Reklamı Kapat

Tarım Bakanlığı, ne iş yapar Allah aşkına?

Köylerimiz neden boşaldı?

Çiftçi, neden şehirlere göç etti?

Ülkemizin gerçeklerinden uzak olanlar, saf saf bu soruları sorarlar.

Ne yapacaklar ki, köyde?

Nasıl ekip biçecekler?

Ürettiklerini kime satacaklar?

Köyde kalmakta, üretim yapmakta ısrar edenlerin hali ortada.

Perişan durumdalar…

Üretim yapmak için kredi alanlar, bırakın kredi ödemesini, ürettikleri ürünün maliyetini bile karşılayamıyorlar.

Traktörleri, hacizli…

İnekleri, hacizli…

Tarlaları, hacizli…

Onca yıl çalışıp didinmişler, bütün zorluklarına rağmen topraklarından kopmamışlar, şimdi ellerinde avuçlarında ne varsa onlar da yok olup gidiyor.

Şehre nasıl göçmesinler?

Onları köylerine bağlayan bir şey yok ki!

Tarımımız da dışa bağımlı

Aslında “tarımımız” diyeceğimiz bir şey kalmadı.

Tarımla ilgili bizim olan ne var ki?

Üretim için gerekli olan…

*Tohum, dışarıdan.

*İlaç, dışarıdan.

*Gübre, dışarıdan.

*Yem, dışarıdan.

*Akaryakıt, dışarıdan.

Kendimize ait bir “işgücümüz” vardı, artık onu da kaybettik.

Çiftçimiz artık tohuma, ilaca, yeme, gübreye ve akaryakıta para yetiştiremiyor.

Hepsi dolar kuruna bağlı, kur artışı çiftçiyi yiyip bitiriyor.

Hayvancılığımızın acıklı hali

Anadolu’yu dolaşıyor musunuz?

Bir yerden bir yere giderken, tarlalara, bahçelere, meralara dikkat edin, bir koyun, bir keçi, bir inek sürüsü göremezsiniz.

Anadolu’da hayvancılık öldü.

“Ülkeme destek olayım” düşüncesiyle, çiftlik kurup geniş çapta hayvancılık yapmaya kalkanlar da, bu işe girdiklerinden bin pişman!

Böyle bir girişimci dostum var.

Aslında kendisi bir işadamıydı, beş altı sektörde işyeri vardı.

Tutturdu, hayvancılık yapacağım diye.

Süt hayvancılığını seçti…

Geniş bir arazi aldı…

1100 baş hayvanlık çok modern bir çiftlik kurdu…

Yurt dışından bol süt veren cins inekler getirdi…

Gübrelerini değerlendirmek için tesis kurdu…

İşten anlayan deneyimli bir kadro oluşturdu…

Özetle bir çiftliği verimli işletebilmek için ne gerekiyorsa, hepsini yaptı.

Yola çıktı, ama daha üçüncü yılında “Neden bu işe girdim” diye yüzünü ekşitmeye başladı.

Tek girdisi süt satışı geliri, bir de kesime gönderdiği hayvanlar…

Tamam da, ülkemizin “süt politikası” rezalet!

Süt, sudan daha ucuz.

Süte geliyor atıyorum 5 kuruş zam, ama besiciliğin emel giderleri dolara bağlı olarak sürekli artıyor.

Yem dışarıdan, o dışarıdan, bu dışarıdan…

Baş edemedi.

Belki düzelir diye direndi, olmadı.

Çiftliği satılığa çıkardı, alıcı bulamadı.

“Bu işi bilen, enayi mi parasını yatırsın” sözünü hiç unutmam.

Sonunda baktı olacak gibi değil, karar verdi, elindeki 1000 kadar hayvanı sattı, “Ohh, kurtuldum” dedi.

Benzer hikâyeleri her gün gazetelerde okuyoruz, televizyonlarda dinliyoruz.

Ne olacak bu işin sonu?

Kim hayvancılık yapacak, et ve sütü kim üretecek?

Yıllardır et ve canlı hayvan ithal ediyoruz, işte sonunda peynir de ithal etmeye başladık.

Türkiye, dünyada “etin en pahalı olduğu” birkaç ülkeden biri.

Yine “sıfır gümrüklü” ithalat

Daha yeni; arpa, buğday ve mısır ithalatında gümrük sıfırlandı.

Daha doğrusu, bu ürünlerin ithalatında 31 Aralık 2020 tarihine kadar gümrük zaten sıfırdı, “sıfır gümrük” uygulaması Nisan 2021 sonuna kadar uzatıldı.

Tarımda her “sıfır gümrük” uygulaması ve yurt dışından ithal edilen her tarım ürünü, ne demek biliyor musunuz?

Bu, düpedüz “yabancı ülkelerin çiftçilerini desteklemek” demek.

İktidar, kendi çiftçisinden esirgediği desteği, başka ülkelerin çiftçisine veriyor.

Beş ürün dışında; fındık, fıstık, üzüm, kayısı ve narenciye hariç, bütün tarım ürünlerinde az veya çok ithalatımız var.

Yurt dışına oluk oluk para akıtıyoruz.

Yurt dışından sürekli borç alıyoruz, bunun bir kısmıyla da karnımızı doyurmak için tarım ürünü ithal ediyoruz.

Bu iklimde, böylesine verimli topraklarda, kendi yiyeceğimizi kendimiz yetiştiremiyoruz ya, helal olsun bize!

Tarım Bakanlığı ne iş yapar arkadaş?

Ne iş yapar, ne işe yarar, mutlaka sorgulanmalı.

Türkiye, “tarımda da dışa bağımlı utancından” biran önce kurtulmalı.

Bize yakışmıyor!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

İnsan - Çok doğru tebrikler ama hala kabül etmiyorlar artık bilinçli yok edildiğini düşünmeye başladım

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 23 Aralık 14:46
03

Nafri - tarım bakanımız tarımı yönetmek gibi bir sorumluluğu yokmuş gibi, bunun yerine çıkan yangınları söndürmek için ekip başı olmayı tercih etmiş gibi.

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 23 Aralık 11:35
02

Görünen Köy - Türkiye de ki çiftçileri ihya ettiler.Artık yerli çiftciler emekli edildi her türlü yiyeceğimiz amerikadan çinden suriyeden romanyadan ithal ediliyor. hatta afrika da arazi kiraladılar .Afrika lı çiftçileride uçuracaklar.

Yanıtla . 4Beğen . 2Beğenme 22 Aralık 22:11
01

Kandıra Konteynar Mahd - Kandıra'da arsama konteynar koydum belediye bana ve tüm arsa sahiplerine ceza yazdı suyuna göre Kandıra'da ikamet edenlere yazmamış. Arsamı ekmek kendin ürünlerimi yetiştirmek.isdiyorum anacak ekipmanlarimi kollayamadigim için bu sevdemdan Vac geçtim belediye hakkını yontmak için yapmadığı kalmıyor.

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 22 Aralık 22:08
04

Murtaza - @Kandıra Konteynar Mahd 01 nolu yoruma cevabı: Nekadar ceza yazdı?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Aralık 12:28


Anket Çayırova Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?