Reklamı Kapat

Köylü, esnaf yoksa ülke de  yok oluyor demektir…

Karamürsel sahilinde oturdum, yılın ilk pazartesi günü denizi seyrediyorum. Martılar, kargalar, karabatak ve ördekler denizin üzerinde o kadar güzel salına salına dolaşıyorlar ve manzara muhteşem.

Gel gör ki kimsenin o güzelliğin içine dalacak mutlu bir hali yok. Sahilde oturanların hepsinde derin bir dalgınlık var. 

İşçi mutsuz bırak kirasını ödeyemediğini, evine ekmek götürecek parası yok. Emekli mutsuz, ayı nasıl bu maaş ile geçirecek belli değil. Emeklilerin çoğunluğu tansiyon hastası sağlığı alarm veriyor.

Köylü mü? Hangi köylü? Köylünün elinde satılmadık arazi mi kaldı? Traktör yok satmış veya haciz edilmiş. Tarım Kredi kooperatifine, bankaya zaten borçlu. Köyün kahvesine çıkacak parası yok. Elinde kalanı nasıl işleyecek beli bükük.

Bu sene dikkat edin sebze almakta, meyve almakta zorlanıyoruz. Pazar da eski bolluk yok. Maliyetler artmış eken, biçen yok.

Geçen Ayhan Karabulut abimiz yazmış İznik’te bağ sahipleri zeytin ağaçlarını söküyor. Para yapacak başka ürün ekme derdinde. Zeytin yok sağlık yok. Zeytin yok açlık çok. 

Ülkenin çoğunluğu işsiz nüfusun çoğunluğu yardımlarla geçinmeye çalışıyor. Pembe tablo çizmek o kadar çok isterdim ki! 

Maalesef iyi bir tablo çizmenin imkânı yok.

Köylü üretimi durdurmuş ekemiyor. Ekmeye çalıştığı zaman maliyetler yüksek. Ektiği ile geçimini sağlamanın imkânı yok. Köylü ekmeyince esnaf ne satacak.

Karşı sahillere baktığın zaman sanayii bölgesinde yaşadığımızı fark ediyoruz. Üretim dışarı yönelik günlük mecbur ihtiyaç olan maddeler dışında yüksek değil. Demir öğütme ve Çimento fabrikası harıl harıl çalışıyor, limanların çoğunluğu onlara hizmet ediyor.

Ülkede inşaat dışında kayda değer her hangi bir üretim yok. O şaşalı alışverişler merkezleri bile iş yapmıyor. Zaten Covit19 nedeni ile yeme içme merkezleri kapalı.

Sanayii üretmediği zaman esnaf satış yapamaz. Pahalı girdiler alım gücü olmayınca ticaret yolunu açmıyor. Açmayınca esnaf kirasını vergisini, elektriğini ödeyemiyor, yanında eleman çalıştıramıyor.

Bugün en iyi şirket internet üzerinden satış yapan tekelleşmiş şirketler, başka yok.

Son yıllarda çaresizlikten yemek satışı yapan esnaf ve kafeterya sahibi esnaf çoğalmıştı. İşi olmayan, evini geçindirmek isteyen en kolay yöntem olarak bu yolu tercih etmişti.

Bir yıldır esip gürleyen virüs bu sektörümüzü de vurdu. Ve en büyük kalemi oluşturan yeme içme sektörü şu an için yok oldu gitti.

Karamürsel’e bakıyorum her yer kapalı canlılık yok. İnsanlar sahilde oturduğunda nasıl derin düşüncelere kaygılara düşmesin ki?

Bir ülkenin ayakta kalmasını sağlayan çifti üretir esnaf satar. Sanayii üretir esnaf satar. Bir döngü vardır. Esnaf toplumun en önemli kısmını oluştur. Dünyanın neresine giderseniz gidin durum budur.

Eğer bir ülkede esnaf yok olmuş, esnaf işsiz ise o ülke uçurumun kenarına gelmiş demektir.

Belli yerlere sığdırılmış Alış Veriş Merkezleri bir ülkenin canlılığı değildir. Sokakta bulunan, çarşı merkezinde sıralanmış kuyumcular, bakkallar, manavlar, kasaplar, kumaş satıcıları, beyaz eşya satıcıları, çay ocakları, elektrikçiler, kuruyemişçiler, ayakkabıcılar ve daha adını sayamadığım esnafların varlığı o yerleşim yerini canlı tutar.

Köylünün, işçinin, memurun, emeklinin her girdiği dükkân, selam verdiği her esnaf halkın canlılığını oluşturur. Ekonominin psikolojik gücünü oluşturur.

Bunun doğru olmadığını söyleyebilecek bir Allah’ın kulu var mı?

Esnaf yoksa şehirlerin mutluluğu yok.

Şöyle bir gerçek de var ki Esnaf biraz özeleştiri yapmalı diye düşünüyorum.

Eğer esnaf birlik olup birlikte düşünerek çıkış yolları aramış olsaydı bugün yaşadığı duruma düşmeyebilirdi. Geleceği görebilmeli, geleceği birlik içinde aşabilecek teşkilatlar seçmesi gerekirdi. 

Bugün gelinen nokta da esnafı koruyup kollayan, esnafın sesi olan bir teşkilat görmüyorum. Hepsi sadece koltuk kaplıyor.

Hepsi iktidarın teşkilatları olmuş. Esnafı sadece olmayacak yöntemlerle oyalıyorlar.

Sanki son yıllarda esnaf  bana kimse dokunmasın ne olursa olsun diye hareket etti diye düşünüyorum.

Tabii ki bu benim düşüncem, amacım kötülemek değil aksine biraz öz eleştiri ve biraz da düşünceye sevk edebilmek.

Ama şu gerçeği hiç kimse unutmasın “bir ülkede esnaf fakirleşti ise ve işsiz kaldı ise; O ülke uçurumun kenarındadır.” Korkun, silkelenin ve değişime gitmeye çalışın.

Tekrar ediyorum; Çiftçi, köylü üretmezse yiyecek bulamayız ve esnaf yok demektir. Bir ülkede üretimden çok tüketim varsa sanayii iflas ediyor demektir.  İşin özü halkın alım gücü yok denecek kadar aza düştü ise esnaf biter. Esnaf ve köylü biterse ülke biter.

Millet daha ucuz almak için esnaf yerine marketleri seçiyorsa en kalitesiz malı alarak ayakta kalmaya çalışıyor demektir.

Umarım ben yanılıyorumdur.

  

 

   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilgutay Bağdat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Nalan Gün - Saygıdeğer hocam, yüreğine sağlık. Bugün yaşananları net bir şekilde belirtmissiniz.

Kartal takla atla yazan kardeşim sen hangi ülkede yaşıyorsun? İtibarsizlastirmaya çalışırke

n ne kadar cahil bir insan olduğunu ortaya koymuşsun, yazık. Yüreğin olsaydı kendi adınla yazardin.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 13 Ocak 12:26


Anket Çayırova Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?