Reklamı Kapat

Koronada masabaşı çalışanlar DİKKAT!

Mart ayından beri korona ile yatıp, korona ile kalkıyoruz…

Uyku düzenimiz…

Çalışma düzenimiz…

Hayat düzenimiz değişti…

Koronavirüs nedeniyle pek çok kişi evden çalışıyor…

Gazete olarak biz de evden çalışma sistemine geçtik…

 Gazetede iki kişi nöbetçiyiz…

Diğer arkadaşlar evlerinde çalışıyorlar…

 Dün ilginç bir yazı ile karşılaştım…

 Evde ve masa başında çalışanlar için önemli bir yazıydı…

**

Koronavirüs nedeniyle pek çok kişi evden çalışıyor.

Öğünlerini evde ve masa başında yemek zorunda kalan çalışanlar; beslenme konusunda daha dikkatli olmalılar. Kilo alma riskine karşı uyarılarda bulunan Dr.Fevzi Özgönül konu hakkında bilgiler verdi.

**

İçerisinde bulunduğumuz Koronavirüs döneminde evde ve masa başında çalışan kişiler kilo alma sorunu ile karşı karşıya kalabilirler.

Yediğiniz yemekleri hareket edemezseniz harcayamazsınız, böylece bu yemekler sizde göbek, basen veya kalça olarak kalır zannedilir.

Aslında yediğimiz yemekler vücudun ihtiyacı olan besinleri içerir ve harcanmasına gerek yoktur. Harcamak adına aşırı spor yapmak aksine vücudun enerji dengesini bozar.

Aslında masa başında çalışanlarında, çok kolay birkaç öneri ile kilo almaması, hatta kilo vererek ideal bedene dönmesi bile mümkündür.

ŞİMDİ 10 ALTIN ÖNERİ;

1-   Masa başında çalıştığımız, bedenen çalışmadığımız için, yemek yerken ekmekten uzak duralım, gerekirse daha çok yemek yiyelim fakat doymak adına ekmek yemeyelim. Yaklaşık 3 gün içinde vücudunuz bu duruma alışacaktır.

2-   Hareketsiz kaldığımızda çalışması yavaşlayan organımız sindirim sistemimizdir. Bağırsakların içerisindeki yiyecekleri vücut içine emebilmek için, bizim az da olsa hareket etmemize ihtiyaçları vardır. Bu nedenle hastane koridorunda yürüyen hastalar aklımıza gelsin ve yavaş da olsa bağırsakların hareketlenmesi için biraz olsun yürümeye gayret edelim.

3-   Gün içerisinde masa altında bacaklarımızı karnımıza doğru çekip bıraksak bile hiç yoktan iyidir. Ara sıra da yerimizden kalkıp 2-3 adım atabiliriz.

4-   Sabah kahvaltımızı ve öğlen yemeğimizi asla atlamayalım. Kahvaltı ve öğlen yemeği arasında en az 5 saat aralık bırakalım. Her iki öğünde de, az da olsa yiyelim.

5-    Akşam yemeği için iyice acıkmayı bekleyelim, Akşam eve döndüğümüzde sanki yemeye mecburmuşuz gibi davranmayalım.

6-Eğer masa başında çalışıyorsak saat 17:00 – 18:00 civarı acıkırız ama bu acıkma yemek isteği değil hareket isteğidir. İkisini karıştırmayalım. Akşam eve 1-   giderken yürümeye özen gösterelim saat 17:00 – 18:00 civarında acıkma hissedersek süt, ayran, yoğurt gibi sıvı ve hazmı kolay bir yiyeceği tercih edelim. Acıkmamız geçtiyse tekrar iyice acıkıncaya kadar bekleyelim.

7-   Akşam, hazmı zor olduğu ve sabaha kadar sindirim sistemimizi meşgul edeceği için, meyve, salata ve kuruyemişlerden uzak duralım, bu tür yiyecekleri yemeyelim. Hazmı kolay pişmiş bir sebze yemeği, çorbayı veya pişmiş bir yemeği tercih edelim.

8-   Bütün gün masa başında oturduğumuz için akşam da uzun saatler TV karşısında oturmayalım, aralarda hiç olmazsa ev içinde tur atalım. Kendimizi çok yormadan ama en az 10 dakika sürecek bir ritmik yürüyüş yapalım veya bisiklet çevirelim. Hastane koridorunda yürüyen hastaları örnek alalım.

9-   Akşam yatmadan hemen önce 3-5 dakika vücudumuzu silkeleyelim, ayaklarımız yerden kesilmeden zıplıyormuş gibi yapalım. Bu hareket gece uyuduğumuzda bağ dokusunda sallanan ve gevşemiş bölgelerde kolajen oluşmasını uyarır kaça ve göbek bölgesinden sıkılaşırız.

10-Gece çok geç uyumamaya çalışalım. Vücudun tekrar yapılanabilmesi için, gece 23:00 -02:00 arasında en az 1 saat uyuyor olmamız gerekiyor.

Bu önerileri gerçekleştirmeye çalışan kişiler ağır spor yapmasalar bile yavaş da olsa sıkılaşıp kilo vermeye başlarlar. 

**

Yukarıda Dr.Fevzi Özgönül’in açıklamalarını ve verdiği bilgileri okudunuz… Bu tavsiyelere uymakta fayda var.

Xxxxxxxxxxxxxxxxxx

Sarıkamış ve hüzün

Dün Sarıkamış Harekatı’nın yıl dönümüydü…  Kars Sarıkamış’ta düşmana değil, soğuğa yenilmiştik. Sarıkamış Harekâtı (22 Aralık 1914 - 6 Ocak 1915), I.Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu ve Rus İmparatorluğu arasında Sarıkamış ve çevresinde (Oltu, Narman, Penek, Horasan, Bardız, Mecingirt, Karaurgan, Divik) gerçekleşen muharebeler olup Osmanlı İmparatorluğu'nun askeri taktik hatalarıyla büyük bir başarısızlıkla sonuçlanan bir askeri girişimdir

**

Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığına göre Osmanlı zayiatları 60.000 ve Rus zayiatları 30.000'dir.[kaynak belirtilmeli] Savaşın en hazin kısmı ise Osmanlı kayıplarının bir çoğunun Ruslar ile yapılan çarpışmalarda değil de ağır soğuk hava koşulları yüzünden ölmesidir. Ruslar; Türklerden 200 subay, 7000 eri esir, 20 makineli tüfekle 30 topu ganimet olarak almışlardır. 5000 kişi civarında esir alınmıştır. Bunlar tahmine göre Kırımda domuz çiftliğinde çalıştırılarak ve aç bırakılarak ölmüşlerdir.[kaynak belirtilmeli]

**

Tarihçi-yazar Mehmet Niyazi, Sarıkamış Harekâtı'ndaki ölü sayısının tüm belgelerde toplamda 23.000 olduğunu, 90.000 rakamının 60.000 kayıp veren Rusların yalanı olduğunu kaydeder. 90.000 askerin öldüğü iddiası ilk olarak Sarıkamış Harekâtı'ndan sekiz yıl sonra Binbaşı Şerif Bey'in yazdığı kitapta yer almaktadır. Osman Mayatepek 75.000 muharip kuvvetin bulunduğu tarafın 90.000 askerinin ölmesinin matematiksel olarak imkânsız olduğunu ifade etmektedir.

**

Savaştan sonra İstanbul'a dönen hezimetin sorumlusu Enver Paşa uzun bir süre Sarıkamış hakkında herhangi bir haber, bildiri, veya yayın yapılmasını engelleyerek sansür uygulamış ve Osmanlı halkı savaşta olup bitenleri uzun yıllar sonra öğrenebilmiştir. Her yıl Sarıkamış’ı büyük bir acı ile anarız.

Xxxxxxxxxxx

Dayanışma Vergisi!

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sol Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, “Dayanışma Vergisi” adında bir öneride bulunuyor. Kozanoğlu, 1 milyon liranın üzerinde mevduatı olanlardan kesilecek yüzde 1.5 servet vergisi ile milyonlarca vatandaşın derdine en hızlı şekilde derman olunabileceğini söylüyor… Tamam da zengin, servetini verir mi? Bana hiç mantıklı gelmedi…

Xxxxxxxxxxxxx

Türkiye AB’ye girmeli mi?

Avrupa Birliği (AB), online bir anket yapmış… Ankete göre Türk halkının yüzde 80’i üyeliğe tam destek verdi. Eğitimli kesimde bu oran yüzde 90’a yükselirken, halkın yüzde 60’ı ise “Türkiye isterse AB’ye girer” görüşünde… Türkiye, bu yönetim biçimiyle AB’ye giremez… Zaten AB’ye girip girmemek, yıllardır tartışılıyor…

Xxxxxxxxxxxx

Yüksek öğretime kayıtlı öğrenci sayısı ne kadar oldu?

Ajans Press’in, Yükseöğretim Kurulu (YÖK) verilerinden elde ettiği bilgilere göre, önlisans, lisans ve üzeri öğrenci sayılarına yönelik veriler belli oldu. Böylelikle 2019-2020 yılı istatistiklerine göre toplamda 7 milyon 940 bin 133 öğrencinin yüksek öğrenim gördüğü saptandı. En fazla öğrenci sayısı ise 4 milyon 538 bin 926 ile lisans da yer alırken, ön lisans da 3 milyon 2 bin 964, yüksek lisans da 297 bin 1, doktora da 101 bin 242 öğrenci olduğu saptandı. Türkiye’de eğitim veren üniversite sayıları ise 129’u devlet, 74’ü vakıf ve 4’ü vakıf MYÖ olmak üze toplam 207 adet olarak kaydedildi.

Xxxxxxxxxxxxx

Kuru ekmek!

İYİ Parti İl Başkanı Şanbaz Yıldız,önceki gün basın açıklaması yaptı…

AKP Denizli Milletvekili Şahin Tin’in TBMM’de "Kuru ekmek yiyorlarsa aç değillerdir" sözlerine tepki göstererek,  "Saray ve çevresinin bir eli yağda, bir eli balda. Ülkeyi göbek bağınız bir kesilen meşhur beş müteahhitle soydunuz, yoksulluğu ise vatandaşa bıraktınız” dedi.

AKP’li Tin’in bu söylemi, bu gafı affedilemez…

Demek ki AKP’li Tin ve bu görüşte olan AKP’liler, milleti bu gözle görüyorlar…

Yazık…

Xxxxxxxx

Emlakçılar mutlu değil

Koronavirüsü vakalarındaki artış ile kapsamı genişletilen kısıtlamaların ardından mağdur olan esnaf için açıklanan yeni destek paketinde yer almayan emlakçılar, paketin gözden geçirilmesini ve emlakçıların da yardımlardan faydalanan sektörler arasında yer almasını istiyor. Zaten Kocaeli Emlakçılar Odası Başkanı Alpay Hacıoğlu da, gazetemize verdiği demeçte, paketten memnun olmadığını ifade etmişti.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mesut Akbulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Durum Kötü Koll..... - Mesut bak bu akşam CHP bağcılar ilçe başkanlığı yazın piknik düzenlemiş bu piknikte 2 kadına hadi tenhada biz kahve içelim muhabbeti çekilmiş kadınlar şikayetçi olup dilekçeyle cananın önüne gelmiş cananda üşümesinler diye üstlerine kaftan örtmüş kadınlar Ankara'ya Kemal'in yanına çağırılmış bu kadar gürültüye gerekmi var yani diye bu işler mesleki hale geldi sende burada saz çalıyorsun yada gazetecilik dışında bir olaymı bunlar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Aralık 20:25


Anket Çayırova Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?