Reklamı Kapat

Cellatlar ve kurbanlar…

İnsanlık tarihi, insanın-insana ve insanın-doğaya yönelik vahşetinin tarihidir.

Canlıların en akıllı ve zekisi olan insan, bilimsel ve teknolojik buluşlar yaparak bir yandan yaşam koşullarını güzellerken, öte yandan; gem vurulmaz ihtirasları ile insana ve doğaya karşı kıyım yapıyor.

Bilim diyor ki; “Tüm canlılar DOĞA İLE BİRLİKTE YAŞAMAK” zorundadır. Doğaya kıyarsa, kendi sonunu da getirir!

Ormanları, tarım topraklarını korumalı; havayı, denizi, gölleri ve akarsuları kirletmemeli. Doğadaki diğer canlıları yok etmemelidir.

Dünyamız bugün, bir avuç ultra zenginin İHTİRASLARI yüzünden cehenneme dönmüş durumda.

Ormanlarda binlerce ağaca ve ormanda yaşayan diğer canlılara kıyıyor,  siyanürle altın arıyor! Lüks oteller için ormanları yakıyor!

Termik santraller, Nükleer santraller ve lokal savaşlarla havayı, suyu, toprağı kirletiyor.

Fabrikalarına arıtma tesisi kurmuyor; akarsuları, gölleri, denizleri zehirli atıklarıyla dolduruyor.

Ulaşımda büyük ölçüde karayolunu kullanıyor, geçtiği her alanda, egzoz gazlarıyla havaya, toprağa, akarsulara zehir saçıyor.

Sonunda, dünyamızı güneşin yakıcı etkisinden koruyan OZON TABAKASI yırtılıyor!

Elbette farkındasınız; artık dört mevsimi yaşayamıyoruz! Kış döneminde ani sıcakları, yaz döneminde ani soğukları, dolu yağışlarını, fırtınaları, sel felaketlerini yaşıyoruz.

“Çevre” başlıklı kupür arşivimdeki bir kupür önümde duruyor; “Buzullar eriyor, on binlerce yıllık VİRÜSLER UYANIYOR” diyor!

( 27 Temmuz 2017/Hürriyet)

Bir başka haberde, “Buzul çağı geliyor” başlığının altında; “Bilim insanları, Güneş’teki enerji dalgalarının azalması sonucu, Dünya, 2021 yılından başlayarak 2050’ye kadar mini bir buzul çağına girebilir” diyor!

Okyanuslar ısınıyor! Yalnızca ülkemizde 60’ın üzerinde göl kuruyor! Tarım alanlarımızı hızla kaybediyoruz!

“Kolay yoldan zengin olma” ihtirasındaki kimileri, imar plan değişiklikleri ile tarım alanlarında, dere yataklarında, çürük zeminlerde çürük binalar yapıyorlar!

Dağlarımız, ormanlarımız delik deşik!

Denizlerimizde balık nesli her geçen yıl hızla azalıyor!

Tarım ilaçları ile ARILAR ölüyor! Arılar yok olursa, aç kalacağımızı çoğu kişi bilmiyor!

Zararlı böceklerle beslenen kuşları, hem de yüzlercesini vuruyor ve bir de fotoğraf çektirip sosyal medyada yayınlıyor kimi katiller!

Öte yandan, vahşi sömürü dünyasının efendileri, “DAVOS’ta” artan dünya nüfusunu azaltarak, kendi başlarına keyifle yaşayabilecekleri bir dünyanın planlarını yapıyorlar!

Ortadoğu’da, Afrika’da, Yakın ve uzak doğuda, lokal savaşlar çıkarıyor, bir yandan silah ticareti yaparken, bir yandan da insan nüfusunu azaltıyor, kalanları da KÖLELEŞTİRİYORLAR!..

Bu vahşi eylemde, ellerine silah tutuşturulmuş, beyni boş, ruhu kirlilikle dolu TERÖRİST KATİLLERİ kullanıyorlar!

Bu vahşi dünyada “İNSANCA BİR YAŞAM” özlemi içinde ama salgın hastalıklar, terör, savaş ve deprem korkuları içinde ömür tüketiyoruz!

Ve ne yazık ki, yaşadığımız bu çileli düzenin kurgusunu yapan, tuzaklarını kuran, insan ve doğa düşmanı “VAHŞİ AVCILARI” büyük çoğumuz göremiyoruz!

Hatta, kimimiz bu avcıları “dost, müttefik, din kardeşimiz” sanıyoruz!

Yalanlarla, oyunlarla, televizyonlardaki saçma sapan kimi programlar ve dizilerle oyalıyor, uyutuyorlar bizi!

Şu gelip geçici dünyada, “İNSANCA BİR YAŞAM” olanağı bulamadan geçip gidiyoruz…

Yazık değil mi bize?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Darıca Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?