Kadına yönelik şiddet...

Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri, ülkemizin en önemli sosyo-kültürel sorunlarından biridir.

Anayasamızın 17. Maddesinde; “Herkes, yaşama, maddi manevi varlığını geliştirme hakkına sahiptir. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz” diyor!

Ülkemizin de altına imza attığı, “Anayasa hükmü” taşıyan “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi” ilk maddesinde de “Yaşama hakkı” ve “kişi güvenliği” yer alıyor!

Kadın; annedir, kız kardeştir, evlattır, eştir.

Kadın; İNSANDIR…

Ancak; kadına şiddet ve kadın cinayetlerinde “utanç duyulacak” bir durumdayız.

Bu insanlık dışı şiddet ve cinayetlere karşı birey ve toplum olarak bir şeyler yapmalı ve bu utançtan kurtulmalıyız.

 

Neden şiddet?

 

Kadına yönelik şiddetin ilk nedeni “ aile içindeki inanç ve kültür değerleri” olmalı. Özellikle feodal kültür değerlerinden arınamamış büyük aile yapıları içinde kız çocukları aileye yük, kadın ise değersiz bir varlık olarak görülmektedir. Din adına da kadının “değersiz bir varlık, bir köle” olduğu inancı yayılmaktadır!

Evliliklerde eşler arasında “ eğitim ve kültürel uyumsuzluk” da aile içi şiddetin önemli bir nedeni olarak görülmektedir.

Bir başka neden de, kadın ya da erkeğin “RUHSAL DURUMU” olmalı.

Özellikle, işini ve ekonomik gücünü yitiren bir erkeğin ruhsal dengesinin bozulmaması olası değildir!

Şiddete karşı direnemeyen “güçsüz kadın” ise, ailesi içinde aldığı eğitim-kültürün ve “yaşamak için kocasının eline tutsak” olmanın baskısı altındadır.

Son olarak; ülkede egemen olan siyasal gücün “kadına bakışı” da yaşanan şiddet olaylarında etkindir!

Bir siyasi kimlik diyor ki; “Kadının fıtratında erkeğe köle olmak var…Ben sahip olurum, sen (kadın) ait olursun!”

Ne yazık ki bu ülkede;

·       Tüm kadınların yüzde 25’i fiziksel şiddete uğruyor.

·       Şiddete uğrayan kadınların yüzde 75’i eşinden şiddet görüyor. Büyük çoğunluğu eşinden şikayetçi olmuyor, olamıyor! Çünkü, “ekonomik güvencesi” ve “ailesine sığınma” olanağı yok!

·       Şiddete başvuran erkeklerin büyük çoğunluğu, çocukluğunda annesinden şiddet görmüş kişiler!

·       Cinayet sonucu ölen kadınların 7üzde 70’i eşi tarafından öldürülüyor.

·       Her 4 kız çocuktan biri cinsel şiddete uğruyor. AİLE İÇİ CİNSEL ŞİDDET (Ensest) çok yaygın!  

Özetle sorunun kaynağı aile içinde başlıyor!

Eğitimsizlik, dinsel değerlerin yanlış öğrenilmesi, ekonomik sorunlar, yıkılan gurur ve onur, ruhsal sorunlar, üst üste biniyor ve kadına yönelik şiddet ortaya çıkıyor.

Aileler, “yaşam arkadaşlığı” anlayışı ve “kültürel ortak değerler” üzerine kurulmayınca, bir de işsizlik ve ekonomik çöküş eklendiğinde şiddet “toplumsal bir yara” olarak karşımıza çıkıyor.

Hazreti Mevlana ne diyor?

“Kadın Hak nurudur.”

Kadına saygı, İNSANA saygıdır.

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Aziz Şibga - HER NE KADAR SUÇU EKSİK DEMOKRASİ İÇİNDE ARASAK DA SORUN BANA GÖRE ÇAĞDAŞ EĞİTİM EKSİKLİĞİNDEN KAYNAKLANIYOR.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Kasım 13:39
02

Yazıcı Furkan - ülkemizdeki kadın mağduriyetini kendi tek kişilik gösterisine konu olarak seçen ve eski eşine sosyal medya linci uygulayan bunla amacına ulaşamayıp illegal yollarla esinden kurtulan kadınlar hakkındada bir yazı yazmanızı bekliyoruz acilen

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 25 Kasım 03:29
01

Kazım Bilir - Kadına bu ülkede şiddetin tarihi TC rejimin tarihi kadar eskidir. Kadına şiddet Şalcı Şöhret adlı bir kadının şapka inkılabına karşı demokratik tepkisini verip protesto ettiği için diğer erkeler ile beraber asılması ile başlar. Çocuğa ve kaıdna en büyük şiddet okul kapılarında CHP tek parti zihniyetinin makbul TC vatandaşı standartlarına uymayan yüzbinlerce kadın ve çocuğu dövülmesi, joplanması, hapse atılması ile devam eder. CHP çok partili rejimde dahi gizli tek parti iktidarını devam ettirir. Vatandaşa özgür bir birey değil de, devletin kulu tebası olarak görür ve başörtüsü laikliğe aykırı, Atatürk ilke ve inkılaplarına uymuyor diye sürekli okul kapılarında kız çocouklarını kadınlar dövdürür. Başörtülülerin başlarındaki Allahın emri başörtüsü yine CHP nin makbul vatandaş tanımına uymadığı için başörtülülere okulda olduğu gibi kamusal alanda da ayrımcılık yapar ve onları işe almayarak pisikolojik şiddet uygular. CHP zihniyetine sahip yazar çizer takımın yazılarının 1 tanesinde bu devlet ve CHP zihniyeti eli ile yapılan şiddet, ayrımcılık, insan hakları ihlali konusunda yazı göremezsiniz. Bu konuda üç maymunu oynar ve yazılarında kadına en çok şiddet uygulayan CHP zihniyetinin yaptıklarında hiç bahsetmeyerek yokmuş gibi davranırlar. Fakat halk herşeyi görüyor ve 20 senden beri AKP % 50 ile iktidarsa bunun tek sebebi bu devlet tarfından kaıdna uygulanan şiddetir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Kasım 20:28


Anket Başiskele Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?