Reklamı Kapat

Bilime ve bilim insanına şaşı bakmak!

Osmanlı’yı yıkan en önemli neden;

 “bilimsel gelişmeye ayak uyduramamak, bilime ve bilim insanlarına karşı hoyratlık” idi.

Cumhuriyet’in kurucusu lideri Mustafa Kemal ve kadrolarının tavırları ise, bilime ve bilim insanına ilgi ve destek vermeleriydi.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında, yetenekli gençlerin eğitim için Avrupa’ya gönderilmeleri ve Avrupalı bilim adamlarının Türk üniversitelerinde görev almaları somut örnektir.

Zaman içinde, bu ülkenin üniversitelerinde çok değerli bilim adamları yetişmiş ve görev almışlar.

Ne yazık ki 12 Mart 1971 Muhtırası ve 12 Eylül 1980 Darbesi ile üniversitenin nitelikli kadroları tırpanlanmıştır!

Özellikle, üniversitelerin “idari ve mali özerkliğini” yok eden YÖK düzeni, üniversite eğitimine büyük zarar vermiştir. 

Siyasal egemen güç, bilimsel eğitime çok yönlü müdahil olunca, eğitimin kalitesi düşer, ciddi ve yetenekli bilim insanları gelişmiş ülkelere göçerler.

Bugün, ABD ve Avrupa ülkelerinde “Türkiye Cumhuriyeti Yurttaşı” pek çok bilim insanımız başarılı sonuçlar kazanmaktadırlar.

Son örnek; Almanya’da yaşamakta olan iki bilim insanımız, Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin “korona aşısı” üretimindeki büyük başarılarıdır.

Nobel ödülü kazanan Aziz Sancar, ABD’de yaşamasa o ödülü kazanabilecek bilimsel araştırma ve başarılara imza atabilir miydi?

Prof. Dr. Nejat Veziroğlu’nu anımsar mısınız?

O da ABD’de “Dünya Hidrojen Enstitüsü Başkanı” kimliği ile yaşıyor.

Bu değerli insan, AKP’nin ilk yıllarında Türkiye’ye geldi, Birleşmiş Milletler’in de onayı ile bu merkezi Türkiye’de kurmak istedi. Ülkesi için bir şeyler yapabilmenin heyecanı içinde, bu merkez için tahsis edilecek bir alan bekledi durdu.

21. yüzyılın en etkin ve güçlü enerji kaynağı Hidrojen Enerjisi için gerekli olan BOR madeni konusunda dünyanın en şanslı ülkesiydik. Dünya rezervinin yüzde 73’ü ilkemizdeydi. Enerji bağımlılığımıza son verme şansı vardı.

Nejat Veziroğlu, beklediği ilgi ve desteği göremedi. Sonunda pes etti ve tekrar ABD’ye döndü!

Üniversitelerimize bir bakın;

Rektörlerin bir kısmı, önceki dönemlerde AKP’de aktif siyaset yapmış, ya da 21. Yüzyılla çelişen kimlikleri ve sözleriyle şaşkınlık yaratan kişiler! Düşünün; üniversite öğrenimini tehlikeli bulan, “ben cehaletin ferasetine güvenirim” diyen öğretim görevlilerine tanık oluyoruz!

Öte yandan;

·       Ülkemizin Hukuk ve Yargı konusunda sorunları ve tartışmaları var. Bu konuda “kurumsal kimliği” ile görüş bildiren bir Hukuk Fakültesi yönetimine tanık oldunuz mu?

·       Ekonomik sorunlar üzerine “görüş ve uyarı” açıklayan bir İktisat Fakültesi var mı?

Üniversitelerimizde eğitim düzeyi son derece düşük! Mezun olanların önemli bir kısmı İŞ BULAMIYOR!

Çünkü, üniversitelerimizde “BİLİMSEL, İDARİ ve MALİ ÖZERKLİK” yok!

Bilim ve bilim insanı başta siyasi engel olmak üzere, karşılaştığı her türlü engeli reddeder!

Aksi halde “BİLİM, TEKNOLOJİ, MARKA oluşturma” ve “Bilim insanlarının huzur ve güven içinde çalışma, üretme olanağı olamaz!

İşte, bu nedenlerle bu ülkenin üniversiteleri “bilimsel başarı” sıralamasında çok gerilerde kalıyor!

“Gerçek bilim insanları” bilime ve bilim insanına saygılı ülkelere kaçıyor. Özgürce bilimsel araştırma yapabiliyor. Özgürce siyasal iktidarları eleştirebiliyorlar.

Çünkü, aksi olduğu takdirde, o ülkenin yurttaşları bilim adamının yanında, siyasal egemenin karşısında duruyor ve yanlış olanı cezalandırıyor!

Siyasi iktidarda kim olursa olsun, BİLİME ve BİLİMSEL GÖRÜŞLERE SAYGILI OLMALIDIR!

Yoksa, ne ekonomide, ne hukukta, ne bilimsel gelişmede, ne kültür düzeyinde, 21. Yüzyılın saygın ülkeleri arasında olamayız!  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Seyit Can - siz okullarda bilim yerine bir insanı öve öve göklere yükseltmeyi sürekli yaparsanız eğitim anlayışı bu olan ülkenin nasıl bilimde ilerlemesi beklenir. Objeler önünde duymayan hissetmeyen görmeyen moluküler yapılar sanki duyuyormuşçasına konuşmaya kalkarsıınz, pozitif bilimlere göre EX olan kişilerle konuşma rituelleri uygularsanız , bu anlayıştan yetişen insanların nasıl bilim üretmesini beklersiniz. Ancak 3. dünya ülkelerinin mistizmi öğretilir. Bu kafa yapısının değişmediği yerde bilim olmaz ancak mistik, paganist filim olur.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 19 Kasım 13:38


Anket Koronavirüs (Covid-19) aşısı çıktığında, aşı olacak mısınız?