Reklamı Kapat

Cumhuriyet’e kurulan bir tuzak; MENEMEN OLAYI…

“Laik Cumhuriyet” bir DEVRİM örneğidir.

Devrim; “köklü bir değişim” anlamını içerir. 

622 yıl bir sülalenin mutlak egemenliğinde, yalnızca “Padişah’ın sadık kulları” olarak yaşamaya alıştırılmış bir toplumu çok yönlü ve köklü bir değişime sokmak kolay iş değildir.

Her devrimin karşısında bir “karşı devrim” mücadelesi vardır.

Örneğin; tarihin ilk “Burjuva Devrimi” olan Fransız Devrimi, çağın koşullarına uygun “demokratik bir hukuk devleti” olabilmek için yüz yılı aşkın “karşı devrim” süreci yaşamış ve binlerce insanın canına mal olmuştur.

Osmanlı’nın çöküş döneminde, hiç çalışmadan, bir şeyler üretmeden “asalak” olarak yaşayan softa takımı, “sözde dini faaliyet” yapıyor gibi çeşitli tarikat ve cemaat adları altında toplanmışlar ve Sevr antlaşması sonucu topraklarımızı işgal eden yabancılara ve özellikle de İngilizlere yalakalık yaparak rahatlarını sürdürmeye çalışmışlar, Kurtuluş Mücadelesi’ne karşı çıkmışlardı.

“Laik Cumhuriyet” onlar için, yabancı ve düşmandı.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında, özellikle “İngiliz istihbaratının” maddi desteği ile bu alsak takımın birkaç ayaklanma girişimleri olmuştur. 1924 Nasturi Ayaklanması, 1925 Şeyh Sait ayaklanması, 1926 Koçgiri ayaklanması, 1927-1930 Ağrı İsyanları,  1928 Mutki ayaklanması, 1930 Zeylan isyanı bu ayaklanmalara örnektir.

23 Aralık 1930 Menemen Olayı da bu gerici ayaklanmalara bir örnektir.

Olay özetle; 

“Derviş Vahdeti” isminde, kendisini “mehdi” olarak tanıtan, Nakşibendi tarikatı mensubu biri, bir grup müridi ile Menemen’de, Laik devlete karşı bir hareket başlatır. Karşılarına çıkan Asteğmen Kubilay, Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki’yi katletmeleri ve Kubilay’ın kafasını keserek açtıkları yeşil bayrağın tepesine geçerek Menemen içinde gezdirmeleri ve daha sonra olay yerine gelen birliklerce yakalanmalarıdır.

“Farklı inanç gruplarının devlet güvencesi altında özgürce yaşam hakkına sahip olması” demek olan “Laik Devlet’e” karşı gizli ve aleni karşıtlıklar daha sonra da değişik kimlik ve boyutlarda ortaya çıkmıştır.

Günümüzde bile, bu Cumhuriyet’in Meclis’ine girerek,  “Cumhuriyet’in temel değerleri” üzerine sadakat yemini etmiş kimileri, “Şeriat Düzenini” savunabilmektedir!

Ve toplum olarak sorulmaktadır; “Cumhuriyet’in Savcıları yok mu?” 

Siyasal tarihimizde yaşanan olaylar göstermektedir ki, kendilerini bir şekilde saklayabilen ve kimi zaman saklayamayan ama dokunulamayan kimi siyasetçiler her geçen gün “Laik Cumhuriyet” için bir tehdit unsuru olarak sahnededir!

Bunların en büyük özelliği “İKİYÜZLÜ” hatta “YÜZSÜZ” olabilmeleridir! 

Somut bir örnek; Necip Fazıl olmalı! 

Menemen Olayı olduktan sonra “Laik Cumhuriyet’i en etkin şekilde savunan kişi Necip Fazıl olmuştur! 1 Ocak 1931 tarihli “Hakimiyet-i Milliye” gazetesinde yazdığı yazıda; 

“Vatanımızın kalbimize en yakın köşesinde, daha dün düşman bayrağından temizlediğimiz bir meydanı bugün, zift ruhlu bir irtica aleminden temizliyoruz”

“İrtica, yatağımızın başucundaki bir bardak suya karıştırılan zehirdir” diye yazan odur! 

5 Ocak 1931 tarihli Hakimiyet-i Milliye gazetesinde, “Necip Fazıl’ın Nutku” başlıklı konuşmasının sonunda; “Türkiye nüfus kütüklerindeki softa ve mürtecinin yeşil kanını kurutacaksın. Bu kadar.” Diyen de odur!

,Necip Fazıl’ın Fransa’daki ilginç yaşam tarzı bir yana, 1950 sonrası “Menderes’e yazdığı mektupları” ile, maddi destek için bazen yalvaran bazen tehdit eden mektupları Yassıada Mahkemeleri’nde “Örtülü Ödenek” dosyasında yer almıştır! 

Ama bu gerçekler, O’na yürekten bağlı olanlarca bilinmez, bilinse de inanılmaz! 

90 yıl önce yitirdiğimiz Kubilay’ı, Bekçiler Hasan ve Şevki’yi rahmet ve saygı ile analım. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder

# destek

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Hasan - Menemen olayı kurtuluş savaşında düşmanla işbirliği yapanlara verilen bir derstir keşke yunan kazansaydı diyenlerin sonu oldu

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 22 Aralık 23:43
01

Kadir - OO sen hala oralarda mısın ya? hala sana ilk okulda anlatılan bilgilerden 1 karış ileri gidememişsin, İngilizler yazdırdıkları tarih ile seni iyi afyonlamış. Bak şimdi internet diye bir şey icad oldu sosyal medya çıktı yaz bi oraya MENEMEN OLAYI neler çıkıyor neler. senin gibi eski adamlar internet kullanmasını pek bilmez ama Z kuşağı bu menemen palavralarının aslını internetten öğreniyor, sosyal medyada Derviş Vahdetinin esrarkeş olduğu, para karşılığı CHP diktasına bu işi yaptığı, vs vs ben uzatmayayım, sen bi yaz interenet Menemen halk gerçekelri nasıl öğreniyor bir gör. Herkes uyandı bu menemen palavrasını bir uyanmayan sen kaldın, bu çağda !!: :)

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Aralık 22:34


Anket Darıca Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?