çok sayıda televizyon kanalında yayınlanmak veya haber haline getirilmek üzere bir program çekimi yapılacaktır.

Program kapsamında Azerbaycan Türküleri, Azerbaycan Halk Oyunları Ekibi gösterisi ve konunun uzmanlarının görüşleri yansıtılacaktır.

Azerbaycan’ın başarısını bir bayram günü sevinciyle kutluyor, şanlı Azerbaycan Ordusu’nu tebrik ediyoruz.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilal Dündar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ender Gürler - Ben şunu anlamıyorum söylediğiniz gibi Atatürk yüreklerde yaşıyorsa neden onu anmak devlet organizasyonu ile oluyor ? . Halkın yüreğinde yaşadığına göre bu konuda bir devlet yönlendirmesine gerek yok. Saat 9.05 geçe halk serbest bırakılır okullarda isteyenler onu anar. Söylediğinize göre halkın kalbinde yaşayan bir insana devletin tören yapması onu devlet zoru ile anılan bir kişi konumuna getirmiyor mu?. Bence bu konuda da bir yazı kaleme alsanız iyi olur.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 13 Kasım 22:27


Anket Darıca Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?