Reklamı Kapat

Artık yalan, politikanın ana malzemesi olmamalıdır

Biliyorsunuz, MOODY’S eylül ayı içersinde ülkemizin kredi notunu B 1 den B 2 ye indirmişti. İktidar sözcüleri ise TÜİK verilerine dayanarak bu kuruluşun verilerinin doğru olmadığını söylemeye başlamışlardı. TÜİK’in iktidarın etkisinde olduğunu, Moody’si iktidar etkileyemediğinden sütunda yayınlanan 14.09.2020 tarihli köşe yazımızın başlığı “MOODY’S’i TÜİK’e mi bağlasak” başlığını taşıyordu.

Yine bu köşedeki bir başka yazımızda iktidar söylemlerinin aksine, uluslararası kuruluşların tespitlerine göre Türkiye’nin hukukun üstünlüğü ve adalet açısından da çok gerilerde olduğunu ifade etmeye çalışmıştık.

Kısacası teknik verilen iktidarın etkisi ile gizlendiğini, durumun iktidar sözcülerinin ifade ettiği gibi olmadığını, gerek istatistiki veri, gerek hukuk ve gerekse ekonomide ülkemizin notunun pek iyi olmadığını ifade etmeye çalışmıştık. Ülkemizdeki, özellikle iktidarın etkisinde olmayan aklı başındaki kişi ve kuruluşların kanaatleri de böyleydi. Eylül ayından 7,49 civarında olan dolar kuru geçen haftalarda  8.50’yi  geçti. Doların artışını durdurmak için Merkez Bankası birikimlerinin büyük bölümü tüketildi.

Gerek hukuk ve gerekse ekonomide işlerin tıkırında olduğunu iktidar sözcüleri  iddia ederken geçen günlerde Sayın Cumhurbaşkanı hukuk ve ekonomide reforma gideceklerini söylemek zorunda kaldı. Çünkü gerçekler gizlenemez duruma geldi.

Bugünlerde Adalet Bakanı ile Ekonomiden Sorumlu bakanlar birlikte hukuk ve ekonomik kuruluşlarımızı dolaşarak yeni reform çalışmalarının alt yapısını oluşturmaya çalışıyorlar.

Yine eli kalem tutan, gerçekleri arayan, aklı başında  yurttaşlarımız iktidarın bu çalışmasından olumlu bir sonuç beklememekle beraber, ülke yararı için bu çalışmayı destekledikleri biliniyor. Bakalım şapkadan ne çıkacak.

**

Geçen hafta aynı sıkıntıyı COVİD ile ilgili verilerde,sağlık istatistiklerinde de  yaşadık.Sürekli bu konuda Avrupa’nın en iyi ülkesiyiz diye övünen iktidar sözcülerinin gerçeği gizledikleri, fiziken gözüken gerçek karşısında doğruyu itiraf etmek zorunda kaldıkları görüldü.Görüldü ki; esasında ülkemiz, bu konuda da Avrupa’nın en kötü durumunda olan ülkelerden birisi.

Yine geçen hafta İstanbul Borsası’nın belli bir oranı yabancı bir ülkeye satıldı. Satış bedelinin neye göre belirlendiği, neden bu konuda bir ihale yapılmadığı, gerçek değerin ne olduğu hususlarını herkes merak etmeye devam ediyor.

İşte böyle örnekler ülkemizde siyasete ve siyasetçiye güveni sarsıyor. Yurttaşlarımızın büyük bölümü siyasetin ana malzemesinin yalan olduğuna inanmaya başladılar. Ülkemizde işlerin iyiye gitmemesinin psikolojik nedenlerinden birisi de budur.

Bilinmelidir ki; hukuk da, ekonomi de, sağlık da, istatistik de, bilimsel verilere göre yapılması gereken işlerdir. Gerçekleri bir süre gizlersiniz, ama er yada geç gerçekler yukarıdaki örnekler gibi ortaya çıkar.

Artık bu ülkede gerçeklerin ifade edilmesi zamanı geldi. Sağlıktan ekonomiye, hukuktan istatistiğe  ve  diğer verilere göre topluma gerçeklerin gizlenmeden söylenmesinin zamanı geldi de geçiyor.21 yüzyılda, toplumdan gerçekleri saklayanlar esasında o topluma ihanet etmektedirler. Çünkü gerçeklerin ifade edilmediği bir ülke yıkıma gider. Toplum artık gerçeklerle yüzleştirilmeli, ona göre de çözüm yolları hep birlikte aranmalıdır. Yalanın siyasetin ana malzemesi olmaktan çıkartılması artık milli bir dava halene getirilmelidir. 21 yüzyılda siyasetin  ana anlayışı şeffaflık olmalıdır.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Örengül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Manzara - türkiye ekonomisini klasik olarak batiran kamu iktisadi tesekkulleri (belediyeler ve devlet bankalari dahil) ve mutahitlik insaat isleriydi. buna ilave olarak sosyal güvenlik kurumu vardi. bunlara ek olarak sagolsunlar akp , 5 milyon esnafi beslemeyi ekledi. bu yapidan iyi bir ekonomi cikmaz. 1 kisi calisiyor, kitler, esnaf yiyor,, bu nasil is ?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Aralık 22:20


Anket Darıca Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?