Reklamı Kapat

Üzüm sandığı!

Severek yediğimiz meyvelerden birisi de üzüm. Asmada, bağda yetişen, ince kabuklu, kalın kabuklu, siyah, pembe, beyaz… Her bir çeşidinin ayrı bir adı ve kendine özgü bir tadı var. Çeşidi ve cinsi ne olursa olsun, hangi kökte yetişirse yetişsin; soframıza gelen ya da gelmesini istediğimiz üzüm,  dalında sağlam olanıdır.  Dalında sağlam olmayan üzüm, sararır, kurur, çürür, pörsür, ekşir,  düşer, olgunlaşamayanlar koruk kalır, önümüze gelemez. Gelse de yenmez…  Sağlam olup da önümüze gelen salkımın içinde ezik,  çürük olabilir, onları da ayıklamak gerekir…

Toplanan üzüm bizlere ulaşırken önce sepetlerle üzüm sandıklarına, oradan tüketicisine doğru yol alır. Sandık içerisinde elden ele döner dolaşır sonunda ambalaja girip bize kadar gelir. Bize gelene kadar da sandıktaki üzüm de mutlaka fire verir… 

Önce üzümün salkımına bakalım. Hani dedik ya dalında sağlam olmayan sararır, kurur, çürüyüp ekşir, pörsür, düşer diye.  Bu olay hemen her gün bir nedenle aklıma gelir.  Bozuk salkım, bir takım insanların bir arada olmalarına benzer. Aralarında pörsüyüp solan,  rengi sararan,  benliğini yitirip kuruyan, çürüyüp ekşiyip çevreye kötü koku salan, topluluktan düşen, olgunlaşmadan korukta kalıp da ekşiliği ile üzüm lezzeti veremeyen insanlar aklıma gelir...

Şimdi dönüp etrafımıza bakalım. İnsan tanelerinden oluşan salkımımızda kimler var?

Az sayıda da olsa; Lezzetli, sağlam karakterli, Yurdunu Milletini seven, dürüst, çalışkan, insan olup da salkımda durmaya layık olan insanlar var. Ama ne yazık ki son zamanlarda, uzunca bir zamandır süren ahlak anlayışındaki aşınımlar nedeniyle; layık oldukları değeri bulamaz hale geldiler…

Ama,  rengi bozuk,  çürük, ekşi, kuruyan, düşük taneler takımı; salkımdaki sağlam taneleri de bozmak için ne lazımsa yaptıkları gibi, salkımın en üstünde sapına yakın yerlerde duruyor, itibar görüyorlar. Demek ki toplumun değer yargıları bu tarafa doğru aşınım göstermiş…

Salkımın bu gün itibar edilmeyen tanelerinden olsam da asıl hak sahibiyim diyorsanız, unutmayınız ki; bir çuval un, bir avuç maya ile ekmek olur! Bu ülkenin geleceğini kurtaracak ahlaki değerlere tekrar kavuşabilmesi çabasından vaz geçmeden, sabırla ve inatla bu yolda yürümekten başka çaremiz yoktur.  Hedef;  Bu mayanın içinde mutlaka ben de olmalıyım, olmalıdır… 

Yıllardır bağımızın bakımını yapmakta ihmalkar davrandık. Bağdan anlamayan, bağın kıymetini bilmeyen ellere bıraktık. Açıkçası tembellik ettik, yeterince  sahiplenemedik. Bu savsaklamanın nelere mal olduğunu da  gördük. O halde  Bağ elden gitmeden; yeni ürün dönemi için  bağımızın bakımını ilme   ve  fenne  uygun olarak yapabilecek,  aydın düşünce sahibi   ehil  ellere teslim edip, başlamak lazım; bu gün  başlamazsak  yarın  çok  geç olur…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Raif Kandemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Çayırova Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?