Reklamı Kapat

Yaşamın temel kaynakları: TOPRAK VE SU

İçinde bulunduğumuz hafta Erozyonla Mücadele Haftası…

Teması, “TOPRAK ve SU”…

Bun de bugünkü yazımı erozyona…

Toprağa…

Suya ayırdım…

Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA), 11 Eylül 1992 tarihinde Ali Nihat Gökyiğit ve Hayrettin Karaca tarafından Türkiye'nin geleceğini tehdit eden erozyon ve çölleşme tehlikesine karşı toplumsal duyarlılığı arttırmak ve bu mücadelenin devlet politikası hâline gelmesini sağlamak için kuruldu. Vakfın ilk 15 yılını anlatan bir kitap bulunmakta.

Size TEMA Vakfı ile ilgili kısa bir bilgi verdikten sonra gelelim asıl konumuza…

SU VE TOPRAK İLİŞKİSİ

Bu yıl Erozyonla Mücadele Haftası’nı ‘Toprak ve Su’ temasıyla karşılayan TEMA Vakfı, hafta boyunca tüm Türkiye’de çevrimiçi etkinlikler ve eğitimler düzenliyor.

Türkiye’de toprak bozulumunun en önemli sebeplerinden birinin erozyon olduğunu söyleyen TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, topraklarının büyük kısmının erozyon tehlikesi altında olduğu ülkemizde, su ve toprak ilişkisinin önemine dikkat çekiyor.

**

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, Türkiye topraklarının büyük bir kısmının erozyon tehdidi altında olduğunu vurguladı. Bu sebeple toprağı koruyan uygulamaların artması gerektiğini belirten Ataç,  şu açıklamada bulundu;

TOPRAK ANAYI AĞLATMAYALIM

“Toprak ve su yaşamın iki temel kaynağıdır.

Ancak bugün insanların etkileriyle toprak ve su varlıkları önemli sorunlarla karşı karşıya.

Toprak, onu koruyan bitki örtüsünün tahrip edilmesi sebebiyle erozyona uğruyor.

Türkiye’de toprak bozulumu sebeplerinin başında hâlâ erozyon geliyor.

Erozyonla toprağın en verimli kısmı olan üst toprak taşınıyor.

Toprağın verimliliği, biyolojik çeşitliliği, su tutma ve karbon depolama kapasitesi azalıyor.

 Bugünün ve gelecek kuşakların gıda ve su ihtiyacının karşılanması, iklim değişikliğiyle mücadele edilmesi için erozyonun kontrol altına alınması gerekiyor.

SU VARLIKLARINI KORUMANIN ÖNEMİ

Her geçen gün su varlıklarımızın üzerindeki baskı artıyor ve sularımız miktar, kimyasal kalite ve ekolojik açıdan kötü duruma doğru gidiyor.

Dünyadaki su varlıkları iklim değişikliği, nüfus artışı ve çevre kirliliği gibi baskılar nedeniyle ilerleyen zamanlarda çok daha kritik bir konuma gelecek.

Bu nedenle su üretiminde tartışılmaz önemi olan ormanlar ve mera alanları korunmalı.

Bununla birlikte yer altı ve yer üstü sularımız, kalitesine etki eden her türlü kirletici deşarjından korunmalı. Sürdürülebilir su kullanımları için havza bazında etkin planlama ve yönetim mekanizmaları hayata geçirilmeli, planlardaki önlemler ve mevzuat etkin uygulanmalı” diyerek içinde bulunduğumuz küresel salgın koşullarında, yeterli ve temiz suya erişimin ne kadar hayati olduğunu bir kere daha hatırlattı.

KİMYASAL GÜBRE KULLANIMI

 “Türkiye’de her yıl 642 milyon ton toprak erozyona uğrarken, 154 milyon ton toprak akarsularla denizlere taşınıyor.

Diğer bir ifade ile her yıl yaklaşık bir hektar araziden (bir futbol sahasından biraz daha büyük bir alandan) 2 ton toprak denizlere taşınıyor.

Halbuki 1 santimetre toprağın oluşması için 500 yıl gerekiyor.

Kaybolan toprağın yanı sıra, erozyon sebebiyle toprağın besin elementleri bakımından en zengin kısmı olan üst toprak taşındığından, kalan topraktaki besin elementleri azalıyor.

Bu nedenle kimyasal gübre kullanımına olan ihtiyaç artıyor.

Kimyasal gübre kullanımının artması suları kirletiyor, akarsular ve göllerde biyolojik çeşitlilik kaybına neden oluyor.

Rüzgar erozyonuyla taşınan toprak tozları insanlarda solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere çeşitli hastalıklara neden oluyor.

EROZYONLA MÜCADELE İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

Toprağın erozyona karşı korunmasında üzerindeki bitkilerin çok büyük rolü bulunuyor.

Üzerindeki bitki örtüsü tahrip edilmiş ve eğimin yüksek olduğu alanlar erozyonun en çok görüldüğü arazilerdir.

Topraklarımızı örten bitki örtüsünün artırılması için ağaçlandırma çalışmaları, mera ıslah çalışmaları ve tarım arazilerinde toprağı koruyan uygulamaların yapılması gerekiyor.

Eğimli arazilerde toprağı ve suyu yerinde tutan teraslama, ağaçlandırma ve bitkilendirme; tarımsal arazilerde eşyükselti eğrilerine paralel sürüm, daha az toprak işleme ve şeritvari ekim çalışmaları yapılması erozyona karşı toprağın korunması için büyük önem taşıyor…

EROZYONUN DOĞAYA ZARARLARI NELERDİR ?

Erozyon verimli toprağı denizlere yahut yeryüzünün daha alt tabakalarına taşıması sebebiyle öncelikli olarak tarım alanlarına büyük zarar vermektedir.

Erozyona uğrayan bölgelerde, kaybolan verimli topraklar sebebiyle bitki örtüsü büyük ölçüde yok olur.

Bitki örtüsünün yok olması ise peşinden pek çok olumsuzluğu beraberinde getirir. Örneğin çığ ve su taşkınlar gibi.

Bitki örtüsünün azalmasıyla toprağı bir arada tutan ağaç ve bitki kökleri de yok olur.

Bu durum ciddi bir kar veya yağmur yağışı esnasında kendini oldukça hissettirir.

Artık bu tarz yağışları engelleyen ciddi bir bitki bariyeri olmadığı için yağışlar tüm hızıyla vadilere akarak ve bu da çığ ve sel gibi felaketleri ardında getirmektedir.

Erozyonun doğaya olan diğer bir zararı da verimli toprakları baraj göllerine taşıyarak barajların ömürlerini kısaltmasıdır.

Aşırı baskı altına giren baraj duvarları, zamanla erozyonun etkisiyle ciddi bir aşınmaya maruz kalabilir ve bu da maddi olarak enerji sektörünü zor duruma sokabilir.

**

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, yukarıda toprak ve suyun önemiyle ilgili bilgi verdi…

Toprak ve su…

Hayatımızın vazgeçilmezidir…

Her yıl binlerce hektar toprak yok oluyor…

Her yıl sıcaklık yükseliyor, kuraklık artıyor…

Her bireyin TEMA Vakfı’na destek vermesi lazım…

Eğer önlemler alınmazsa, ilerdeki yıllarda, kıtlıkla karşı karşıya kalabiliriz.

***

EROZYON VE HEYELAN arasındaki başlıca farklar;

Erozyon ve heyelan arasındaki en önemli fark, erozyon dış etkiler sayesinde gerçekleşir, heyelan ise dış kuvvetlerin etkisi çok yoktur.
Erozyonun meydana gelmesinin başlıca sebebi bitki örtüsünün az olmasıdır.
Heyelanın meydana gelmesinin en önemli sebepleri ise yağışın ve eğimin fazla ve toprağın killi olmasıdır.
Heyelanın en sık görüldüğü mevsim ilkbahar mevsimidir, bunu sebebi yağışın çok olmasıdır,
Heyelan genellikle anlık olarak gerçekleşir, erozyon ise zamanla gerçekleşir.
Heyelan yerin ana kaya üstünden veya ana kaya ile birlikte kaymasıdır, erozyon ise toprağın üst kısmının yer değiştirmesidir.
Erozyonu önlemek için yapılması gereken, bitki örtüsünü fazlalaştırmak ve ağaç dikmektir, Heyelan için ise ağaçlandırma çalışması fayda vermeyebilir. Bitkilerin kökleri toprak ile beraber kayar.
Erozyon önlenebilir ancak heyelan önlenemez.
Heyelan insanların ölmesine neden olabilir, erozyonda insan ölümlerine çok sık rastlanmaz.
İki doğa olayında etkilediği yönler farklıdır.
Heyelan çok yağış alan bölgelerde gerçekleşirken, Erozyon kurak alanlarda meydana gelebilir.
Erozyonun meydana gelmesinden insanlar sorumludur, heyelanın meydana gelmesinde insanların doğrudan etkisi yoktur.
Heyelanda tabakaların uzanış yönü etkilidir, Erozyonda etkili değildir.

EROZYONUN ZARARLARI İLE İLGİLİ SLOGANLAR!

-Türkiye çöl olmasın. Daha güzel bir Türkiye için, gelin hep beraber savaşalım!!!

-Yaşanılabilir Türkiye İçin Erozyona Dur Diyelim.

-Çocuklarınıza bereketli topraklar bırakmak istiyorsanız erozyona karşı bir fidan da sen dik..

-Toprağına sahip çık ki, yarın çocukların aç kalmasın.

-Türkiye çöl olmasın.

-Erozyona dur diyelim.

xxxxxxx

EROZYON İLE İLGİLİ SÖZLER

-Erozyon kaderiniz olursa Afrika’dan farksız olur.

-Erozyona karşı savaşırsanız kaderinizi kurtarabilirsiniz.

-Erozyona karşı savaşın mücadele edin kendinizi kurtarın.

-Erozyondan korunmak için hep birlikte el ele olmalısınız.

-Çocuklarınızın çölde yaşamasını istemiyorsanız ağaç dikin.

-Ağaçlar erozyona karşı en büyük mücadeleniz olacaktır.

-Kendinize destekçi arıyorsanız çevrenizdekilere haber verin.

-Bir fidan diken erozyonu önler.

-El ele verirseniz erozyonu önlersiniz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mesut Akbulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni alınan karardaki tedbirleri yeterli buluyor musunuz?