Yağmur duası!  

İki gündür İstanbul'da yağmur yağıyor.

Camdan cama koşuyor dışarı bakıyorum, çok mutlu oluyorum.

Çocukluğum İzmit'in Maşukiye köyünde geçti.

Baba tarafım Çayeli kökenli olduğu için tarlalara mısır ekilirdi.

Zordu yetişmesi en az iki kere çapalanır ve iki kerede sulanması gerekirdi.

Ayrıca olgunlaşınca domuzlar yemesin diye gece ateş yakılı ve beklenirdi.

Teneke çalınarak gelmeleri engellenirdi.

**

Amcam büyük kestane ağacını tepesine bir pervane yapmıştı oda dönerken teneke parçasına çarpar ses çıkarırdı.

Biz sadece mısır ekmeği yerdik, harp yılları idi, iki amcam ve babam askerde olduğundan 20 kişilik aileye büyük amcamız bakardı.

Büyük amcamız İzmit'e gittiğinde bize buğday ekmeği alırdı.

Biz onun bir dilimini mısır ekmeğinin arasına katık diye koyar yerdik.

**

Dedemiz yedi yıl Arap çöllerinde askerlik yapıp gazi olarak dönmüştü.

O odasında oturur çocuklarla haşir neşir olurdu.

Kendisi yedi göbekten beri hocaydı.

Bazı hastalar okunmak için gelirdi.

Bir ilkesi vardı.

Gelenler para veya hediye teklif etmeyecekti.

Allah’ın ayetleri para kapısı edilemezdi.

Sarılık olanları bile tedavi ederdi.

Bir defasında gelen kişi bir Adapazarı kabağı getirmişti.

Onu almadı.

Ben bunu nasıl geri götüreyim deyince.

İlk gördüğün kişiye verirsin demişti.

**

Neyse kuraklığın bastırdığı bir yaz köyden bir heyet ziyarete geldi ve kendisinden yağmur duası yapmasını istediler.

Dedemde onlardan bir dişi at kuru kafası istedi.

Bulup getirdiler.

Onun üzerine bir takım dualar yazdı ve evimizin 200 metre uzağındaki Aygır Dereye bırakılıp bir zincirle de kenara bağlanmasını istedi.

Her şey yapıldı.

Beş altı saat sonra Kartepe'yi (şimdiki kayak tesislerinin olduğu yer) kara bulutlar kapladı.

Bir yağmur bir yağmur ve sel.

Evimizin yanındaki Aygır Dere taştı, köprüyü yıktı.

Millet toplandı, dedeme geldiler ekinler mahvolacak yağmuru durdur diye bağırmaya başladılar.

Dedem de zincirle bağlı deredeki at başını aldırdı.

Bir süre sonra yağmur azaldı.

Hayat böyle bazen iyilik yaparsın amma KÖTÜLÜK bulursun.

İzmir civarında selden hayatını kaybedenlere rahmet diliyorum.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Feridun Güray - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Cenk Cemil - Sayın Feridun Bey, Maalesef eskilerimiz hasretle arar olduk... Günümüzde hiç bir kesim iyi yetişmiyor. Bilgili ve işinin ehli insanlar çok azaldı. Aramızda dedeniz gibi yağmur duasını bilen hocalar olsaydı elbetteki bu kuraklığı yaşamazdık ! Şimdi, namaz kılmasını dahi bileyenleri Diyanet imam yapıyor !

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 06 Ocak 14:06
02

Geri̇ci̇,yobaz.... - @Cenk Cemil 01 nolu yoruma cevabı: diyanete laf attın ya her şey tamam.. namaz kılmasını bilmeyen imam... vay beee

dua tamam da dişi at kafası neyin nesi..... ne dini nede bilimsel açıklaması olmayan tamam bidat hurafe...

diyanetin olmadığı yerde şucu,bucu ....fetocülar çıkar size masalları, aslı astarı olmayan hikayeleri din diye yuttururlar.... birkaç kuruş paranıza da çöreklenip direk cennete göndeririler.... namaz abdest helal haram günah sevap önemli değil...kalbiniz temiz yaa...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Nisan 20:45


Anket Karamürsel Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?