Reklamı Kapat

Mehmet Akif Ersoy’u tanımak…

İnsan, içinde yaşadığı toplumun tarihsel geçmişini bilmeli ve o tarihte iz bırakan kişileri doğru tanımalıdır.

Tabi, her insan bu bilinç ve sorumluluk içinde olamaz!

Özellikle siyaset sahnesinin kimi aktörleri, yönettikleri toplumun cehaletinden büyük mutluluk duyarlar!

“Ben cahilin ferasetine güvenirim. En tehlikeli kişiler üniversite mezunlarıdır” diyen ama o üniversitede “sözde hocalık” yapan kimileri de bu tür siyasetçilere ve amaçlarına hizmet ederler!

Dün, (27 Aralık) İstiklal Marşımızın yazarı, şair, gazeteci, veteriner hekim, öğretmen ve milletvekili Mehmet Akif Ersoy’un ölüm yıldönümüydü.

Ne yazık ki, bu ülkede Mehmet Akif Ersoy’u tanıyan çok az insanımız vardır.

 Oysa kişiliği, yaşam öyküsü ve eserleriyle, özellikle de “İstiklal Marşı” sözleri ile “ölümsüz” bir kişiliktir.

Mehmet Akif, 20 Aralık 1873’de dünyaya gelmiş. Abdülaziz, 4. Murat, 2. Abdülhamit ve Vahdettin döneminde yaşamış.

Kurtuluş Savaşı’na destek vermiş, ilk Meclis’te milletvekili olarak yer almış.

Arapça ve Farsça’ya hakim, Kur’an’ın mealini yazabilecek kadar bilinçli ve samimi bir Müslüman.

Hiçbir zaman inancını “ticaret ve siyasetin sermayesi” olarak kullanmamış! Yobaz takımına karşı sessiz kalmamış!

Bu nedenledir ki, günümüzde “dini siyaset ve ticaret malzemesi” olarak kullanan, geniş halk kitlelerini yalanlarla kandıran ahlaksız takım tarafından sevilmez!

Akif, “İslam toplumunun birliğini” istiyordu. Ana bunun mümkün olamayacağını da görüyordu. Gerekçesi; Müslüman toplumların cehaleti, bu cehaletin kaynağı olan yöneticiler ve yobaz takımıydı.

Bir şiirinde diyor ki;

 “Sofuluk satıyorsun, elinde tespih/çevrende dalkavuklar, tapınır gibi la-teşbih/ sarık, cübbe ve şalvar; hepsi istismar, riya/ şekil yönünden sanki; Ömer’in devri güya!”

“KADER’e inanmak” İslamiyet’in “Allah’a teslim olmak” inancıdır. Ancak; insanın “AKLINI KULLANARAK her türlü önlemi alması” da önkoşuldur. 

Ne var ki, “Kader” konusu kimi “din adamı kılıklı” softalar ve İnanç üzerinden kirli siyaset yapanlar tarafından sürekli olarak istismar edilir!

Akif’in, bu yoz ve kirli kafalara hitaben yazdığı “MÜTEVEKKİL” adlı şiiri adeta bir tokat gibidir!

“Kadermiş, öyle mi? Haşa, bu söz değil doğru/ Belanı istedin, Allah da verdi…Doğrusu bu/ Çalış dedikçe Şeriat, çalışmadın durdun/ Onun hesabına birçok hurafe uydurdun./Sonunda tevekkül sokuşturup araya/ zavallı dini çevirdin maskaraya/”

Şiir daha da uzun.

Merak eden araştırsın, okusun ve anlasın!

Akif’i sevmeyen kimi softa ve bezirgan takımın birinci takıntısı Akif’in bu yönüydü.

İkinci gıcıkları ise; Akif, Abdülhamit’in ciddi bir muhalifiydi.

“İSTİBDAT” adlı şiirini ona atfen yazar!

Bu şiirden birkaç satır örnek verelim;

“Zaman gelsin de görsün böyle dünyalar kadar zillet/ Otuzüç yıl devam etsin, başından gitmesin nekbet (uğursuz)/Ne ali kavim idik sen geldin ettin sefil.”

“Düşürdün milletin en kahraman evladını ye’se/ ne melunsun ki rahmetler okuttun ruh-i İblis’e.”

“ Gölgesinden korkup bağıran bir ödlek/ otuzüç yıl bizi korkuttu ‘Şeriat’ diyerek”

Ve, Akif’in bir başka şiirinden, günümüzde de kimileri tarafından kullanılan bir dize;

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem!”

Nur içinde ol Mehmet Akif.

Seni rahmet ve saygıyla anıyorum…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder

# destek

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Çayırova Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?