Reklamı Kapat

Likopen aşk

Geçen hafta “Kırmızı tılsım” başlığıyla kırmızı meyve ve sebzelerin içerdiği “likopen” ve “antosiyanini” irdelemiştim. İkisi de yüksek antioksidan güce sahip, başta kanser olmak üzere birçok hastalığı önleme açısından son derece önemli maddeler. 

En fazla domateste olan likopen kırmızı greyfurt, karpuz ve kuşburnunda da var.

Bu yazımdan sonra, bilimsel içerikli yazı hazırlamanın aslında çok zor olduğunu anladım. Çünkü gazetede böyle bir yazıyı belirli sayıda satırla sınırlı tutmanız gerektiğinden bilimsel açıdan çok önemli olan sebep-sonuç ilişkilerini net olarak ortaya koymakta zorlanıyorsunuz.

Bir başka zorluk, yazının özü konusunda  okuyucunun saplantı haline gelmiş ön bilgisinden kaynaklanıyor. Yazıda bu saplantıyı geçersiz gösteren bilgileri sağlam ve çok net verilere dayandırmak gerekiyor. 

Ben bu zorluğu  geçen haftaki “Kırmızı tılsım” başlıklı yazım nedeniyle yaşadım:Bir bilim insanının çok eski zamanlarda bile “İlacı zehirden ayıran dozudur” sözüne dayanarak her besinin, hastalıklardan koruyucu doğal bir ilaç olduğunu ileri sürüp likopen yüzünden, örneğin çok fazla domates yenilmesi halinde karşımıza çok olumsuz bir tablo çıkabileceğini ileri sürünce bazı dostlar bunu kabullenemedi. Bu nedenle bana telefon edenler bile oldu.

Çünkü likopenin yararını biliyor ve bu yüzden serada üretilmiş olsa da domatesin sürekli olarak, elden geldiğince fazla yenilmesini savunuyorlardı.

Onlar en ufak sağlık sorununda bile üstelik bol miktarda kullandıkları için neredeyse dünya rekoru kıracak şekilde “antibiyotik direncine” sahip olan ve bu yüzden karşılaştıkları bakteriyel hastalıkların tedavisini zora sokan bir halkın mensubudur. Madem ki bu ilaç iyi geliyordu, kullanmada sınır tanımak ne oluyordu! Bu olguyu, içinde bol miktarda likopen içeren domates için terk etmek ne demekti!

Ama domates yeme konusunda, gerektiğinde “frene basmak”  benim değil, bilim insanlarının önerisiydi.

Ama bu duygusal reaksiyonları görünce başka bilimsel yayınları da inceledim. Ve gördüm ki ben noksan bile yazmışım; belli şartlarda domates yemekte kısıtlama öngören başka araştırma sonuçları da varmış.

Bakın!… Geçen haftaki yazımda bu kısıtlamaya ilişkin başka neler yazmam gerekiyormuş;  

Domateste, organizmamızda uyuşukluğa, mide mukozasında tahriş ve diğer daha ciddi rahatsızlıklar yaratabilen toksik yapıda  madde “solanin” vardır. (Bu madde patates ve patlıcanda da bulunur) Yanı sıra içinde ve yapraklarında “tomatin” denilen bir başka zehirli madde bulunmaktadır. Domates olgunlaştıkça bu zehirli maddeler azalmakta ve likopen artmaktadır. Bu nedenle, domatesi mevsiminde ve tamamen olgunlaştığında yemek çok önemlidir. (Bundan anlaşılacağı üzere sera şartlarında yapay yolla olgunlaştırılan domateste zehirli madde oranı fazla, faydalı maddelerin miktarı azdır)

 

Sürekli olarak çok fazla domates  yenildiğinde bazı kişilerin  derisinde turuncu renkte lekelerle ortaya çokan “likopenemi” gelişebilir.

  

Doktor tarafından aksi belirtilmedikçe, çocuklar, hamile kadınlar ve emziren kadınların likopen içeren sebze ve meyveyi fazla tüketmesi sakıncalıdır.   

Likopen içeren besinler nikel bakımından çok zengin olduğundan bu minerale karşı toleransı olmayanlar domates tüketimini azaltmalıdır. (Organizmamızın, kırmızı kan hücreleri üretmesi için çok az miktarda nikele ihtiyacı vardır ama fazlası hafif zehir etkilidir. Nikel fazlalığı kısa zaman sürdüğünde bir sağlık problemi doğmamakta, ama süre uzarsa kilo kaybı yaşanmakta, karaciğer ile kalp zarar görmekte ve cilt sorunları oluşmaktadır. Üstelik nikelin bazı bileşikleri insanlarda kansorejen etki yaratmaktadır.)

 

Görüldüğü gibi “Likopen aşk” bambaşka! Ama çok tehlikeli..

Kaynak:

1.Dottoressa Chiara Glicerina Le proprietà benefiche del pomodoro

2.Danilo Cariolo, 2020  Pomodoro, il re dall’estate é ricco di licopen.

    Biologo Nutrizionista, Milano/ Italia

3.Maurizio Tommasini. (Biologo-Nutrizionista)2020.Pomodoro e

    Licopene:Rosso salute

4.Metalli pesanti.Lenntech.

5.Tomei F., 2008. Esposizione della populazione generale ad

    inquinamento urbano. Ordinario di Medicina del Lavoro.Università

    degli Studi di Roma “La Sapienza”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Çayırova Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?