Reklamı Kapat

Köleci düzen bitti mi?

İnsanlık tarihinin binlerce yılı “kölelik düzeni” ile geçmiş.

Daha sonra, “Keşifler” adı verilen “ilk küresel soygun” ve Afrika, Asya, Amerika kıtalarından sağlanan “zincirli köleler” sayesinde Avrupa ülkeleri büyük zenginliklere ulaşmış.

Amerika kıtasının keşfinden sonra, başta Büyük Britanya olmak üzere, Avrupa’nın maceracı insanları bu yeni kıtada yeni bir düzen kurmaya çalışmış. Kolay olmamış bu.

Kızılderililerin vahşice katledilmesi, altın hırsı ile gözleri dönmüş silahlı insanların yarattıkları kanlı “Vahşi Batı” düzeninden sonra, 4 Temmuz 1776’da “ABD Bağımsızlık Bildirgesi” ile yeni bir devlet kurulmuş. Bu yeni devletin zenginliğe ulaşmasındaki en büyük güç kaynağı da yine “KÖLE EMEĞİ” olmuş.

Zamanla, ABD’de ve diğer gelişmiş ülkeler, toplumsal bilinçlenme karşısında köleliği “yasal olarak” yasaklamışlar! 1926 yılında Milletler Cemiyeti, daha sonra da Birleşmiş Milletler köleliği yasaklanmış.

Oysa, kölelik yeni bir biçim kazanmış!

Kapitalist ekonomi-politik düzen; “sürekli üretim ve sürekli tüketim” ister! Temel amaç; üretim maliyetini en düşük tutup, “kar marjını” mümkün olduğunca yüksek tutmaktır!

Ürünleri alacak “müşteriler” olmalıdır. Bu müşteriler ise, düşük ücretlerle çalıştırılan “zincirsiz köleler” yani emekçilerdir!

Dünden bu güne yaşanmış tüm ekonomik krizlerin “bedel ödeyeni” emeği ile yaşayanlar olmuştur!

Oysa, ekonomik krizlerin nedeni emekçiler değil, emeği sömüren egemen sınıftır!

Salgın dönemlerinde de yaşanan GERÇEK budur!

Üretim girdilerinden tüketim ürünlerine kadar, Dolar artışı ile her şeye gelen zamlar, emeği ile geçinenleri daha da yoksullaştırmakta, büyük maddi olanakları olanlar ise bu dolar artışlarını çok ustaca değerlendirerek, daha da zenginleşmektedirler!

Aslında her şey tüm halkın gözü önünde olmaktadır ama, “işsizlik, geçim sıkıntısı, eğitimsizlik” pençesindeki geniş insan kitleleri, bu büyük haksızlığın farkına varamamaktadırlar!

Kitap, dergi bir yana günlük gazete bile okuyamayan, “etnik köken ve din-mezhep ayrımı” ile ayrıştırılan, birbirine “düşman” kılınan geniş kitleler yaşanan büyük haksızlığı göremezler!

İşte, günümüzde yaşananlar;

·       İşsizlik giderek artıyor, yalan istatistiklerle aldatılıyor insanlar,

·       İşi olanlar ya işini kaybediyor ya da “KÖLE ÜCRETİ” ne boyun eğmek zorunda kalıyorlar,

·       Esnaf, iş yapamıyor ama “elektrik, doğalgaz, su faturaları, işyeri kirası, ya da kredi” ödemeleri ile çaresiz,

·       Memurlar ve emekliler, enflasyon yalanlarıyla üç kuruşluk artışlara boyun eğiyor, sürekli yoksullaşıyorlar,

·       Tarım üreticileri ve besiciler, İTHALAT kırbacı ile üretime ve hayata küstürülüyor,

·       Üniversite mezunu gençler, asgari ücretle, asıl meslekleri dışındaki işlerde çalışma olanağı bulduğu zaman bayram ediyor,

·       Giderek artan YOKSULLAŞMA nedeniyle, çocuklar başta olmak üzere geniş kitleler İNSANCA “sağlıklı ve dengeli beslenme” olanağı bulamıyorlar,

·       Sağlıklı beslenemeyen bu nedenle “doğal bağışıklık gücü” zayıf kalan insanlar Corona virüs kurbanı oluyorlar,

Daha fazla uzatmaya gerek var mı?

Her vatandaş, kendi yaşam koşullarının karşısında;

·        siyasi iktidarın içinde bulunduğu “Lüks ve israfı”

·        DOLAR bazında “geçiş, hasta, yolcu” garantili “Köprü, otoyol, havaalanı ve Şehir Hastaneleri” müteahhitlerine ödenen bedellerin farkına varabilse,

Bu ülkede çok büyük bir kesimin zincirsiz köleden farkı olmadığını görecektir!  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Hakan Ersunar - Senelerce bu ülke o köprülere ödenenin çok daha fazlasını IMF ci tefecilere faiz olarak ödedi fakat sizin zihniyetinizde olanalr yazılarında bundan hiç bahsetmedi çünkü bu ülkeyi IMF bataklığına sokan 1946 da CHP idi. Şimdi devletin garantörlere ödediği paranın hesabını soruyorsunuz "· DOLAR bazında “geçiş, hasta, yolcu” garantili “Köprü, otoyol, havaalanı ve Şehir Hastaneleri” müteahhitlerine ödenen bedellerin farkına varabilse," sizin anlayamadığınız bir nokta devlet bu işi bu şekilde değil de CHP zihniyetinin bu ülkenin başına musallat ettiği IMF den borç alınılarak yapılsa bize çok daha pahalıya mal olacağıydı. Devletin, kapasite dolmadığı için ödeyeceği para, IMF ten borç alınsa ödeyeceği paradan fazla değil, halk bunu bilmiyor mu sanıyorsunuz da? halkı aptal yerine koyup ne anlatıyorsunuz. Sizin derdiniz bu ödenen para değil, iş başındakinin Atatürkçü Laik olmayan Müslüman namaz kılan kuran okuyan imam hatip mezunu bir insan olması. Gerçek derdinizi neden söylemiyorda, halkı bu işin IMF den alınacak para ile garantöre verilecek teminat arasındaki farkı ayrıt edemeyecek konumda görüp, masal anlatıyor, algı opearsyonu yapıyorusnuz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Aralık 23:02
02

Sgkli - Gercekten ulkemizde tek calisan ve vergi odeyen kesim sgk ile calisanlar.. devlet esnaftan vergi almiyor bizden aliyor. Resmen tum ulkenin yükünü biz cekiyoruz. Diger herkes seyrediyor

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Aralık 19:57
01

Hakan Ersunar - Olaya neden maddiyat yönünden bakıyorsunuz? CHP tek parti rejimi bu ülkede herkesin kendi ideolojinse kul olmasını halkın tebaası kölesi olmasını istiyor ve bunu hala devlet gücünü kullanarak baskı ile yaptırmaya çalışıyor. Çok partili hayatta dahi güya demokratik sözde cumhuriyet olduğu iddia edilen bir ülkede halktan tabanı ve desteği olmadığı halde CHP gizli iktidarını süründürüyor. Halkın seçtikleri CHP değil başka siyasi görüşte olanları seçse dahi, seçilen kişi esaslarını CHP'nin belirlediği CHP tek parti ilkelerine bağlı kalacağına yemin ederek göreve başlamak mecburiyetinde. Bu köle düzeni değil m? halk köle tebaa kul mu? neden bunlardan hiç bahsetmiyor ve özgürlüklerin olduğu gerçek demokratik bir cumhuriyet için yazılar kaleme almıyorsunuz. Bir yandan köle düzeninden bahsederken sanırım sizde köle düzenine razısınız.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Aralık 15:19


Anket Çayırova Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?