Reklamı Kapat

Bizim siyasetin ne çok “horozu” varmış

Her şey dışarıdan “kolay” görünür.

Gazete çıkarmak…

Gel çıkar!

Elinizde tuttuğunuz gazete 46 yaşında.

Bu süre içinde çıkarılıp kapatılan gazete isimlerini alt alta yazsam, sayfalar tutar.

Restoran, kafe açmak…

Gel aç!

Her yıl kaç restoran ve kafe açılıyor, kaç restoran ve kafe kapatılıyor, haberiniz var mı?

Diğer işlerimizde de durum aynı.

Şu “siyasi parti kurma” konusu…

Partisine kızan…

Liderine sinirlenen…

Sabah kalkıp kendinde “cevher” gören…

Soluğu İçişleri Bakanlığı’nda alıyor.

Listeye baktım, tam 93 parti “faal” durumda.

“Mustafa Sarıgül de önümüzdeki günlerde kuruluş dilekçesini verecek 94 olacak” diye düşünürken, 95’inci partinin sinyalleri gelmeye başladı.

Yok yok, Muharrem İnce’nin partisi değil, onlar daha kesin karar vermedi.

Benim sözünü ettiğim, “Sözümüz Var Hareketi”nin kuracağı parti.

Diyeceksiniz ki, kim bunlar?

İYİ Parti’deki muhalif kanat…

Ümit Özdağ atıldı, atılmayıp içeride bekleyenler bir araya gelip “Sözümüz Var Hareketi”ni başlatmışlar.

Kime ne söz verdiler, bilmiyorum.

Ortaya çıkıp açıklama da yapmıyorlar, ama haberiniz olsun, İYİ Parti küskünleri de “yeni parti kurma” hevesinde.

Hem de yılbaşından önce kurulacağı konuşuluyor bu partinin.

Saymaya devam edeceğiz…

93… 94… 95… 96… 97… 98… 99…

Bakalım kim “yüznumarayı” bulacak?

Allah akıl fikir versin diyorum.

Türkiye’nin “ayrışmaya” değil, “birleşmeye” ihtiyacı var.

Hem de acilen…

Biz ise “ayrışmaya” devam ediyoruz.

“Horozculuk” oynamak hoşumuza gidiyor.

Hep ben, ben, ben!

Türkiye’de AKP’nin iktidar olmasından buyana, kurulan onlarca partiden sadece biri dikiş tutturabildi.

İYİ Parti…

Diğerleri “tabela partisi” olmanın ötesine geçemedi.

Bakalım “çiçeği burnunda” partilerimiz, DEVA ve Gelecek Partisi ne yapacak?

Türkiye, böyle mi yolunu bulacak?

AKP; kuruluş ilkelerinden uzaklaştı, kurucu kadrosunun çoğunu kaybetti, özellikle ekonomide ve hukukta yanlış üzerine yanlışlar yaptı, bütün dünya ile kavga etti, şimdi bir çıkış yolu arıyor.

Mucize bekliyor…

“Kurtuluş savaşı veren parti” algısı yaratma peşindeler.

“Türkiye haksız bir şekilde köşeye sıkıştırıldı, biz ikinci bir kurtuluş savaşı vererek bu kuşatmayı kıracağız” görüntüsü verme çabasındalar.

Zor bir durum.

Neden zor?

AKP, “siyasal İslam” yolunda yürüyen bir parti.

Kurtuluş savaşı, emperyalist ülkelere karşı verilir.

Eee, “siyasal İslam”la “emperyalizm”in yolları ayrı değil, birdir.

Siyasal İslam, bugüne kadar hiçbir zaman emperyalizmle çatışmamıştır, daima emperyalizmin emrinde olmuştur.

Zaten “siyasal İslam”, emperyalist ülkelerin ortaya çıkardığı bir modeldir.

Bu saatten sonra, “kurtuluş savaşı” görüntüsü vermek bir işe yaramaz.

AKP, kendine başka bir “çıkış yolu” bulmalı.

Tabii, bulabilirse…

MHP’nin durumu

İktidarın küçük ortağı MHP’nin durumu malum.

Baktı, yok olup gidiyor, yeraltı dünyasınım ünlü ismi Alaattin Çakıcı’ya sarıldı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu “kazığa oturtmakla” tehdit eden Çakıcı’ya, “Benim dava arkadaşım” dedi.

AKP de bu sahiplenmeye ses çıkarmadı.

Ve böylece Türk siyasetinde “mafya” ya da bir kulvar açılmış oldu.

Bakalım Türkiye bu fütursuzluğun faturasını nasıl ödeyecek?

 
Gelelim CHP’ye

CHP’nin bugünlerdeki tutumu tam “evlere şenlik”!

Siyaset bu kadar sıkışmışken, CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Danışmanı Ünal Çeviköz çıkıyor diyor ki, “Biden’dan Türkiye için demokrasi vurgusu bekliyoruz…”

Haydi buyurun!

Yahu bir insan bıçak dayasalar bu sözü söylemez.

Tam “müstemleke” kafası!

Sorumsuzluk…

“AKP’yi gönderin, sıra bize gelsin” demeye getiriyor.

Türkiye’yi yönetmeye hazırlanan bir parti, böylesine kritik bir dönemde, böyle saçma sapan bir görüş ortaya atabilir mi?

“Yolgeçen hanı” mı CHP?

Türkiye bu partilerle nasıl yolunu bulacak, çok merak ediyorum.

“Fitnecilik” mi, “düşünce açıklamak” mı?

 

Bizde kavramlar iyice birbirine karıştı.

Bülent Arınç çıktı televizyona dedi ki, “Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın cezaevinde tutulması hukuka aykırı, ikisi de tahliye edilmeli…”

Şimdi Arınç’ın bu yaptığı “fitnecilik” mi, “düşünce açıklamak” mı?

Erdoğan “Fitnecilik” dedi, bütün AKP’liler üzerine çullandı, Arınç da çareyi istifa etmekte buldu.

Fitne, Arapça bir kelime.

“Karıştırıcılık, geçimsizlik, huzursuzluk yaratma” anlamını taşır.

Bunları yapana da “fitneci” denir.

Bana kalırsa, bizde “fitnecilik” ve “düşünce açıklama” kavramları birbirine karıştırılıyor.

Özgürce ve medeni cesaretle düşünce açıklamak, neden “fitnecilik” olsun ki?

 

Bir garip dava

Bir kaymakam…

Adı, Kadir Güntepe…

FETÖ imamıyla 33 kez görüşmüş, suçu sabit görülmüş, örgüt üyeliğinden 6 yıl 3 ay ceza almış.

Arkasından itirafçı olmuş, “Etkin Pişmanlık Yasası”ndan yararlanarak cezaevinden çıkmış.

Bütün bu olaylar yaşanırken Veli Saçılık adlı bir vatandaş, Kaymakam Kadir Güntepe’ye “FETÖ’cü” demiş.

Suçtan yırttı ya, kaymakam bey dönmüş kendisine “FETÖ’cü” diyen o vatandaş hakkında “Bana hakaret etti” diye suç duyurusunda bulunmuş.

Savcı da Veli Saçılık hakkında “hakaretten” dava açmış.

Nasıl?

“Garip bir dava” derken, haksız mıyım?

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ersoy Kandemir - Gariplik yok,eskilerin bir sözü vardır,görünen köy kılavuz istemez diye,15 Ağustos 2020 Devletin zirvesini karşılamış kaymakam 1ay sonra fetöden ihraç oluyorsa,fettullah ile bağlantısı olmuş onlarca isim tvlerde en üst mercilerden konuşabiliyorsa herşey olabilir bana göre,mesela 2.darbe gibi,sizler gazeteci olarak beni az çok tanımışsınızdır kaç yıldır mücadele ediyorum İzmit Çocukları için,neler neler yazıyorum,sürekli araştıyorum,dünya kadar insanla görüşorum,gönüllü olarak yapıyorum bunları,herhangi bir kişisel çıkar amacı gütmeden,nelerle hangi davalarla karşılaştığımı görseniz şaşırırsınız,bu ilde sizlerin yaptığı gazeteciliği de çok iyi bilen biri olarak zor günlerden geçiyoruz ve ben Akp hükümeti ile bu zorlukların üstünden gelinebileceğine inanmıyorum!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 27 Kasım 11:56


Anket Darıca Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?