Reklamı Kapat

Değişen ABD, Değişecek Dünya II

3 hafta önce yazdığım Değişen ABD, Değişecek Dünya başlıklı yazımı paylaştığım ülkemizin çok kıymetli diplomatları, akademisyenleri, siyasetçileri ve küresel ölçekte başarılı kariyerleri olan iş insanları ve profesyonel yöneticilerinden görüş istemiştim. Bana aktarılan iki önemli görüş yeni ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in konumu ve NATO’nun mevcut durumu ve geleceğine dair projeksiyonun; bu değişim dinamiğindeki rolüyle ilgiliydi. Yetişmemde emeği geçen bu kişilerden gelen öneri ve eleştiriler kapsamında zaten yakından takipte olduğum bu süreci biraz daha ince detaylara girerek okumalar yaptım.


ABD’nin yeni seçilen Başkan Yardımcısı Kamala Harris, o yazıda incelemeye çalıştığım “ilerici demokratlar” hareketine yakın bir figür olmakla beraber tam anlamıyla ABD siyasal sisteminde köklü dönüşümlerden yana bir duruş sahibi değil. Ancak bu yenilikçi dalgaya karşı sert tutumu olan müesses nizam (establishment) siyasetçilerinden birisi de değil. 


San Francisco Bölge Savcılığı görevi süresince Kamala Harris, açtığı ve yürüttüğü birçok soruşturmada halkçı tutumlarıyla kariyeri parlamış ve bugünkü konumuna da o yıllarda yaptığı çalışmaların üzerinde yükselerek gelmiş bir isim. 4 senelik Başkan Yardımcılığının ardından 8 sene de ABD Başkanı olarak görev yapması ihtimali var. Bu sebeple kendisini yakından tanımak, ABD’nin, dünyanın ve dolayısıyla bölgemiz ve ülkemizin geleceğini öngörmek adına önemli.


Halkçı Kamala


Harris, 2002 yılında seçildiği San Francisco Bölge Savcılığı görevini 2010 yılına kadar yürüttü. Sonrasında da California Eyalet Başsavcısı seçildi. 2014 yılında bu görevi sona erdi ve 2016 yılında California Senatörü oldu. 2020 yılında da Başkan Yardımcısı seçildi. ABD’de Bölge Savcılığı ve Eyalet Başsavcılığı görevleri seçimle işbaşına gelinen makamlar. Demokrat seçmenin yanı sıra demokrat olmayan seçmenlerden de oy alarak bu görevlere yüksek oy oranlarıyla seçildi. 


Görev yaptığı süre boyunca Kamala Harris birçok önemli çalışma ortaya koydu. Çevre Suçları konusunda bir aktivist kadar yoğun şekilde yetkilerini kullandı. Şiddet içermeyen suçlara yönelik toleranslı bir duruş sergiledi. Şiddet içeren suçlara karşı yetkilerini sonuna kadar kullandı ve ABD’nin geleneksel ayrışmalarından birisi olan silah meselesinin üzerine sürekli olarak gitti. Silahlı suçlarla mücadele için tıpkı doğaya karşı işlenen suçlarda olduğu gibi özel birimler kurdu. Öte yandan benzer bir tutum sergilediği konu da cinsel yönelime yönelik nefret suçu kabul edilebilecek konuların üzerine oldukça sert ve toleranssız bir şekilde gitmesiydi. Özel birim kurduğu konulardan birisi de buydu. 


İdam cezasına karşı net bir duruş sergiledi ve ömür boyu hapsin gayet yeterli bir cezalandırma olduğunu savundu. Ayrıca hapishanede cezasını tamamladıktan sonra tekrar salıverilenlerin yeniden suç işleme oranlarını azaltma konusunda mahkum oldukları süre boyunca rehabilite edilmelerini ve her yönden yeniden sosyal hayata çıktıklarından makul insanlar olmaları konusunda çalışmaları destekledi. 


Okullara yönelik silahlı saldırıların önlenmesi (ABD’nin bir türlü çözülemeyen psikopatolojilerindendir) ve eyalet genelindeki cinayet oranlarının düşmesi yönünde radikal adımlar attı. Bu konuyu öyle geniş bir bağlamda ele aldı ki, anti-sosyal kişilik bozukluğu olan çocukların topluma kazandırılmasını da bu çalışmanın içine soktu; çocuğu okula bir dönemde 50 günden fazla süre gitmeyen ailelere 2.500 Dolar ceza uygulayacak düzenlemelere gitti. Bu çalışmaların hepsi istatistiklere bakınca başarıya ulaştı ve ülke genelinde birçok eyalet bu örnekleri inceleyerek, uygulamaya başladılar.


Eyalet Başsavcılığı döneminde yetkilerinin genişlemesi üzerine reform adımlarını daha da büyüttü. Tüketici haklarını korumak üzere adımlar attı. Meşhur Mortgage Krizi döneminde yapılan yolsuzlukları ve usulsüzlükleri tespit ederek bunlara yönelik davalar açtı. Obama’nın Sağlık Reformu düzenlemeleri kapsamında geniş kitlelere temel sağlık hizmeti sunan düzenlemeleri kullanarak yolsuzluklara giden şirketlerin tepesine çöktü ve tüm kirli çamaşırları ortaya dökerek cezalandırılmalarını sağladı. 


Kiracıların haklarını korumak, kamu çalışanlarının ve öğretmenlerin emeklilik haklarını korumak ve iyileştirmek üzere bulunduğu girişimlerde küresel finans devlerinin hepsini istediği noktaya getirmeyi başardı. Öyle ki zamanında üzerine gittiği finans kuruluşları Harris’in Senatörlük kampanyasına finansal destekte bulundular, ancak o Senato’da bu kuruluştan yardım almasına rağmen kurumun lehine bir tasarıya red oyu verdi. 


Yanıltıcı reklamlar yapan devasa şirketlerin, perakende zincirlerinin, bankaların, sağlık kuruluşlarının, gayrimenkul devlerinin, yazılım şirketlerinin… Hepsinin adeta korkulu rüyası oldu. Bırakın eyaleti ve ülkeyi; dünya siyasetini şekillendiren bu küresel şirketlerin hepsiyle gırtlak gırtlağa mücadele etmiş ve arkasına haklarını koruduğu halkın desteğini almış bir insanın ne kadar güçlü olabileceğini kendi hikayesinde göstermiş bir karakterden bahsediyoruz. 


Aktivist Harris


Cinsel yönelimleri dolayısıyla ayrımcılığa maruz kalan grupların uğradığı şiddete karşı ABD’de ilk kez resmi bir düzenleme Harris’in hukuk kariyeri sürecinde California’da gerçekleşti. 


Çevreye zarar veren şirketlere yönelik ağır cezalarla sonuçlanan soruşturmaların başrolündeydi. Özellikle petrol şirketlerine karşı verdiği mücadele aklı başında bir ABD siyasetçisinin pek de girmeyeceği bir toptu. O yıllarda ABD Başkanı olan Obama’nın bu yönde cesaretlendirici söylemleri ve adımları da elbette rüzgarın Harris’in arkasında olmasında önemli bir etkendi elbette.


Tecavüz suçlarının ortaya çıkartılmasında hayata geçirdiği yeni teknolojik gelişmeleri temel alan çalışmaları ve uygulamalarıyla Adalet Bakanlığı tarafından ödüllendirildi ve bu tip suçların ortaya çıkmasını sağlayan DNA tespitlerini 4 kat hızlandırmayı başardı ve doğru sonuçlar vermeyen test kitlerinin tespitini de sağlamasıyla çok büyük bir sorunu kökünden çözmüş oldu.


Polisin orantısız şiddet kullanması ve sivil ölümlerine sebebiyet vermesi konusunda gözü kara bir şekilde çalışmalar, soruşturmalar, çalıştaylar ve meslek içi eğitimler düzenledi ve üstelik sadece alt kademelere değil, yetki sahibi tüm idari görevlerdeki polislerin de bu eğitimi almasını zorunlu tuttu. Bu sürecin sonunda California polisi ülke genelinde sürekli kayıtta olan, kıyafete bağlanmış kameralar giymek zorunda olan ilk eyalet oldu. 


Kürtaj karşıtlarına ve onların kara propagandalarına karşı soruşturmalar yürüttü.


Suç çetelerine karşı büyük soruşturmalar yaptı, birçok karteli ortadan kaldırmayı ya da çökertmeyi başardı. Yüzlerce çete liderini bir sabah gözaltına aldı ve tüm suçlarını delillendirerek hapse girmelerini sağladı. Örgütlerin şemalarını deşifre etmeyi başardı. Uyuşturucu, silah ve insan kaçakçılığıyla bu kapsamda verdiği mücadele sayesinde kimsenin pek bulaşmak istemeyeceği yapılarla kavga etme dirayetini göstererek popülaritesini yıllar içinde arttırdı.


Değişimin Neresinde


Yukarıda uzun yıllar süren hukuki kariyerini özetlediğim Kamala Harris sonrasında seçildiği Senatörlük görevinde de Demokratların önemli figürlerinden birisi olarak yıldızını parlatmaya devam etti. ABD siyasetinde eşine az rastlanır şekilde geniş halk kitlelerinin desteğini arkasına almış, kökenleri itibariyle ABD mozaiğini yansıtan bir isim olarak Ocak ayı itibariyle ABD Başkan Yardımcısı görevine başlayacak.


Trump yönetiminin talep ettiği düzenlemelere karşı Senato’da ciddi direnişler gösteren ve hukukçuyken elde ettiği popülariteyi daha da zenginleştiren bir isim olarak Harris’in; ABD’de Demokratların tabanından ve Cumhuriyetçilerin kimlik siyasetinden uzak sadece ekonomik kaygıları onları bu kampa iten kitlelerinden gelen, köklü değişim taleplerinin neresinde olacağını kestirmek çok kolay değil. Nihayetinde görev alacağı yer olan Beyaz Saray, oraya oturanların huyunu suyunu değiştirmesiyle meşhur bir yer. İdealizmin yerini pragmatizmin almak zorunda kaldığı süreçler ve sorunlarla karşılaşacağı; dünyadaki tüm görev sahibi siyasetçilerin başına geldiği gibi onun da başına gelecek.


Değişimin motoru olarak onu görmemiz çok olası olmasa da, önce ABD’yi sonra da tüm dünyayı orta vadede değişime sokacak ilerici demokrat görüşlerin siyaset alanını açacağını ve seslerini daha geniş çapta duyurmalarını sağlayacağını öngörmek mümkün. Öte yandan yeni kurulacak olan Biden kabinesine yönelik olarak ilerici demokratların ciddi eleştirileri ve uyarıları var. Onları da bir sonraki hafta ele alacağız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arda Süar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Darıca Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?