Reklamı Kapat

Kılıçdaroğlu’ndan “Gazeteciler Günü”nde gazetecilik manifestosu

Dün, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” idi.

Gazeteciler…

Çalışan gazeteciler…

İnanın “fıkra” gibi.

Bu tarih, bir zamanlar anlamlıydı, bugün anlamını tamamen yitirdi.

Ne zaman anlamlıydı?

60 yıl önce…

10 Ocak 1961 tarihinde çıkarılan 212 Sayılı Kanunla, basın çalışanlarına “iş güvencesi” ve “çalışma özgürlüğü” getirildiğinde…

Bugün doğru dürüst gazete ve gazeteci kaldı mı?

Basın özgürlüğü var mı?

Gazete sahipleri ekonomik olarak bağımsız hareket edebiliyorlar mı?

Basın, bir zamanlar bu ülkede yasama, yürütme ve yargıdan sonra “4’üncü kuvvet” idi.

Ya bugün?

50 yılı aşkın süredir bu meslekteyim, gazeteciliğin bu kadar kirlendiği, gazeteciliğin bu kadar tepelendiği bir dönemi hatırlamıyorum.

“Çalışan Gazeteciler Günü”ymüş…

Neyin çalışanı?

Gazetecilerin yüzde 35-40’ı işsiz.

Gazete ve gazetecilik mi kaldı ki, gazeteciler gerçek gazetecilik yapabilecekleri bir gazetede iş bulabilsinler?

Gazeteler zor ayakta duruyor, gazete çıkarmanın ekonomisi filan kalmadı.

Bakmayın bize, biz 46 yıllık deneyimimizle zar zor iki yakamızı bir araya getirebiliyoruz.

Namus belasına çarkı çevirmeye çalışıyoruz.

Bizim dışımızdakilerin hepsi, siyasetten ve ticaretten besleniyor.

Durumları ortada, yaptıkları gazetecilik değil, siyasi ve ticari tetikçilik.

Patronlarını ve patronlarının bağımlı olduğu partiyi kolluyorlar, yaptıkları bütün iş bu.

Yani “parti bülteni” çıkarıyorlar…

Son 18 yılda yaratılan bu iklim nedeniyle, Türkiye “Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi”nde 180 ülke içinde 154’üncü.

Dahası var mı?

Bu kötü “basın özgürlüğü notu”, Türkiye’yi aldı fasa fiso ülkeler arasına attı.

Şu halimize bakın!

AKP 2002’de “Binin benim arabama sizi Avrupa’ya götüreceğim” dedi, 2021’de bizi götüre götüre Ortadoğu bataklığına götürdü.

Defalarca yazdım, bir kez daha yazayım.

Ülkeler, “basınları kadar” özgürdür.

Basını özgür olmayan bir ülkenin, hiçbir alanda özgür olması beklenemez.  

Ve özgür olmayan ülkelerin dünyanın kaçıncı liginde top koşturduklarını da görüyoruz.

Özgür basın, yönetenlere değil, yönetilenlere lazım.

Ama ne yazık ki, yönetilenler de bunun bilincinde değil.

Türkiye, böylesine zor bir dönemeçte.

Kılıçdaroğlu’nun çıkışı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün “gazetecilik” konusunda anlamlı bir çıkış yaptı.

“10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” nedeniyle basın toplantısı düzenledi, gazeteciliğin temel sorunlarını dile getirdi, “dostlarıyla birlikte” iktidara geldiklerinde gazetecilik konusunda neler yapacaklarını 10 madde halinde sıraladı.

Bunları sizlerle paylaşmak istiyorum.

İktidara gelebilecekler mi, geldiklerinde söylediklerini yapabilecekler mi, hep birlikte göreceğiz.

Kılıçdaroğlu’nun gazetecilikle ilgili manifestosu şöyle: 

1- Herhangi bir medya sahibi, medya faaliyeti dışında başka bir ticari faaliyette bulunmamalı, aktif siyasetle uğraşmamalı, temel işi sadece medya olmalı. Çünkü böyle bir yapılanma medya sahibini siyasal baskılar karşısında daha güçlü kılar.

2- Gazetelerin dağıtımı, bütün medya sahiplerinin ortak olduğu bir şirket tarafından yapılmalı. Çünkü bir gazetenin patronajına gazetelerin dağıtımı teslim edildiğinde, dağıtım konusu rakip gazeteler için tehdit olarak kullanılabilir.

3- Medyada sendikalaşma şart olmalı. Zorunlu olmalı. Her gazeteci mutlaka bir sendikanın üyesi olmalı. Çünkü gazeteci patronuna karşı da özgür olmalı. Sendikadan güç alarak, haberinin arkasında durabilmeli.

4- RTÜK'ün yeniden yapılandırılması gerekiyor. RTÜK'ün üye yapısı meslek örgütleriyle, üniversitelerin temsilini sağlayacak doğrultuda değiştirilmeli. Siyasi partilere tanınan kontenjan düşürülmeli. RTÜK cezalandırmayı değil, evrensel yayıncılık ilkeleri çerçevesinde hareket etmeyi amaçlayan yönlendirici bir kurul olmalı.

5- Hiçbir gazeteci gazetecilik faaliyetinden kaynaklı iddialarla tutuklanmamalı. Olası yargılamaların tutuksuz olması kuralı esas olmalı.

6- Basın İlan Kurumu internet medyasını da kapsayacak şekilde yeniden yapılandırılmalı. Meslek örgütlerinin temsil sayısı arttırılmalı. Gazete tirajları ve internet sitelerinin izlenme trafiği bağımsız denetim kuruluşu tarafından denetlenmeli. Basın İlan Kurumu'nun ilan kesme yetkisine son verilmeli. Kamu ilanlarının fiyat tarifesi, objektif kıstaslara bağlanarak siyasal iktidarın keyfi tutumuna bağlanarak bırakılmamalı. Basın İlan Kurumu, yerel medyanın desteklenmesi konusunda pozitif ayrımcılık yapmalı.

7- Evrensel kriterlere uygun şeffaf ve denetlenebilir reyting ölçüm sistemine geçilmeli. Televizyonlarda gösterilen ve zorunlu ilan olarak sunumu yapılan tanıtım filmlerinin ücretsiz yayınlanmasından vazgeçilmeli.

8- Basın kartı meslek örgütlerinin ortak katılımıyla oluşturulacak bir kurul tarafından verilmeli. Devlet bu alandan tümüyle çekilmeli. Kimin gazeteci olup olmadığına devlet değil, gazeteciler karar vermeli.

9- Basın ve ifade özgürlüğüne sınırlama getiren, evrensel kriterler hariç sansür yasaklanmalı.

10- Sosyal medyada, alternatif medyada yayınlanan haberlerin doğruluğuyla ilgili bağımsız denetim kurulu oluşturulmalı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder

# AKP

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

veli - ne basını Türkiye'deki basının doğru haberden çok yalan haberi mevcut.sırf iktidarın yaptığı şehir hastensini karalamak için bacağı sağlam adamın koluna değnek verip bacağını sardırıp haber yapan karaktersiz basın var bu ülkede.kusura bakmayın basın 100% doğruluğundan emin olmadan haber yapamaz,iftira atamaz,ülkemizde malesef basın yalan haber üzerine kurulu bir örgüt haline geldi.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 11 Ocak 13:23
01

kemal kayar - Bu sözler bana , sanki 2. dünya savaşı biter ve federal Almanya kurulursa olacak şeylermiş gibi geldi. Türkiye için hiç hayal gibi

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Ocak 12:12


Anket Dilovası Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?