Reklamı Kapat

Sağlık Bakanı “TOPAÇ” köyüne gitsin!

TOPAÇ, Yozgat’ın merkeze bağlı, 10 kilometre uzağında bir köy…

Köy, yıllar önce BOZOKLARIN tepeler arasında çukur bir alanda yerleştiği alandır.

Köy halkı, tarımla, hayvancılık ve bağ işleri ile geçimini sağlar.

Köyün evleri toprak damlı olup son yıllarda kiremit çatılı evlere dönme görülmektedir.

Şehir merkezine gitmek için köylüler, yol olmadığından at-eşek gibi hayvan sırtlarında giderlerdi.

Köyde; elektrik yok, telefon yok, televizyon yoktu.

Topaç köyünde evler 2 katlı. Alt katı ahır, ahırda hayvanlar, üst katında hane halkı yaşar.

Evlerin avlusunun bi kenarında TEZEK’ten insan omuzlarına kadar yükseklikte örülmüş HELALAR vardır. Alt kattaki ahırın kapısından itibaren avlunun içinin tamamı ahırdaki MALLARIN (Hayvanların) dışkıları ile doludur.

Burada “Belediye” ve Zabıtası olmadığı için çevreyi kirletiyorsun diye kimseye ceza yazılmaz!

Köylünün bebeleri, okul çağına gelmiş çocukları, hane halkı tarlaya çubuğa gitmek için avludaki hayvan dışkılarına basarak yola çıkmak zorundadır.

Ben bu köyde doğmuşum.

Yıllar önce Ulus Gazetesi’nde “stajyerken” köyüme gitmiştim.

Köyün en ulema kişisi Veysel Kahya diye biriydi. Veysel Kahya, köyün hakimi, kadısı, Baytarı (Veterineri), doktoru, marangozu, dülgeriydi. Hayvanı hastalanan ona gider, çocuğunun kolu çıkan Veysel Kahya’nın kapısını çalardı. Hükümet kapısında, adliyede bi işi olan Veysel Kahya’ya danışırdı.

Topaç köyünde bi de “Kara” Şevket diye bilinen “Siyasete” çok meraklı biri daha vardı.

Kara Şevket, köye vardığımda hemen yanıma gelir beni adeta sorgular gibi “Ankara’dan” haberler almaya çalışır, partileri, siyasetçileri özellikle Kasım Gülek’i sorardı…

Daha o yıllarda TOPAÇ köyünün dertlerini, köylünün şehirliden neler umduğunu bu ikiliden dinlemiş, dertlenmiştim. Aradan yıllar geçti, nice depremler, nice ihtilaller yaşadık, nice ağalar, nice köylülerle, nice hastalıklarla tanıştık.

Son tanışıklığımız, Covid-19…

Ülkede her geçen gün insanların ölüm sayısı artarak devam ediyor. Sağlık Bakanı Fahrettin KocaMaske, mesafe, temizlik” diye her gün ekranlarda vaaz veriyor!

Türkiye’de 5 büyük ilimizde vak’a sayısından, entübeden, önlemlerden bahsediyor.

Yahu sanki bu Covid-19 denen mikrop koskoca modern, bal döksen yalanacak asfalt yolları, kat kat renkli boyalı binaları, Topaç köyünün avlusunda tezekten yapılmış gibi değil, evlerinin içinde gıcır gıcır fayanslarla döşeli tuvaletlere dadanmış, hep şehirlerdeki insanlara bulaşıyor!

Sağlık Bakanının açıklamasına göre hep ölenler “5 büyük şehirde” Corona’dan ölüyor!

Eğer yaşasalardı, Topaç köyünden Veysel Kahya ve Kara Şevket, Sağlık Bakanı Koca’ya “Neyzen Tevfik gibi” sorar, Aziz Nesin gibi mizah yaparlardı.

Ve şöyle derlerdi, “Sayın Bakan, bu Corona dediğiniz meret şehirleri, şehirlileri seviyor. Bak biz B..k içinde yaşıyoruz, bize bulaşmıyor!”

Sağlık Bakanı istifa etmelidir, hem de derhal…

Neden mi?

Çünkü bu Sağlık Bakanı seçilmiş değil “atanmış” bir memurdur!

Eğer gerçekten seçilmiş bir bakan olsaydı, Corona’nın sadece ülkenin 5 büyük kentinde değil, tümünde; sadece şehirlerde değil, KÖYLERİNDE de olduğunu kabul eder, önlemler alınmasını sağlardı.

Sağlık Bakanı dediğimiz kişinin sadece şehirlerde yaşayanların değil ülkede yaşayan insanların da sağlıklarından sorumlu olması gerekmiyor mu?

Yozgat’ın TOPAÇ köyü; kurulduğundan bugüne aynen hayvanlarının pislikleri ile, tuvaletleri tezekten avlu içinde, B..k içinde yaşıyorlar.

Sözüm sadece Sağlık Bakanına değil, işbaşındaki hükümete, Yozgat Milletvekillerine, Belediye Başkanına, İl Sağlık Müdürlüğü’ne. Bu köylerin ve köylülerin sağlıkları ve sağlıklı yapıları ile ne zaman ilgileneceksiniz?

Köylüyü B..k içinde yaşamaktan ne zaman kurtaracaksınız?

Ağlanacak halimize gülüyorsunuz,

 TV’lerde “temizlikten bahsediyorsunuz”

Köylerdeki insanları “B.k” içinde yaşatıyorsunuz!

Anlaşılan, bu Corona köylerdeki B..ka değil,

Şehirdeki temizliğe geliyor!

Sağlık Bakanı Koca,

Vakit ayır, bir ara Yozgat’ın TOPAÇ köyüne git,

Gör insanların nasıl B.k içinde yaşadıklarını ve…

Sor bakalım burada kaç kişi CORONA’dan ölmüş?

Konumuz sadece TOPAÇ köyü değil. Ülkedeki tüm köylerin ve köylünün durumu bu!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah KARAGÖZ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

Bekir Bağcı - Bu insan görünümlü ile aynı köylü olmaktan ilk kez utanıyorum.Yazıklar olsun köyümüzün adını bu kadar kirlettiğin için .Kirli canlı

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 01 Aralık 10:53
04

Ersoy Kandemir - Bu dakkadan sonra cehennemin dibine de gitse Türk Halkının kendisine bakış açısı değişmeyecektir!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Kasım 22:34
03

Erdal Kayaaslan - Amca eline diline yüreğine sağlık ama o dediğin sağlık bakanı olsun yozgat millet vekilleri olsun hiç düşünmezler köylünün halini onlar için köylü sadece oy zamanı lazım geride kalan zamanda önemli değiller Allah bu şeref yoksunu adamların belasını versin onlar ancak ceplerini doldurmayı bilirler

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 30 Kasım 21:57
02

Ertuğrul Kapusuzoğlu - Cuk oturmuş bir yazı...

Atanmış bakan olmaz...

Olursa böyle emir kuilu olur.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 30 Kasım 17:30
06

Bekir Bağcı - @Ertuğrul Kapusuzoğlu 02 nolu yoruma cevabı: Böyle insan görünümlü mikroplarla malesef aynı köylüyüz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Aralık 10:57
01

Fevzi Ayhan - Anadolu'yu bilmek gerek Türkiye Beş büyük şehirden büyüktür..

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 29 Kasım 10:23


Anket Çayırova Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?