Su stratejisi

Geçtiğimiz günlerde Katar ile Türkiye arasında su yönetimi anlaşması yapıldığına dair yayınlanan haberler, toplumun büyük kesiminde eleştirel yorumlara neden oldu.

Bu yorumların ortak noktası olarak ise, su gibi ülkeler için stratejik ve hayati öneme sahip bir meselede yapılan bir anlaşmanın mahiyetinin tam bilinmemesinin vurgulandığını görüyoruz.

“Peki, suyun stratejik önemi nedir ki bir tartışma konusu haline geliyor?” diye soracak olursak, cevaben şunları söylemek mümkün:

Su gibi bir doğal kaynağı stratejik kılan belli başlı hususlar vardır. Bunlar genel olarak:

Bölgedeki veya ülkedeki doğal kaynağın yetersizliği;

Aynı doğal kaynağın bir veya daha fazla ülke tarafından kullanılması veya bir bölgede yoğunlaşması;

Söz konusu kaynağın yerine geçebilecek başka seçeneklerin olup olmaması;

Kaynağa sahip ve kullanıcı ülkeler arasındaki ekonomik ve askeri güç farklılığı şeklinde sıralanabilir.

Ortadoğu’da petrol zengini ülkelerin 1973 yılında Arap-İsrail Savaşı sırasında uyguladığı petrol ambargosunun yarattığı şok, başta ABD olmak üzere gelişmiş Avrupa ülkelerindeki stratejistlerin, doğal kaynakların kullanımında ve değerlendirilmesinde ortaya çıkan sorunlara daha fazla ilgi duyması sonucunu doğurmuştur.

Hızlı nüfus artışı ve kaynakların sürdürülebilirliğinin azalması gibi unsurlar, doğal kaynak olarak suyun stratejik önemini arttırdığı için, dünya siyasetine yön veren birçok ABD’li stratejist tarafından, bölge ülkelerinin yeterli suya sahip olup olmadıklarının araştırılması, ülkelerin yeterli suya sahip olması için uygulaması gereken politikaların tayin edilmesi, söz konusu ülkelerin çabalarının bölgesel istikrarı nasıl etkileyeceğinin saptanması gibi konuların ele alınması önerilmiştir.

Bunun bizim için önemine gelecek olursak:

Türkiye’nin çok sulak bir ülke olmamasına rağmen, Fırat ve Dicle nehirleri gibi iki önemli nehrin kullanılması meselesinin Suriye – Irak ile aramızda sorunlara sebebiyet vermesi, suyla ilgili çizilen dünya politikalarının ülkemizi de kapsayacak biçimde şekillendirilmesi anlamına gelmektedir.

O nedenle, geleceğe dair su kaynağı endişesini hem yaşamsal hem de güvenlik açısından taşıyan ülkemizde, Katarla yapılan anlaşmanın mahiyeti çok önemlidir.

Her ne kadar Tarım Bakanı, anlaşmayla ilgili olarak, Katar’ın kendine ait su kaynaklarının verimini ve sürdürebilirliğini arttırmak için teknolojik destek verileceğini, destek ekibinin Katar’a giderek bunu yapacağını beyan etmek suretiyle endişelerimizi dindirse de, ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntının ileride anlaşmanın mahiyetini ne derece etkileyebileceği de merak konusudur.

Saygılarımla…

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nihal Özgirgin - Mesaj Gönder

# destek

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kandıra Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?