Reklamı Kapat

Benim üniversitelerim...

Üniversiteler, bir ülkenin gelişmişlik düzeyini ölçmenin mihenk taşlarıdır.

Gelişip güçlenmeyi, vatandaşlarını refah ve huzur içinde yaşatmayı hedefleyen siyasal yönetimler, üniversiteleri bu ulusal amaç ve hedefin lokomotifi olarak görürler.

Üniversitelerin temel görevleri; bilimsel ve teknik araştırma yapmak, değişik mesleki alanlarda ülkenin ihtiyaç duyduğu “nitelikli insan gücünü yetiştirmek” ve ülke sorunlarının çözümüne yönelik projeler üretmektir.

Bu nedenlerledir ki;

·       Üniversiteler bilimsel, idari ve mali ÖZERKLİK içinde olmalıdırlar. Üniversitelere siyasetin küçük hesapları girmemelidir!

Peki, üniversitelerimizin gerçeği nedir?

·       12 Eylül 1980 Askeri Darbe yönetiminin mirası olan, siyasi iktidarın üniversite yönetimine doğrudan müdahalesini sağlayan YÖK-Yüksek Öğretim Kurumu, son 40 yıldır, üniversitelerin idari-mali ve bilimsel özerkliğine yönelik en büyük engel ve sorundur.

·       Üniversitelerimiz -büyük ölçüde- “LİYAKAT” esasına aykırı olarak, siyasi iktidar yandaşı ve cumhuriyet değerlerine karşı yönetimlerin elindedir.

·       Üniversiteler, “bilimsel araştırma, geliştirme, ülke sorunlarına çözüm üretme ve nitelikli insan yetiştirmede” yetersiz kalmaktadırlar.

·       Ülkenin geleceğine yönelik “orta ve uzun vadeli kalkınma planları” uzun yıllardır olmadığı için; ülkenin yakın ve uzak geleceğinde gerekli olan “insan gücü planlaması” da yapılmamaktadır!

Bu nedenle, gereksiz alanlarda ve çok sayıda öğrenci mezun edilmekte; ancak, nitelikli işgücü yetiştirilememekte, “üniversite mezunu işsizler” ordusu her yıl biraz daha çoğalmaktadır.

Örnekleyelim; Tarih bölümünde “Araştırma Görevlisi” olmak için “İlahiyat mezunu” olma şartı aranıyor!? ( Konya-Karatay Üniversitesi) 73 Hukuk Fakültesi’nden 17’sinin dekanı “hukukçu” değildir! Bir Tıp Fakültesi, “karaciğer nakli yüksek lisansı” için İlahiyat mezunu olma koşulu arıyor!  

·       Dünyanın en kalabalık tıp fakültesi sınıfı, 294 öğrencisiyle Denizli’dedir! Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni birincilikle bitiren öğrenci; “Anne babamı doktor arkadaşlarıma teslim edemem” diyor!

·       Üniversitelerimiz, dünya ölçeğinde başarı sıralamasında ilk 400 üniversite arasına giremiyor!

·       71 Rektör’ün 71’inin hiç “Bilimsel Makalesi” bulunmuyor!

·       Üniversiteler, kimi Rektörlerin lüks ve israf alanları ve kadrolarına akrabaların doldurulduğu işyerleri haline gelmiş!

·       Üniversite öğreniminden vazgeçen genç ve üniversite mezunu İŞSİZ genç sayısı hızla artıyor!

·       Gençlerimiz, “insanca yaşama” umudunu başka ülkelerde arıyor! Bir şekilde yurtdışına kaçabilen pek çok vatandaşımız bu ülkelerde bilimsel ve teknik buluşlardaki başarıları ile ortaya çıkıyor. İşte, son örneği; dün bu ülkede yoksul bir ailenin çocukları olan iki insan, Uğur Şahin ve Özlem Türeci, Covid 19 aşısı ile dünyaya umut saçıyorlar.

SONUÇ;

Üniversitelerimiz üzerindeki siyasal baskılar, “bilimsel-idari ve mali özerklikten” yoksunluk sürdükçe, ülkemizin gelişmesi ve gençlerimizin işsizlik sorunu çözülemez!

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Çayırova Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?