Aydın Koçarslan cinayet davasından bakalım ne karar çıkacak?

Sevgili okurlarım, yarın Kocaeli 7.Ağır Ceza Mahkemesi’nde, önemli bir cinayet davasının “karar duruşması” yapılacak.

Bütün cinayet davaları önemlidir, ama bu cinayet davasını hepsinden daha önemli kılan nedenler var.

Siz aslında bu davanın bütün safhalarını çok iyi biliyorsunuz…

Gazetemizde, defalarca haberlere ve köşe yazılarına “konu” oldu.

“Aydın Koçarslan cinayet davası”ndan söz ediyorum.

Bu dava, 12 yıllık bir “faili meçhul” cinayet davası.

20 Nisan 2008 tarihinde işlenen cinayetin failleri, ancak geçen yıl, Kocaeli Emniyet Müdürü Veysel Tipioğlu’nun gayretleri sayesinde ortaya çıkarılabilmişti.

Biz yazmış, Veysel Tipioğlu işin üzerine ciddiyetle gitmiş ve sonuçta Kocaeli kamuoyunun vicdanını sızlatan bir cinayet aydınlanmıştı.

İşte yarın Kocaeli 7.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek dava, bu cinayetin sanıklarıyla ilgili.

İsterseniz sizi olay yıllarına götüreyim, ne olup ne bittiğini bir hatırlayalım.

Cinayet Nisan 2008’de işlenmiş, günlerce gazetelerde haber yapılmış, ancak aradan 5 yıl geçmesine rağmen, failleri yakalanamamıştı.

13 Mart 2013’te köşemde şu yazıyı yazmıştım:


Beş yıldır katili bulunamayan Aydın’ın dramı!

Bugün size Aydın’ın dramını anlatacağım.

Aydın Koçarslan’ın…

Hani beş yıl önce, 20 Nisan 2008 tarihinde, Bahçecik’te ölesiye dövülmüş, aylarca komada kalmış ve 10 Kasım 2008’de hayata veda etmişti ya, işte o Aydın Koçarslan…

Öldürüldüğünde 38 yaşındaydı.

Yaşamının baharında…

Kendisi gibi eşi Nilüfer de inşaat mühendisiydi, iki çocukları, mutlu bir yaşamları vardı.

“Kalyon” isimli bir firma kurmuşlar, inşaat taahhüt işleri yapıyorlardı.

Kendisini olmasa bile, babasını mutlaka tanırsınız.

O da rahmetli oldu, Emrullah Koçarslan…

İzmit Fuarı içindeki Şehir Lokantası’nın sahibiydi.

Lokantayı şimdi Aydın’ın ağabeyi Taşkın Koçarslan ve amcası Abdullah Koçarslan işletiyorlar.

Şimdi sizi olay gününe götürmek istiyorum.

Tarih, 20 Nisan 2008.

Aydın Koçarslan, gün boyu Fazlıoğlu İş Merkezi’ndeki ofisinde ve şantiyelerde çalışmış, akşam arkadaşlarıyla yemeğe çıkacaktır.

Durumu eşi Nilüfer’i arayarak haber verir.

“Ardahan Arda ve Turgay Muti ile birlikte yemek yiyeceğiz, telefonumun şarjı bitmek üzere, haberin olsun…”

Bu, birbirini çok seven çiftin son konuşmasıdır.

Ardahan Arda, şirketin muhasebecisidir.

Nereye giderler, nerede yemek yerler, bilinmiyor.

Ama olay yerinde Turgay Muti yoktur.

Saat 22. 30 sıralarında Bahçecik’in Havuzlu Bahçe mevkiine giderler.

Altlarında Aydın’ın 41 KH 620 plakalı aracı vardır.

Aracı Ardahan Arda kullanmakta, Aydın yanında oturmaktadır.

Aydın, Ardahan Arda’nın ifadesinde söylediğine göre, tuvalet ihtiyacını gidermek için arabayı durdurtur ve dışarı çıkar.

Tam bu sırada, yine Ardahan Arda’nın söylediğine göre, dışarıda bekleyen 3-4 kişi Aydın’ın kafasına sert bir cisimle vurur.

Daha sonra Aydın’ı öldüresiye döverler.

Kavgaya müdahale etmek isteyen Ardahan Arda da darbe alır.

Aydın, baygın halde hastaneye kaldırılır ve komaya girer, tam 6. 5 ay komada kalır.

Ardahan Arda ise ayakta tedavi edilir.

Ardahan Arda, ilk ifadelerinde hafızasını kaybettiğini, olayla ilgili fazla bir şey hatırlamadığını, kendilerini dövenleri tanımadığını söyler.

Aradan zaman geçer…

Aydın Koçarslan’ın yakınları, avukatları aracılığıyla Ardahan Arda hakkında dava açarlar.

Duruşma, duruşma…

Aylar sürer yargılama…

Olay yeri keşfi de yapılır.

Ve dünkü duruşmada sonuç açıklanır, Ardahan Arda beraat eder.

Ardahan Arda suçlu mu suçsuz mu, bu beni ilgilendirmez.

Yargının işi bu.

Beni ilgilendiren, aradan 5 yıl geçmesine rağmen, Aydın Koçarslan’ın katil veya katillerinin hâlâ bulunamaması…

Cinayetteki sır perdesinin kaldırılamaması…

Ortada bir cinayet var.

Cinayetin tanığı var.

O tanık “sanık” olarak yargılanmış ve beraat etmiş.

İyi de, Aydın’ı kim öldürdü?

Aradan 5 yıl geçmiş, bu cinayetin hâlâ “faili meçhul”!

Aydın’ın eşi, çocukları, kardeşi, ailenin diğer fertleri perişan.

Aydın bir defa öldü, onlar her gün ölüyorlar.

İnsan, karşılaştırma yapmadan edemiyor.

Şu ABD’li fotoğrafçı Sarai Sierra olayı!

Bir turist olarak ülkemize gelmiş, ortadan kaybolmuş, 12 dün sonra cesedi bulundu.

Özel ekipler kuruldu, gazete ve televizyonlar gece gündüz yayın yaptı ve cinayet bir ay içinde aydınlatıldı.

Cinayeti Laz Ziya lakaplı Ziya T.’nin işlediği açıklandı.

Devlet, ABD’li Siera’nın katilini bir ayda bulmuştu.

Ama bizim İzmitli Aydın Koçarslan’ın katili aradan 5 yıl geçmesine rağmen henüz bulunamadı.

Bu iş size garip gelmiyor mu?

Bir yabancının katilinin bulunmasına bu kadar özen gösteren devlet, kendi vatandaşının durumuyla neden fazla ilgilenmiyor?

Şimdi 5 yıl sonra “cinayet dosyası” nın geldiği nokta şu:

Ardahan Arda’yı beraat ettiren karara itiraz edilecek.

Yargıtay’ın bu konudaki kararı beklenecek.

Allah bilir bir 5 yıl daha geçecek…

Sonra?

Tamam, aradan 20 yıl geçmeyince dosya kapanmıyor.

Kapanmıyor, ama açan da yok!

Gazete olarak, biz bu olayın takipçisi olacağız.

Cinayetin aydınlanması için konuyu sık sık gündeme getireceğiz.

Bir gün, ama mutlaka bir gün bu cinayet aydınlanacak ve adalet yerini bulacak.

Şehrimize bir emniyet müdürü geldi, 11 yıldır faili meçhul olan cinayet aydınlandı

Söz verdiğimiz gibi, gazete olarak bu cinayetin hep takipçisi olduk.

Hep gündemde tuttuk.

Her fırsatta dile getirdik.

Cinayetin akışını, 11 Kasım 2019 tarihinde yazdığım bir yazı ve bu yazı üzerine ekiplerini ciddiyetle olayın üzerine sevk eden kentimizin yeni Emniyet Müdürü Veysel Tipioğlu oldu.

11 Kasım 2019 tarihli o yazımı bir hatırlayalım.

Sayın emniyet müdürü, şu cinayeti de bir kurcalasanız

Sevgili okurlarım, iki ay kadar önce kentimize yeni bir emniyet müdürü atandı.

Veysel Tipioğlu…

Henüz ziyaretine gidemedim, tanışmadık.

Hizmet dönemini nasıl geçirecek, şimdiden bir şey söylemek güç.

Ancak aldığı bir karar, verdiği bir emir; yeni emniyet müdürümüzün hizmet anlayışını ortaya koyuyor.

Emniyet müdürü; ne karar aldı, hangi emri verdi?

Emniyet Müdürü Tipioğlu, göreve başlar başlamaz, ilgili birime “Bu kentte faili meçhul cinayet kalmasın, eski dosyaları açın” talimatını verdi.

Talimat, hemen yerine getirildi.

Tozlanmış dosyalar arşivden çıkarıldı, ekiplere paylaştırıldı, farklı bir bakış açısıyla yeniden incelendi.

Ve ilk sonuç:

11 yıl önce işlenen bir cinayet, kısa zamanda aydınlatıldı.

2008 yılında öldürülerek yola atılan ve katili tespit edilemeyen sağır ve dilsiz gencin, babası tarafından öldürüldüğü ortaya çıkarıldı.

Katil baba, tam ben bu işten yırttım derken, tutuklanıp cezaevine gönderildi.

Başarılı bir operasyon!

“Faili meçhul cinayet kalmasın” talimatını veren Emniyet Müdürü Tipioğlu’nu kutluyorum.

Bu cinayetin faili de bulunmalı.

Sayın emniyet müdürü, verdiğiniz talimat gereğince mutlaka diğer faili meçhul cinayetlerin de üstüne gidilecektir.

Her dosya, tek tek açılıp incelenecektir.

Arkadaşlar, “talimatınız üzerine ilk faili meçhul cinayetin aydınlandığı”nı anlatırken, benim de aklıma yine 2008 yılından bir başka “faili meçhul cinayet” takılıverdi.

AYDIN KOÇASLAN cinayeti…

Aylarca kamuoyunda konuşulmuştu.

Cinayet zanlısı olarak bir zanlı yakalanmış, ancak delil yetersizliğinden serbest bırakılmıştı.

Sonra da dosya kapatılmış, 11 yıl boyunca da açılmamıştı.

Siz genel talimat verdiniz, bir de özel talimat verseniz de öncelikle şu dosyayı bir açsalar.

Bu, kamuoyu vicdanını sızlatan bir dosya!

Sanki “fazla üzerine gidilmedi, fail korundu” izlenimi yaratan bir dosya!

Aydın Koçaslan öldürüldü, katil aramızda, ama bulunamıyor…

Cinayet var, katil yok!

Bu durum da “adaletin güçlülere işlemediği” izlenimi yaratıyor.

Katil her kimse…

Olay özetle şöyle:

Aydın Koçaslan, inşaat mühendisi.

“KANYON İnşaat” adlı bir firması var, mimar eşiyle birlikte çalışıyor.

İzmit’in tanınmış ailelerinden Şehir Lokantası’nın sahibi merhum Emrullah Koçaslan’ın üç çocuğundan biri.

Olay, 20 Nisan 2008 Pazar günü yaşanıyor.

Aydın Koçaslan, yanında firmasının muhasebe müdürü Ardahan Arda ile birlikte Değirmendere’den dönerlerken Bahçecik’e giriyorlar.

Araçtan indiklerinde saldırıya uğruyorlar, Aydın Koçaslan komaya giriyor, olayın tek görgü tanığı Ardahan Arda’da ise “hafıza kaybı” oluşuyor.

Aydın Koçaslan olaydan sonra İstanbul’da bir hastaneye kaldırılıyor, 6 ay komada kalıyor, kurtarılamıyor, 10 Kasım 2008’de vefat ediyor.

Olayın kilit ismi Ardahan Arda, olaydan 3 ay sonra polis tarafından gözaltına alınıyor, ifadesinde hiçbir şey hatırlamadığını söylüyor, savcılık tarafından “delil yetersizliğinden” serbest bırakılıyor.

Film burada bitiyor, dosya kapatılıyor.

Bu faili meçhul cinayetin bir tek görgü tanığı var, Ardahan Arda!

O dönemde bütün gazetelerde ismi ve resmi açık açık yayınlandı.

Şu anda nerededir, yaşıyor mu yaşamıyor mu, olay sırasında kaybolan hafızası yerine geldi mi gelmedi mi, bilmiyoruz.

Ama bu dosyanın yeniden açılmasında yarar var.

Kim bilir, belki Ardahan Arda’nın hafızası yerine gelmiştir, olay anını hatırlamaya başlamıştır, Aydın Koçaslan’ın kafasına kimin neyle vurduğunu görmüştür, katilin ortaya çıkarılmasına yardımcı olur.

Faili meçhul cinayet kalmamalı.

Yeni Emniyet Müdürü Veysel Tipioğlu, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması konusunda iyi bir başlangıç yaptı.

Umarız bugün dile getirdiğimiz “AYDIN KOÇASLAN CİNAYETİ” de kısa zamanda aydınlanır.

Arkadaşlar 45 yıllık arşivimizi karıştırıyorlar, “faili meçhul” izine rastladığımızda bunları da dile getireceğiz.

Kocaeli, artık “faili meçhul cinayetlerle” anılmamalı!

Bize yakışmıyor.

Emniyet Müdürü Tipioğlu talimat vermiş, 12 yılda çözülemeyen cinayet 2 ayda çözülmüştü

Benim yazım üzerine Emniyet Müdürü Veysel Tipioğlu talimat verdi, ekipler seferber oldu ve 6 Ocak 2020’de, yani benim yazımdan tam 56 gün sonra cinayet aydınlandı.

Bahattin Ardahan Arda, Kayhan Karagülle, Fatih Gürses ve Behçet Ahmet Yetişken, cinayetin failleri oldukları iddiasıyla gözaltına alındılar ve ilk ifadelerinden sonra tutuklandılar.

Şüpheliler hakkında 9 Şubat 2020’de “Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tasarlayarak bir suçu gizlemek, başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak için öldürme ve nitelikli yağma” suçlamalarıyla iddianame hazırlandı ve bu iddianame 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Cinayet suçunun işlendiği sabit, ancak…

Cinayet davasıyla ilgili bugüne kadar 5 duruşma yapıldı.

Son duruşma, 4 Kasım 2020 tarihindeydi.

Bu duruşmada “iddia makamının esas hakkındaki mütalaası” da okundu.

Savcı; mütalaasında, “sanıkların kasten öldürme suçunu işledikleri” kanaatini belirtiyordu.

Ancak savcı, mütalaasında, sanıklardan Bahattin Ardahan Arda’nın durumuna da açıklık getiriyordu.

Arda, aynı suçtan 2013 yılında yargılanmış, delil yetersizliğinden beraat etmiş ve bu beraat kararı Yargıtay tarafından da onaylanmıştı.

Ceza Yargılama Yasası’nın 314’üncü maddesine göre, “sanık aleyhine yargılamanın yenilenmesi” mümkün değildi.

Savcı, mütalaasında, bu durumu “Bahattin Ardahan Arda’nın, Aydın Koçarslan’a yönelik kasten öldürme suçunu işlediği kanaatine varılmış ise de…” diye anlatıyor ve Arda hakkında açılan kamu davasının reddini talep ediyordu.

Dava ile ilgili karar, merakla bekleniyor

Sevgili okurlarım, bugün size, “haber alma ve bilgi edinme hakkınıza saygı duyarak”, kamuoyunu yıllardır meşgul eden “Aydın Koçarslan cinayeti” ile ilgili olup biten ne varsa aktarmaya çalıştım.

Karar, elbette yüce mahkemenin.

Mahkemenin yarın açıklayacağı karar, Kocaeli kamuoyu tarafından merakla bekleniyor.


 

    

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Çayırova Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?