Reklamı Kapat

Her işin bir sonu var! 

Bu günkü sohbetimize bir alıntı ile  başlayalım istedim. 

 Profesör  bir öğrenciyi  kürsüye  çağırmış; 

-Anlat dersi demiş. 

Öğrenci başlamış anlatmaya 

-Şimdi  kürsünün  üstüne  çık devam et. 

Öğrenci  kürsüye çıkıp devam etmiş 

-Kürsünün üstüne  bir sandalye koy, üstüne çık devam et. 

Öğrenci denileni yapmış. 

-Şimdi sandalye üstüne  tabureyi koy devam et. 

Öğrenci artık  düşmemek için dengesini kontrol ederek konuştukça  dediklerinde  tutarsızlıklar  başlamış. 

Hoca  dersi bitirmiş, “İnsan yükseldikçe  dediklerinde tutarsızlıklar olur  çünkü artık beyin söyleneni değil, bulunduğu yerden düşmemeyi önceler.”, 

 

**

Yaşamımda; Devletin  en alt kadrolarından  en üst  kadrolarına ve  en tepe noktalarında görev yapan,  her kademesindeki   atanmış ya da  siyaseten sahne almış insanlarla, görevim ya da  bulunduğum konum gereği, ya da  özel olarak ilişkilerim oldu.   

Aynı şekilde  kendi işinin sahibi  insanlarda da  beraber oldum. Her ikisinde de  kişiliklere  bağlı olarak hazımsızlıklar gözlemledim…  

Değerini  bulunduğu konumdan alan, bulunduğu konuma  varlığı ile  değerler katan  insanlar  gördüm.  Ne yazık ki, varlığı ile  oturduğu koltuğa  değer katanların pek itibar  görmediğine  tanık oldum… 

Çok az sayıda bazılarının dışında;  bir gün bu görevin, bu itibarın, bu varlığın sona ereceği bilincini göremedim. Sanki o mevki ve makam, o itibar, o mal  mülk, saltanat  hiç bitmeyecek gibi görüntüsü veriyorlar ya da  öyle  sanıyorlardı… 

Gerçi belli etmemeye  özen gösteriyorlardı, ama içten içe  hak ederek  ya da  her nasılsa  gelmiş bulundukları  konumu  bir gün kaybetme  korkusunu  yaşadıklarını  da  görüyordum. Bu korkunun derecesi kendi başına  adam olabilenlerde daha  az seviyede; mevki, makam, mal mülk  elinden, parası cebinden alındığı   zaman geride  pek bir şey kalmayacak olanlarda   daha  da  fazla  oluyor… 

 

İşte  o zaman içgüdüsel olarak hedef  şaşıyor.  Evvelce  hedef  bu imkanları elde ederek,   topluma  hizmet etme  düşüncesinin yerine,  bulunduğu konumu koruma  düşüncesinden kaynaklanan  davranışlar öne  çıkıyor… 

Evvelce  gittikleri toplantılarda  protokol masasında  otururken, o masadaki yerini kaybetmek,  normal masalarda  oturmak,  Açılan Protokol  kapılarından rahatlıkla ve  öncelikle  girip çıkarken, kimi zaman kimlik sorulup, kimi  zaman sıraya  girerek   zorlanmak… 

Malı, mülkü nedeniyle gördüğü itibardan yoksun kalmak… 

Karşılanırken, uğurlanırken   gördüğü itibarı  görememek, Sadaret   günlerinde  yolda  yürürken,  burnu yere değerek  selam veren adamların burnunun  yukarıya  doğru  kalktığını  hatta  dudakların  büküldüğünü ve  hatta  görmemezlikten gelindiğini yaşamak… 

 **

 Toplum içerisinde  kazanılabilecek değerler olacak; 

 Görev sona  erdiği zaman  İnsanların arasına  aynı saygınlıkla   katılabilmek, 

 Caddede  arkaya  bakmadan, kendi başına   insan onuruyla  yürüyebilmek, 

 İnsanlardan sevgi ve  güler  yüz  görebilmek, 

 Mevki, makam, Mal  mülk  elden, para  cepten gittiğinde de  aynı saygınlıkla   anılmak, karşılanıp uğurlanmak… 

İşte  bütün bunlar için   İNSAN  olmak lazım… 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Raif Kandemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Çayırova Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?