Reklamı Kapat

Coronalı günlere şimdilik devam…

Corona virus nedeni ile dünyadaki diğer ülkeler ve halkları gibi bizlerde zor günler geçiriyoruz. Aşağı yukarı hepimizin virüs kapmış hasta tanıdığı, akrabası, arkadaşı mutlaka var.

Hastalığı ağır geçirenler, kaybedilenler hafif geçirenlerden daha çok dikkat çekiyor, moralimizi bozuyor.

Ama moralimizi bozmayalım çünkü bu günler bitecek, hayat normale dönecek. Panik halinin virüsten daha fazla zarar vermesine izin vermemliyiz.

Doğal olarak Corona virusun rahatsızlık vermesinin paniğe yol açmasının birçok nedeni var:

Kim hasta kim hasta değil kısaca kesin hasta sayılarını bilmiyoruz. Hastalığı farkına varmadan geçirenlerin oranını bilmiyoruz. Bilmediğimiz, göremediğimiz, öğrenemediğimiz her şey bizleri çok korkutuyor.

Toplumda bu kadar korkunç ve bulaşıcı bir hastalığın bildirilenin veya saptananın çok üstünde sayıda bulaştığını düşünüyorum.

Çok kimse belirtisiz geçiriyor.

İtalya nüfusu 60 milyon insan yaşıyor ve 266.853 vaka var. Ölüm oranı yaklaşık %10. Virüs İtalya’da 10 milyon, 20 milyon kişiye bulaşmışsa bu korkunç rakamlara ulaşır.

Türkiye’deki durumu düşünmek bile istemiyorum. Hepsi kenara Karamürsel’deki durumu hele hiç düşünemiyorum. Komşumuz Altınova’daki Tersanelerde çalışanların özellikle ilçemizde oturan kısmından ne kadar çok virüs yayıldığını duyuyoruz. Yada gezenler sayesinde ne kadar çok yaygınlaştığını duyuyoruz. Bu bütün bir ilçeyi hatta bölgeyi etkiliyor. 

Corona virüste paniğe yol açan en önemli neden sağlık sisteminin taşıyamayacağı kadar fazla yeni hastanın olması ve bu kaçınılmaz bir gerçek.

Ama bir doğruyu da yiğitlik yapmadan kabul etmemiz gerekir. Ne kadar kurallara dikkate edersek ve kendimizi korursak virüse yakalanma riskimizde o kadar azalır. Bunu aklımızdan çıkarmamız gerekir.

Eve kapanmak, alışkanlıklarımızı değiştirmek sinirlerimizi bozuyor, doğru haklısınız. Ancak bir başka olumlu pencereden bakarsak; Tüm Dünyada olduğu gibi ülkemizde de bir tüketim çılgınlığı yaşanıyordu. Corona günleri başladığından beri bazı alışkanlıklarımızı değiştirmek zorunda kaldık. AVM’lerdeki  çılgın alışveriş dönemi salgın ile bitti. Yavaş yavaş kendimizi toplamaya başlama dönemimiz başladı. Bu dönem alışkanlıklarımızı değiştirmek için iyi bir fırsat olarak da düşünmeliyiz. Ve depremler gibi Corona Virüste bize hayatın ne kadar basit olduğunu gösterdi.

Olaya bir de bu yönden bakmalıyız hayatı kolaylaştırmak için.

Corona virüs elbette ciddi bir problem, bunu tartışmasız kabul etmek gerekir. Ama toplumun ruh sağlığı için de kötü haberler iyi haberlerin önüne geçmemeli.

Kötü haber her zaman iyi haberden hızlı yayılır.

Unutmayalım kaybedilenler haber olur, iyileşenler çoğu kez ancak ünlü ise haber olur.

            Pazarlamacıların iyi bildiği bir kavramdan bahsetmek istiyorum; Mutsuz müşteri yaşadığı olumsuzlukları mutlu müşteriye göre en az iki kat daha fazla anlatır. Ve mutsuz müşteri yıllar sonra bile yaşadığı kötü tecrübeyi hatırlayabilir.

İnternet ortamında, Whatsapp gruplarında bu olumsuz etki yani Corona panik etkisi çok fazla oluyor. Bazı arkadaşlarınız kendi paniklerini bizlere yayıyor olabilirler.

Ancak her tür olumsuz haberin moralimizi çok fazla bozmasına izin vermemeliyiz. Bu bizim elimizdeki bir durum.

Başa gelen çekilecek bunun çaresi yok. Biz elimizden geldiğince az hasarla atlatmanın yollarını bulmalıyız.

Günümüzde deprem profesörleri gibi uzman olan olmayan hasta gören görmeyen herkes konuşuyor.

Tabii ki tüm tıp dalları virüs ile ilgileniyor, araştırıyor ama Corona hakkında hiç kimse bir enfeksiyon hastalıkları uzmanı, bir ruh sağlığı doktoru, psikolog, göğüs hastalıkları uzmanı, kalp hastalıkları doktoru, iç hastalıkları uzmanı, anestezi/yoğun bakım uzmanı kadar bilgi sahibi olduğunu düşünmüyorum.

Televizyonlarda Corona haberlerinin çok fazla yer alması uzman olan olmayan herkesin ekrana çıkmasına yol açıyor. Ve hepimizde çok fazla korku ve panik oluşuyor.

Lütfen Bilim Kurulu Üyeleri, Sağlık Bakanı, Sağlık Bakanlığı, konu hakkında halka doğru bilgiler veriniz ve toplumda oluşan büyük korkuyu doğru sözlerin sonucu sağlanacak güven ile ortadan kaldırınız.

Halk olarak bize düşende gerekmedikçe sağda solda dolaşmamak olmalı. Okunacak güzel kitaplar, seyredilecek çok güzel filmler ve bir o kadar da ev de yapılacak iş var.

Şimdi devir evde oturup yapmadığımız işleri yapma, bugüne kadar elimize almaya alışmadığımız kitapları alıp okuma alışkanlığı edinme devri. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilgutay Bağdat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs (Covid-19) aşısı çıktığında, aşı olacak mısınız?