Reklamı Kapat

Aklın yolu bir de kullanırsan!              

Allah’ın insana verdiği en kutsal şey Akıl. Elektrik üretimi, organ nakilleri, radyo dalgaları, antibiyotikler, bilgisayarlar ve yaşamımıza giren tüm buluşların hiçbiri kutsal kitaplarla gelmedi.

            Allah’ın verdiği aklın kullanımıyla oldu.

            Aklını kullanıp, bilimin önünü açan tüm toplumlar hep önde oldu. Bilime sınırlar getiren, sorgulamayı engelleyen toplumlar ise, her alanda sıkıştıklarında bu toplumların ürettiklerini beklediler. Onlara muhtaç oldular.

            Yaşadığımız aşı olayı da bir örnek.

            Bekliyoruz ki birileri aşı üretsin bizde alalım. Biz neden üretemiyoruz?

            Biliyoruz ki, her bitki her ortamda yetişmez. Bataklıkta buğday değil, pirinç üretilir. Kumlu alanda da karpuz vs.

            Bilim insanı içinde benzer kurallar geçerlidir. Öncelikle o ortamın oluşturulması gerekecek. Ayrıca, en önemli rehberin BİLİM olduğu ilkesi içtenlikle benimsenecek.

            O nedenle, eğitim sistemini oluştururken, aklın kullanılmasını öne çıkaran, sorgulayan, araştıran bir yapı ile işe başlanmalı.

            Sonrasında üniversiteler sıradan bilgileri ezberleten değil araştıran bilim üreten kurumlar haline getirilmelidir. Bütçeden çok önemli kaynaklar bilimsel araştırmalara ayrılmalıdır.

            2021 yılı bütçesine bakıyoruz. Yaklaşık 130 tane üniversiteye ayrılan bütçe 45 milyar TL. toplam bütçenin % 3’ü gibi.

            Özelde baktığımızda Kocaeli Üniversitesine ayrılan pay 600 milyon TL.

            Oysa Cumhurbaşkanlığı bütçesi 4 milyar, Diyanet bütçesi 13 milyar TL.

            Bakınız üniversitelere ayrılan bütçedeki ödenek 130 üniversiteye bölündüğünde ortalama üniversite başına düşen pay 350 milyon TL.

            Sadece Cumhurbaşkanlığı bütçesi 11 adet üniversite bütçesine eşit.

            Diyanetin bütçesi ise 37 üniversitenin bütçesi kadar.

            Sizce bu ortam bilim adamının yetişmesini sağlayacak ortama uygun mu?

            600 milyon Kocaeli Üniversitesi bütçesinin ne kadar personel, ne kadarı yönetim, ne kadarı malzeme ile ilgili. Araştırmaya ne kalır?

            Sonra biz üniversitelerden bilim üretmesini bekleyeceğiz.

            Ayrıca basında gördüğümüz kadar bir kısım hocaların (rektör düzeyinde bile) bilimden ne kadar uzak tavırları da işin başka yönü.

            Bakın gururla isimlerini söylediğimiz. Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz – Prof. Dr. Aziz Sancar – Prof. Dr. Gazi Yaşargil ve Prof Dr. Uğur Şahin ve eşi hocalarımız bizim insanımız.

            Bu hocalarımız, Albert Einstein’ın izafiyet teorisinin eksiğini görebilmiş fizikçi, Kimya Nobel sahibi, Dünya Tıp literatürüne geçmiş tıp insanı ve Covid 19 aşısını bulan bilim insanı.

            Sorgulamamız gereken şey işte tam bu. Bu insanlar neden ülkemizde değil?

            Bence bunun nedeni, yukarıda söylemeye çalıştığım nedenlerdir.

            Bakınız biz 1887 yılında kurulan ve 1925’de Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü olarak faaliyet gösteren, kuduz, kolera, çiçek gibi aşıları geliştiren kurumu bile kapatmışız.

            Şimdi hepimiz dört gözle birileri bize aşı göndersin diye bekliyoruz.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fikret Gökmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Barlas Kubilay - Prof. Aziz Sancar, Prof. Gazi Yaşargil, Prof. Uğur yaşargil gibi bilim adamlarımız Türkiye'de kalsalardı elverişli bilimsel ortam, laboratuvar, arak gereç kitaplar ... gibi olanaklara kavuşamayacakları için başarılı olamazlardı. Şimdi bu insanlara sahip çıkıp onlarla gurur duyuyoruz ama onların sadece soyları sopları Türk ya da başka bir ulustan. onları değerli kılan aldıkları bilimsel eğitim, ve bulundukları ortam.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 15 Aralık 13:39


Anket Çayırova Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?