Reklamı Kapat

Katar’ı “varlıklarımıza” ortak ederken

Önce şunun altını çizeyim.

Bir ülke, kalkınmak için “yabancı sermaye” kullanabilir.

Teknoloji getirir, üretime dönük yatırım yapar, para kazanır borcunu öder.

Bunda bir sıkıntı yok.

Bu yönüyle baktığımızda, biz Katar’la yaptığımız anlaşmalarla ülkemize bir yarar sağlamıyoruz.

Yeni bir teknolojiyi ülkemize getirmiyoruz.

Yeni bir üretim tesisi kurmuyoruz.

Yapılan, Katar’ı “mevcut varlıklarımıza” ortak etmek!

Hem de “kelepir” bir fiyatla.

Neden bu yolu seçtiğimiz de ortada.

Para suyunu çekti, kasa tamtakır, Katar’ı yanımıza ortak alıyoruz.

Bu, müflis tüccarların kullandığı bir yöntem.

Gel şu kadar para ver, bana ortak ol!

Zaten şu anda Merkez Bankası da Katar’la yapılan swap anlaşmasıyla ayakta değil mi?

Sonuçta…

83 milyon nüfuslu Türkiye, 2.5 milyon nüfuslu Katar’a “bağımlı” hale geldi.

Daha doğrusu getirildi…

“Katar” denince, akla bağımsız Katar devleti mi geliyor?

Katar…

Suudi Arabistan…

Kuveyt…

Bahreyn…

Birleşik Arap Emirlikleri…

Sevgili okurlarım, bunları sakın bağımsız, kendi iradesiyle hareket eden birer devlet sanmayın.

Bunların “devlet” denecek halleri yok.

Her biri bir sülaleye ait, o sülaleler de ABD’ye bağlı.

ABD’den izin almadan şuradan şuraya gidemezler.

Katar, Sani ailesinin…

Suudi Arabistan, Suud ailesinin…

Kuveyt, Sabah ailesinin…

Bahreyn, Halifa ailesinin…

Birleşik Arap Emirlikleri ise Zayed ailesinindir.

Hani dünyaya “demokrasi havarisi” kesilen ABD var ya, bu ülkeler “uslu çocuk” olacaklarına söz verdiklerinden, bunlara “demokrasiyi” diretmiyor.

Bu ülkeler, ABD ne derse onu yapmak zorundadır.

Bu ülkelerin ekonomisi, ABD ekonomisi içinde kabul edilir.

ABD’nin izni olmadan bu ülkelerden petrol ve doğalgaz satışı yapılamaz.

Diyeceksiniz ki, “Katar’la bu kadar anlaşma yaptık, demek bunların hepsinden ABD’nin haberi vardı…”

Hiç şüpheniz olmasın!

ABD’nin, Katar’la yaptığımız anlaşmalarla ilgili mutlaka bir hesabı vardır.

Göreceksiniz, bunlar önümüzdeki günlerde bir bir önümüze çıkacak.  

Katar’ı mevcut varlıklarımıza ortak etmenin sıkıntısını, zamanı gelince çekeceğiz.

Siz Katar’ı Türkiye’nin çıkarına olacak bir konuda hiç Türkiye’nin yanında gördünüz mü?

Doğu Akdeniz’deki doğalgaz kaynaklarının kullanımı konusu…

Uluslararası örgütlenmede, Katar Türkiye’nin karşısındaki blokta.

Çünkü ABD, öyle istiyor.

Bir şey daha…

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile aramız neden açıldı?

Suudi Arabistan ve BAE, neden Türk mallarını boykot ediyor?

Hani nerede Müslüman kardeşliği?

Ne oldu kardeşliğimize?

Hepsi hikâye!

Dediğim gibi…

Katar, Suudi Arabistan, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, hepsi birer “uydu devlet”!

ABD’nin uydusu…

Katar ve diğerleriyle ilişkilerimizi bu gözle değerlendirelim.

 Milli güvenlik sorunu…

*Türkiye’de “ulus devleti” aşındırmak, “milli güvenlik sorunu” değil…

*Atatürk’e ve devrimlerine saldırmak, “milli güvenlik sorunu” değil…

*Laikliği yok etmek, “milli güvenlik sorunu” değil…

*Emperyalizmin emrindeki tarikat ve cemaatleri beslemek, “milli güvenlik sorunu” değil…

*Ülkeyi “üretim ekonomisi” yerine “borç ekonomisi” ile yönetmek, “milli güvenlik sorunu” değil…

*ABD’nin BOP, yani Büyük Ortadoğu Projesi’nin eşbaşkanlığını kabul etmek ve yürütmek, “milli güvenlik sorunu” değil…

*Eğitimi “dinsel yapıya” dönüştürmek, “milli güvenlik sorunu” değil…

*Yargı kararlarını tanımamak ve “hukukun üstünlüğü”nü rafa kaldırmak, “milli güvenlik sorunu” değil…

*Toplumu “yoksul” ve “cahil” bırakarak yönetmeye kalkmak, “milli güvenlik sorunu” değil…

*Türkiye’yi 450 milyar dolar dış borca sokmak, “milli güvenlik sorunu” değil…

*Bütün komşularımızla kavga etmek, “milli güvenlik sorunu” değil…

*Cumhuriyet döneminin bütün ekonomik işletmelerini satmak, “milli güvenlik sorunu” değil…

*Çoğu Suriyeli olmak üzere, 9 milyon sığınmacı ve mülteciyi ülkemize kabul etmek, “milli güvenlik sorunu” değil…

*Toplumu kamplaştırmak, “bizden olanlar ve olmayanlar” diye ayrıştırmak, “milli güvenlik sorunu” değil…

Ama…

Ama CHP, milli güvenlik sorunu.

Öyle mi?

Asıl bu kadar “milli güvenlik sorunu” varken “CHP’yi milli güvenlik sorunu olarak göstermek”, toplumda bu yönde algı yaratmaya kalkmak, ülkemizin en büyük “milli güvenlik sorunu”!

Sadece “Benim partim ve bana destek veren partiler kalsın, diğeri yok olsun” diye düşünmek, asıl “milli güvenlik sorunu” bu!

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

bayraktarlı - kalemine .yureğine sağlık,ders niteliğinde ifade,okudugunu inşallah anlayanlar olupda hatalarından ders alırlar....

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 08 Aralık 13:37
01

Ayyıldız - Sözün özü, kaleminize sağlık aylardır ulusal kanallarda tartışanlar sizin bu yazınızı okuyup ders almaları gerekir.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 08 Aralık 11:47


Anket Çayırova Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?