Reklamı Kapat

Temel mesele güven

Daha önce de ifade etmiştik, güven hayati öneme sahip bir kavram.

Bu durum hem bireysel hayatımız hem de toplumsal hayatımız için geçerli.

Nitekim yaşadığımız pandemi süreci bunu bize bir kez daha gösterdi.

Öyle ki bir kısım insanımız virüsün varlığından şüphe ediyor.

Bir kısmı maskenin koruyuculuğundan…

Bazıları doktorların tedavisinden şüphe duyuyor…

Bazıları ise verilen ilaçların faydasından…

İlan edilen vaka sayılarından duyulan şüphenin yanına aşının etkisinden duyulan şüphe de eklendi…

Gelinen neticede hastalıkla mücadele gibi başarısı öncelikle “güven”e bağlı olan bir süreçte “güvensizlik” duygusunun getirdiği sıkıntılar içindeyiz…

Elbette bu güvensizliğin de dayandığı bir takım sebepler var…

Bu sebeplerin haklı olanları da haksız olanları da var…

Ancak haklılık ve haksızlık bir tarafa, mücadelenin başarıya ulaşması için öncelikle “güven”in tesis edilmesi şart.

Tecrübeyle sabit olarak biliyorum ki hastalıkla mücadele sürecinde bir hasta ya da hasta yakını olarak öncelikle doktorunuza güven duymanız gerekir.

Doktorunuzun da size güven duyması önemlidir.

Zira tedavi süreci bir ekip işidir.

Toplum açısından da öyle.

Kimilerinin varlığını kabul edip kimilerinin kabul etmediği, güvenmediği bir ortamda, bu güveni öncelikle doğru bilgi, sonrasında ise tutarlılık ile tesis etmede yetersiz kalınırsa, toplumun bir “ekip” ruhuyla mücadele etmesini beklemek de hayal olur.

Üstelik güven problemi, sadece fiziki tedavi için değil, toplumun psikolojisinin sağlam kalması için de önemli.

Zira “tutunacak bir dalının” olmadığını düşünen bir insan öncelikle psikolojik açıdan yıkıma doğru sürüklenir.

Psikolojisi bozulan insanın gerekeni yapmasını bekleyemezsiniz.

Psikolojisi bozulan insanın yapıcı, uyumlu ve olumlu davranışlar sergilemesini de bekleyemezsiniz.

Ve psikolojik gerginlik toplumsal boyuta ulaştığında, toplumu birleştirmesi gereken değerlerin dahi birer ayrışma unsuru haline geldiğini görürsünüz ki “mücadele” sürecinde böylesi bir durum sürecin etkisini olumsuz şekillendirmekten başka bir işe yaramaz.

Kısacası pandemi sürecini hem beden hem de ruh sağlığımızı koruyarak atlatmak istiyorsak, öncelikle “güveni” tesis etmeye odaklanmak zorundayız.

Bu mücadelede yetki sahibi olup güvenilir olmaktan uzaklaşan ya da güvenilirliği sorgulanabilen her otoritenin de öncelikli meselesi bu olmalı kanaatindeyim.

Aksi halde Korona virüsü aratacak “sosyal virüslerin” artışına şahit olmak işten bile değil…    

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Banu Gürer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Çayırova Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?