Reklamı Kapat

Özgüven

Psikolojideki pek çok kavramın tek bir tanımı yoktur. Söz konusu kavramlar, pek çok kuram ve kuramcıya göre değişik anlamda kullanılmaktadır. Özgüven (self-confidence) kavramı için de aynı durum geçerlidir. Dolayısıyla, “Özgüven nedir?” sorusunun cevabını araştırırken ulaşacağınız sonuçlar,  çok çeşitlilik gösterebilir. Ben burada, psikoloji literatüründeki  bazı özgüven kavramlarını sizinle paylaşmak istiyorum. Belki, paylaşacağım tanımlardan sonra siz, kendi özgüven tanımınızı üretebilirsiniz.

Özgüven sözcüğü, öz ve güven kelimesinin birleşimi olması itibariyle kişinin kendine olan güvenini ifade eder. Yani hayattaki her alanda kendine olan inanç olarak da yorumlanabilir. Koşullara, konuma, gelişmelere göre değişebilir. Yüksek- düşük özgüven şeklinde olumlu veya olumsuz olabilir.

Değişik bakış açılarına ve değerlendirmeler göre kısa tarifi kişinin kendine olan güveni.

Kişinin kendisini tanıması ve kendi analizini yapabilmesi, kendisiyle barışık birey olabilmesi,

Yapabileceği ya da yapamayacağı şeylerin kararını başkalarının değil kendisinin vermesi.

Bireyin kendisine yönelik iyi, olumlu duygular geliştirmesi sonucu kendini iyi hissetmesi. Bu iyi hissetme sonuçta kendisiyle ve çevresindeki kişilerle barışık ola bilmesi; yüreklilik, cesaret” veya kişinin kendine güvenme duygusu olarak da tanımlanabilir.

Kendine güven, kendini tanıma, kendine inanma ve öz saygı çerçevesinde inançlarına ve hayat felsefesine göre hareket etme cesaretidir. Kendine ve dünyaya karşı, kendine saygı duymaktan doğan cesur eylemlere yol açan olumlu bir duygudur.

“Özgüven,  kişi davranışlarının en önemli belirleyicilerinden biri olup, bireyin kendine yönelik olumlu yargılarının olması, kendini ve olayları kontrol edebileceği inancı, kendini sevmesi, yeterli olduğunu düşünmesi, değerinin farkına varması, kendisiyle barışık olması, kendini olduğu gibi kabul etmesi, kendini tanıması gibi  olumlu sonuçlar doğurur.

 Araştırılırsa bu konuda farklı tanımlarla karşılaşmak mümkündür. 

Özgüven, genel bir özellik olmaktan daha çok bireyin belli bir aktiviteyi başarılı biçimde yerine getireceğine yönelik inancı ve bireyin kendi yargı, yetenek, güç ve kararlarına güven duyması.

Kişinin kendi bilgi, anlayış yeteneklerine kesin inancı ve kendisini  değerli hissetme  yargısı.

Bireyin kendisine yönelik iyi, olumlu duygular geliştirmesi sonucu kendini iyi hissetmesi, bu iyi hissetme sonucunda kendisiyle ve çevresindeki kişilerle barışık olması.”

Başarısızlıktan kaçınarak, başarılı olmaya eğilim sağlayan, sosyal kabul ve değersizlik hissine karşı geliştirilen bir içsel ihtiyaç.

Bedeni ve davranışıyla kendi dünyası üzerinde denetim ve egemenlik kurduğunu düşünmesi,

Yaşam  sürecinde  önüne  gelecek   problemleri kendi iç kaynaklarına, kendi gücüne, kendi yeteneğine ve kendi zekasına dayanarak baş edip  aşabileceği yolundaki kendisine  duyduğu  güven.

Farkında  olsun veya olmasın,yaptığı hatalara, yanlışlara rağmen kendisine değer vermek.

Kişinin kendi değeri hakkındaki subjektif değerlendirmesi ve kişinin kendi özelliklerinin ne ölçüde olumlu ya da olumsuz olduğu hakkındaki yorumu. Kişinin kendisine ilişkin düşünceleri. Örneğin: Zekiyim, akıllıyım, başarılıyım, Sevilen bir insanım…  Bazı olumsuz düşüncelerin yol açtığı duyguları Umutsuzluk, Utanç, Gurur; ya da emin olamadığı duygu ve düşüncelerin ifadesi olan çekingenlik, dikkat, iddiacılık gibi duygu ve düşünceleri içerir. 

Özgüveni süreklilik gösteren bir kişilik özelliği olarak veya geçici bir psikolojik durum olarak düşünmek de mümkündür. Son olarak, özgüven sınırlı bir alan için geçerli olabileceği gibi, Örneğin;  ben iyi şarkı söyleyebildiğimi düşünüyorum ve bu becerimle gurur duyuyorum.  Genel bir kavram olarak da düşünülebilir. Örnek: İyi bir insan olduğumu düşünüyorum ve bu nedenle kendimle her zaman gurur duyuyorum...

Bireysel durumlara özgü veya geçici bir tutum değil de aksine genel bir kişisel özellik olarak değerlendirmek gerekir.”

En olumsuz hallerinden birisi; Bunlar benim düşüncem, o yüzden doğrudur demeye devam etmektir. Bulunduğu çevrede o kişinin olan saygınlığı  azaltır, tutumları değiştirir ve    bakış açılarını olumsuz yönde  etkileyebilir. Öte yandan özgüveni abartıp insanlara yukarıdan bakmamak, olayı egoya kesinlikle dönüştürmemek gerekiyor. Ego sahibi olan insanları kimse sevmez.

Çevreme bakıyorum da hiç küçük adam kalmamış. Herkes  büyük adam ! Bu durum beni ; özgüven kavramının ne denli samimiyetten uzak, ne denli olduğundan   farklı gösterilmeye çalışılan bir psikolojik davranış bozukluğu olarak kullanıldığı sonucuna  götürüyor…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Raif Kandemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Çayırova Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?