Şiddet demokrasisi  ve sessiz güç

Demokrasi; vatandaşlar arasında eşitliğin, adaletin, hakkın ve hukukun, kişi özgürlüğü ve güvenliğinin, sosyal adaletin, din ve vicdan hürriyetinin hayata geçirilmesinin esas alındığı iktidarların özgürce verilen oylarla belirlendiği, muhalefetin de özenle korunduğu, şiddeti reddeden, büyük bedeller ödenerek bulunabilmiş en iyi rejim biçimi.

Demokrasinin en temel göstergesi, düşünce ve ifade özgürlüğü ile azınlıkta kalan fikirlerin yani muhalefetin de özgürlüğünün korunmasıdır. AKP’nin dayandığı  anlayışın % 9’larda iken korunması gibi.

AKP, bu demokratik anlayışla iktidara gelmedi mi?

Demokrasilerde şiddet, kaos, gürültü patırtı olmaz, sessizlik içersinde barış ve huzur vardır. Şiddet ve tehdide karşı devlet gücünü gösterir. Tüm kişi ve kurumlar bu anlayış ile kendilerini güvende hisseder ve özgürce işlerini yapar ve gelişirler. Beraberinde de demokrasi de gelişir.

Emperyalizm sömürdüğü ülkelerde demokrasinin gelişmesini istemez. Çünkü demokrasilerde tek adam yönetimi yoktur. Burada denge ve denetleme unsurları işlemektedir. Halk yönetime katılmaktadır. Bu şartlarda kesinlikle sömürü düzeni işlemez. Kurtuluş Savaşını veren büyük Atatürk ve arkadaşları bu yüzden komünist Rusya’dan, daha sonra 1940’lı yıllarda Avrupa’da esen faşizm rüzgarından etkilenmeden demokrasi hedefinden taviz vermediler. Büyük Atatürk’ün kurduğu CHP de bu yüzden seçimi kaybettiğinde iktidarı muhalefete bıraktı ve kendisi muhalefet görevini sürdürmeye başladı.

AKP’nin, gerekirse demokrasiden sapmalar yaparak her şeye rağmen iktidardan ayrılmama çabası karşısında Sayın Kılıçdaroğlu’nun liderliğini yaptığı Millet İttifakı önemli bir demokratik mücadele vermeye başladı. Onun liderliğinde İyi Parti, Saadet Partisi, hatta Deva ve Gelecek Partisi ve diğer bileşenlerden oluşan bir demokrasi ittifakı oluştu. Sayın Kılıçdaroğlu, iktidarın korumadığı muhalefet partilerinin bir iş birliği içinde kendilerini korumalarının temellerini onlarla beraber atıyor. Aslında liderliğini yaptığı CHP kuruluş felsefesi gereği bileşenleri ile birlikte Türk demokrasisini geliştirmeye, onu korumaya çalışıyor. İşte bunun adı sessiz güç.

İşte bu sessiz gücün liderliğini yapan Sayın Kılıçdaroğlu’na sistematik bir şekilde saldırılar yapılıyor. Nisan 2014’te onun vatan haini olduğunu iddia eden bir meczup hem de gazi meclis içersinde ona saldırdı.Haziran 2016 tarihinde Fatih Camiindeki cenaze töreninde önüne mermi kondu.Ağustos 2016’da Artvin Ardanuç’da konvoyuna silahlı saldırı düzenlendi,bir askerimiz şehit oldu.Nisan 2019 tarihinde Ankara Çubuk’ta linç girişimi ile karşı karşıya kaldı,ancak zırhlı araç ile sığındığı evden alınabildi.Şimdi de birileri onu kazığa oturtmakla tehdit edebilecek gücü kendinde buldu.En acı tarafı da bir siyasi parti lideri bu kişiyi savunur hale geldi.Bu saldırıların nedeni sessiz gücü kırmak,korkutmak ve bezdirmek.Artık iktidar muhalefet liderlerini dolayısıyla demokrasiyi koruyamaz hale geldi.

Ne yazık ki ülkemizde yeni bir demokrasi terimi ,temizlenmesi gereken BİR SİYASİ UR oluşmaya başladı.Bunun adı şiddet demokrasisi, demokrasi kendi sessiz gücü ile bunu aşmalıdır ve aşacaktır da… 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Örengül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Başiskele Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?