Reklamı Kapat

Bugün, Türkiye için önemli bir gün

Sevgili okurlarım, bugün ve yarın ülkemiz için önemli bir gün.

Avrupa Birliği Liderler Zirvesi bugün Brüksel’de toplanacak, Türkiye’ye uygulanacak “muhtemel yaptırımları” görüşecek.

Konuya girmeden önce, “Avrupa Birliği Zirvesi” nedir, kısaca söz edeyim.

Avrupa Birliği Zirvesi, adı üstünde, Avrupa Birliği’ne üye devletlerin başbakanları veya devlet başkanlarının bir araya gelmesiyle yapılan bir toplantıdır.

Toplantıya elbette zirvenin dönem başkanı ve “Avrupa Komisyonu Başkanı” da katılır.

Zirve 1974 yılından beri yılda en az 4 defa toplanır, liderler önemli konuları tartışır, AB’nin orta ve uzun vadeli politikalarını belirler.

Zirvenin herhangi bir “yasama yetkisi” yoktur.

AB’nin temel politikaları belirlendiği için “siyasi ağırlığı” vardır.

Zirve, 1992 yılında “resmi statü” kazanmıştır.   

Bugünkü toplantı neden önemli?

Bugünkü toplantının önemini anlayabilmek için, bu yıl yapılan diğer toplantılarda alınan kararlara bir göz atalım.

17-20 Temmuz 2020 tarihleri arasında yapılan zirvede, Güney Kıbrıs ve Fransa, Türkiye’ye “Doğu Akdeniz’deki tavrı nedeniyle ekonomik yaptırım” uygulanmasını istediler.

Ancak bu istek yeterli destek bulmadı, yaptırım kararının aralık zirvesinde yeniden ele alınması kararlaştırıldı.

1-2 Ekim 2020 zirvesinde de “Türkiye’ye yaptırım” konusu vardı, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, zirve çalışmaları devam ederken, Türkiye’nin “Kıbrıs sularında doğalgaz arama çalışmalarında ısrar etmesi durumunda, Avrupa Birliği’nin ambargo uygulayabileceği” açıklamasında bulundu.

Zirvenin açıklanan sonuç bildirisinde, Türkiye ile ilgili ifadeler daha keskindi.

“Doğu Akdeniz’de Kıbrıs Rum tarafının egemenliğinin ihlal edildiği” vurgusu yapıldı, “Rum kesimiyle diyalog kurun, Doğu Akdeniz politikasını değişirin, aksi takdirde yaptırım seçeneğini derhal uygulayacağız” denildi.

Zirve sonrası verilen demeçlerde, ağırlıklı olarak şu ortak dil kullanıldı:

“Türkiye ne yapması gerektiğini biliyor, ya çatışmayı ya da işbirliğini seçecek…”

 
Ve Avrupa Parlamentosu’nun kararı

Daha bitmedi…

Avrupa Parlamentosu 26 Kasım 2020’de yaptığı toplantıdan sonra sert bir bildiri yayınladı.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de doğalgaz aramasını ve 46 yıldır kapalı tutulan Maraş’ın kısmen açılması kararını kınadı, “tek taraflı ve yasa dışı” olarak niteledi.

Dahası, “Türkiye’nin Kıbrıs’taki güçlerini çekmesi ve BM gözetimindeki Maraş’ı da gerçek sahiplerine vermesini” de istendi.

Ve tabii bildirinin sonunda, “Türkiye’ye karşı sert bir yaptırım uygulanması” talep edildi.

Karar oylamasında 631 parlamenter lehte, 3 parlamenter aleyhte oy kullandı, 59 parlamenter ise çekimser kaldı.

 
İlk defa “yaptırım uygulaması” gündemde

Sevgili okurlarım, gelinen noktada durum ciddi görünüyor.

Daha önceki yıllarda Almanya gibi AB ülkeleri, “müstakil olarak” ülkemize karşı yaptırım uygulamışlardı.         

Ancak tarihte ilk defa Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yaptırım uygulaması gündemde.

Bugün başlayıp yarın bitecek zirveden “yaptırım kararı” çıkması ciddi bir olasılık!

Ankara da durumun farkında ki, eski katı tutumundan çark etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 21 Kasım 2020 tarihinde yaptığı bir konuşmada, “Kendimizi başka yerlerde değil Avrupa’da görüyor, geleceğimizi Avrupa ile kurmayı tasavvur ediyoruz” açıklamasında bulundu.

Yine Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın Brüksel’e gitti, zirve öncesi geniş temaslarda bulundu.

 
“Yaptırımlar”, ne olabilir?

Bu konuda değişik yorumlar var.

Alt alta sıralayalım:

*Türkiye ile müzakereler askıya alınabilir.

*Gümrük Birliği anlaşması askıya alınabilir.

*Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yaptığı yardımlar tamamen kesilebilir.

*Doğalgaz sondaj çalışmalarına katılan bürokratlara “seyahat yasağı” getirilebilir.

*Krizin genişlemesi durumunda, yaptırımlar “Türkiye’deki diğer ekonomik faaliyetleri etkileyecek şekilde” genişletilebilir.

Tabii zirveden nasıl bir sonuç çıkacak, bekleyip göreceğiz.

Burada önemli olan, Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu durumun sıkıntılı olması.

Bir taraftan ekonomik kriz, diğer taraftan pandemi, tam bıçak sırtındayız.

Eğer bu zirveden ciddi bir yaptırım çıkarsa, işimiz daha da güçleşecek.

Avrupa Birliği’ne giriş sürecinin sekteye uğraması çok önemli değil.

O tren kaçalı zaten çok oldu.

Burada önemli olan, AB ülkeleriyle ilişkilerimiz.

Şu anda çok kötü, daha da kötüleşirse, bunun siyasi ve ekonomik faturası ağır olur.

Türkiye, ihracatının yüzde 50’sini Avrupa Birliği ülkelerine yapıyor.

Bu kapı kapanırsa, ne yaparız?

Yine AB ülkeleri, uluslararası siyasi ilişkilerde hep Türkiye’nin karşısına dikilirse, ortaya çıkacak sorunları nasıl aşacağız?

İnşallah, bugün başlayacak Avrupa Birliği Liderler Zirvesi’nden “bizi çok zor durumda bırakacak” bir karar çıkmaz.

İnşallah, yaşadığımız bütün kötü olaylardan sonra, posta koyarak, nezaket kurallarının dışına çıkarak dış politikada yol alınamayacağını anlarız.

 

   



 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder

# destek

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Darıca Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?