Reklamı Kapat

Umut mu? Umutsuzluk mu? Bilmiyorum ama…

Babamın vefat ettiği 29 Aralık 2015’den beri yeni yıl yazısı yazmak canım hiç istemiyor.

Bu sene o kadar çok şey yaşadık ki yaşananlardan sonra bir yazı yazmalıyım diye düşündüm. Ama ne yazık ki okuduğum günlük gazete sayfalarında hiç iyi bir haber göremiyorum.  Ve ben bu dünya nasıl bir dünya diyerek, ayan beyan okunan satırlardaki dertlere, sıkıntılara, acılara inat yazacağım bu yeni yıl yazısı, umut verici olmalı diyorum.

            2020 yılı giderayak ağzımızda bir gram tat, tuz bırakmadı.

Her gün yaşanan vahim olaylar, virüsün yarattığı yaşam alanlarımızın, yaşam sevincimizin yok olması, esnaf, emekli, işçi sorunları, toplumun yaşadığı ruhsal, psikolojik sıkıntılar ve ülkenin iyi yönetilememesi bütün umutlarımızı, hayallerimizi, neşemizi yok etti.

Ben artık gülemiyorum gelecek için hayaller kuramıyorum. Yaşanan şehit cenazeleri, her akşam duyduğumuz vahşi kadın cinayetleri, Corona virüsün verdiği hasar ve ölümler her gün dünyamızı karartıyor.

            Her sabah uyandığımda hangi sevdiğimi kaybettim, vaka sayısı ne düşüncesi. Bugün yine ne var endişeleri televizyon açıp haber dinlememizi bile etkiliyor.

İster inanın ister inanmayın ben bugünlerde kitap okuyamıyorum, içim sıkılıyor. Ve yaşananlardan dolayı benim canım yanıyor.

Her vatandaş gibi benim de psikolojim bozuk. Biraz öksürünce acaba korona mıyım korkusuna kapılmadan da edemiyorum.

Hiç bir yetkili çıkıp ta ekonominin durumunu halka doğru söylemiyor. Bir sürü pembe tablolara rağmen yoksulluk bu yıl da yakamızdan düşmediği gibi korkunç hal aldı.

Elektrik, doğalgaz, gıda ve onların fiyatlarını arttıran dolar yaktı yıktı ülkemizi, halk ödeyemez oldu. Esnaf, işçi, memur, emekli daha da fakirleşti. Bir ülkede esnaf fakirleşti ise bilin ki; o ülke uçurumun ucunda demektir. 

            Yeni yıla girdiğimiz bugün her şekilde beyaz bir sayfa çizecek bizi rahatlatacak diyeceğim ortada babayiğit ne bir bilim adamı ne bir hükümet yetkilisi var.

İşte bu yüzden yazdığım bu yeni yıl yazısında, hal ve gidişatımız da bir umut göremediğim için şöyle bol keseden bir kanaat sözü umut kelimeleri kullanamıyorum.

İşinden atılamaz dediğimiz dönemde işten atılanlara, işe giremeyen gençlere, işsiz kalanlara, işini kaybeden esnaflara “Yeni Türkiye” adı verilen sistem içinde bir umut sözü yazamıyorum, ne yazık ki.

Ama bu davranışımdan ötürü kendimi suçlu bulup; Varsın acılar taze olsun, çözümsüzlükler alabildiğine derin görünsün yine de yeni yılın ilk günlerinde, Kocaeli gazetesinin bu köşesine umutlu, şevkli, hayata, insana dair güzel şeyler yazmayı başarmalıyım diye kendi kendime telkinde bulundum.

            Benim özlediğim bir yeni yıl yazısı Karamürsel sahili ve karşı kıyılar üzerine vuran ışığın tadında ve iç açıcı olmalı diyerek yazımı düzeltmeye başladım. Gazeteyi okuyan arkadaş ve dostlarımın göğüslerinin üstüne sıkıntı gibi çöreklenmemeli dedim, yazdığım bu yazılar.

Işıl ışıl yansıyan körfez manzarası gibi olmalı. Aydınlık ve iç açıcı olmalı kullandığım bütün kelimeler. Benim bütün dileğim yeni yılın eşiğinden henüz girmişken, ulaşacağımız başarılar, mutlu ve işinde umutlu insanlarla dolu bir yıl olmalı. 2021 yılında rast gitsin her şey diye dualar ediyorum.

            İnsan eline kalemi alınca, şöyle keyifli, geniş, yürekleri ısıtan, merhem gibi, dost eli, yar sözü gibi, aile ocağı, anne-baba kucağı gibi güç veren, iyi gelen bir yazı yazmalı diyorum.

            Yazmalı, yazmalı da. Nasıl yapmalı? Ben bu sefer gerçekten çok uğraştım didindim, bir türlü beceremedim sevgili dostlar.

            Bütün dileğim, 2021 bize dünyanın en keyifli yazılarını yazdırsın. Aşka getirip en güzel şarkılarını söyletsin hep bir ağızdan. En neşeli ıslıkları çaldırsın. En şefkatli, en çapkın, en mutlu bakışlarla baktırsın. En sıcak gülüşleri koysun yüzümüze. En içten kahkahaları attırsın. Öyle güzel, sevinçler, aydınlıklar getiren bir yıl olsun ki 2021 yılı; Mutlu yıllar diye şenlikler yapalım.

            2021 yılının ülkemiz, ailemiz ve hepimiz için mutlu ve başarılarla dolu olması dileğiyle. 2020 yılını tüketmenin hüznü yerine, kötülüklerinden kurtulmuş olmanın sevincini yaşamayı diliyorum.

            Umut ediyorum ki, gelen 2021 yılı, giden 2020 yılını aratmasın. Acı ve tatsız yaşadığımız yıldan sonra geldiğimiz yeni yılda tüm sevdiklerimize yeniden doya doya sarılabilmeyi, sevdiklerimizin ölüm haberlerini, hastalıklarını duymadığımız aksine mutluluk içinde yaşadıklarını duyduğumuz günlerimiz olsun.

Korka korka da olsa “Hoş Geldin Yeni Yıl” deyip yola çıkmamız lazım.

            Eskiden olduğu gibi ve hatta Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu o “Eski Türkiye’nin” tekrar geri gelmesi dileğim ile toplum olarak acısız, sızısız huzur içinde, neşe dolu bir yıl geçirelim arzu ediyorum.

            Felaketlerle, beceriksizliklerle dolu bir yılın geride kalması umuduyla.

            2021’de geleceğimizi oluşturacak her yeni gün bir önceki günden daha güzel, isteklerimize uygun ve bizi mutlu edecek şekilde olsun!

             

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilgutay Bağdat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Dilovası Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?